| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Google
Yazılar arşiv 10.2007 Other entries in 2007-10 resimler , videolar

Francis Bacon'dan hayata dair özlü sözler...

Tarih 13 Ekim 2007, 10:04. Yazan ugurlab.  
Etiket: bilgi, francis bacon, güç, hayat, hazmetmek, kafa, kazanmak, muhafaza etmek, yemek, yerleştirmek, zengin, özlü sözler

"Bizi güçlü yapan yediklerimiz degil, hazmettiklerimizdir.
Bizi zengin yapan kazandiklarimiz degil, muhafaza ettiklerimizdir.
Bizi bilgili yapan okuduklarimiz degil, kafamiza yerlestirdiklerimizdir."

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Mustafa Kemal Atatürk'ün hatırası

Tarih 13 Ekim 2007, 09:34. Yazan ugurlab.  
Etiket: fransa, mustafa kemal atatürk, uçak

YIL 1910..

FRANSIZLAR YENI BULUSLARI OLAN UÇAGI TANITMAK IÇIN TÜM ULUSLARDAN
KATILIMCILARI DAVET EDERLER...
HERKES BÖYLE BIR ICATIN GERÇEKLESMIS OLMASI NEDENIYLE SASKIN VE
MERAKLIDIR...
DÖNEMIN OSMANLI HÜKÜMETINE DE KATILIMCI IÇIN HABER GÖNDERILMIS...
HÜKÜMET ICATLARA OLDUKÇA MERAKLI OLAN ALI RIZA PASA YI GÖNDERELIM O
MERAKLIDIR DEMISLER...VE DERHAL SARAYA ÇAGIRMISLAR...
KENDISINE FRANSIZLARIN BULUSUNDAN BAHSETMISLER VE OSMANLI YI TEMSILEN
GITMESINI ISTEMISLER...
ALI RIZA PASA BU NU BIZ YAPMALIYDIK DEMIS IÇINDEN HAYIFLANARAK...
YALNIZ DEMISLER PASA YA DAVET 2 KISILIK YANINA 1 KISI DAHA AL ONU DA SEN
BELIRLE DEMISLER...
ALI RIZA PASA BIRAZ DÜSÜNMÜS VE BIR DELIKANLI VAR ONU GÖTÜREYIM DEMIS...
NEYSE ALI RIZA PASA VE DELIKANLI PARIS'IN YOLUNU TUTMUSLAR...
PARIS'TE OTEL E YERLESMISLER...VE BULUSUN GÖSTERILECEGI GÜN KALABALIK
MEYDAN VE PIST HERKES MERAKLA
BEKLIYOR..DERKEN PILOT HAZIRLIKLARINI YAPIYOR...ÜSTÜNE MONT GIYIYOR
BIRDE GÖZLÜK TAKIYOR...UÇAK HAVALANIYOR...
PARENDELER TAKLALAR MANEVRALAR MÜTHIS BIR GÖSTERI... PISTE INIYOR...
ALKISLAR ARASINDA INIYOR UÇAKTAN...
HERKES KISKANÇ AMA SASKIN .... BIR YETKILI BIR GÖNÜLLÜ ISTIYOR..PILOTUN
ARKASINDA ONA ESLIK EDEBILECEK CESARETI OLAN..
BIZIM DELIKANLI ATILIYOR.. BEN BEN... TAMAM, DENIYOR VE DELIKANLIYA GÖZLÜK
VE MONT VERILIYOR...
DELIKANLI MONTU GIYIYOR GÖZLÜGÜ TAKIYOR.. KALABALIKTAN SIYRILMAK ÜZERE
IKEN ALI RIZA PASA KOLUNDAN TUTUYOR..
BOSVER SEN BINME BIRAK BASKASI BINSIN DIYOR...NEDEN DIYE SORUYOR DELIKANLI
BIRSEY MI HISSETTINIZ.. YOK, SEN YINE DE
BINME EVLAT DIYOR... DERKEN BASKASI BINIYOR UÇAGA..UÇAK HAVALANIYOR
DELIKANLI ÖFKELI PASA YA ... PARANDELER..MANEVRALAR.. DERKEN
UÇAK ALEV TOPUNA DÖNÜYOR VE PISTE ÇAKILIYOR..2 ÖLÜ...
DELIKANLI PASAYA BAKIYOR HAYRETLER IÇINDE... PASA MAGRUR VE MUTLU BIR
INSANI KURTARDIGI IÇIN...AMA BIR BASKASI ÖLMÜSTÜ....
AMA KURTARDIGI BIR INSAN DEGILDI....
BIR ULUSTU...
ÇÜNKÜ DELIKANLI MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' TÜ....
SUNAY AKIN'DAN 

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

MATEMATİK YALAN SÖYLEMEZ......

Tarih 12 Ekim 2007, 17:28. Yazan ugurlab.  
Etiket: deneyim, matematik, torpil, yalakalık, zeka, çalışmak



A = 1
B = 2
C = 3
Ç = 4
D = 5
E = 6
F = 7
G = 8
Ğ = 9
H = 10
I = 11
İ = 12
J = 13
K = 14
L = 15
M = 16
N = 17
O = 18
Ö = 19
P = 20
R = 21
S = 22
Ş = 23
T = 24
U = 25
Ü = 26
V = 27
Y = 28
Z = 29

------------------------

Z
=29
E
= 6
K
=14
A
= 1

BAŞARI = 50%

------------------------

Ç
= 4
A
= 1
L
=15
I
=11
Ş
=23
M
=26
A
= 1
K
=14

BAŞARI = 85%

-------------------------

D
= 5
E
= 6
N
=17
E
= 6
Y
=28
İ
=12
M
=16

BAŞARI = 90%

-------------------------

Y
=28
A
= 1
L
=15
A
= 1
K
=14
A
= 1
L
=15
I
=11
K
=14

BAŞARI = 100%

------------------------

T
=24
O
=18
R
=21
P
=20
İ
=12
L
=15

BAŞARI = 110%


Matematik yalan söylemez  

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Her HIV pozitif AIDS demek değil

Tarih 12 Ekim 2007, 14:48. Yazan ugurlab.  
Etiket: aids, hıv

HIV pozitif ile AIDS genellikle aynı şeyler olarak biliniyor. Oysa ki HIV pozitif, AIDS anlamına gelmiyor. Çünkü HIV pozitiflik, tedavisi ömür boyu süren kronik bir hastalık olarak kabul ediliyor.

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Bir HIV Pozitif mucizesi

Tarih 12 Ekim 2007, 14:42. Yazan ugurlab.  
Etiket: 5 yıldır, evli, hıv, mucize, pozitif, tedavi, çocuk sahibi olmak

Türkiye onu 12 yıl önce “Ben 5 yıldır HIV pozitifim” açıklamasıyla tanıdı. Önce kızını, sonra eşini kaybetti. Sonra yeniden evlendi ve çocuk yapmayı planlıyor. Aslında bir mucize değil. Tıpkı hipertansiyon gibi, ilaçlarla HIV pozitif yaşamak mümkün.

http://www.ntvmsnbc.com/news/422365.asp

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Finike'de kusma ve ishal vakaları

Tarih 12 Ekim 2007, 14:32. Yazan ugurlab.  
Etiket: ateş, ishal, kusma

Antalya'nın Finike ilçesine 369 kişi; yüksek ateş, mide bulantısı, kusma ve ishal şikayetiyle hastaneye başvurdu. İlçedeki okullar 2 gün tatil edildi 
http://www.tgrthaber.com/news_view.aspx?guid={94B2B6D7-70BF-46A6-AE01-17D14FB63EBE}

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Prostat ve böbrek kanserinde yeni umut

Tarih 12 Ekim 2007, 14:23. Yazan ugurlab.  
Etiket: böbrek, kanser, kriyotyerapi, prostat, yeni umut

Prostat ve böbrek kanseri hastalarına yeni bir umut olacak "kriyoterapi" yöntemi artık Türkiye'de de uygulanacak. Kanser tedavisinde uygulanan ameliyat ve ışın tedavisi yöntemlerine alternatif olan "kriyoterapi" yöntemi, Türkiye'de ilk defa Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı "Üroonkoloji Ünitesi"nde uygulanmaya başlanacak. 
http://www.tgrthaber.com/news_view.aspx?guid={69FEDC04-E099-4840-842F-E03FA803CC60}

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Grip virüsü kağıt parada 120 saat canlı duruyor

Tarih 01 Ekim 2007, 20:30. Yazan ugurlab.  
Etiket: 120 saat, canlı, elleri yıkamak, grip virüsü, kağıt para

İsviçreli uzmanlar kağıt paranın, gribin en büyük taşıyıcısı olduğunu belirledi. Cenevre Üniversitesi’nde yapılan araştırmada kuş gribi de dahil yüzlerce virüsün kağıt paraların üzerinde 120 saat canlı kaldığı ortaya çıktı. Yani el değiştiren paranın yüzlerce insana hastalık bulaştırma riski bulunuyor. Doktorlar sık sık el yıkanmasını öneriyor.

http://groups.yahoo.com/group/nar_eksisi/message/24237

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Viral Hepatit

Tarih 01 Ekim 2007, 17:49. Yazan ugurlab.  
Etiket: bulaş, korunma, tanı, tedavi, viral hepatit

Bütün dünyada oldukça yaygın bir hastalık grubu olan viral hepatitler, halk arasında "sarılık" olarak tanımlanıyor. Ancak sarılık, viral hepatitlerin yalnızca bir bulgusu.

Karaciğer iltihabına yol açıyor
Hastaların çoğu sarılık olmadan bu hastalığı geçiriyor. Viral Hepatit ;virüslerin yol açtığı karaciğer iltihabı.

Virüsler vücuda kan yada ağız yolu ile girerek karaciğere yerleşip çoğalarak karaciğer hücrelerini hasara uğratıyor ve karaciğerin işlevlerini bozuyor.

Bugüne kadar hastalık yapan beş tane hepatit virüsü saptandı. Bunlar A, B, C, D ve E tipi hepatit virüsleri.

Viral Hepatit hastalığının belirtileri arasında aşırı halsizlik, çabuk yorulma, bulantı, kusma, çay rengi idrar, belirsiz eklem ve kas ağrıları, sarılık yeralıyor.

Halk arasında bulaşıcı olarak biliniyor
A ve E tipi viral hepatitler halk arasında "Bulaşışıcı Sarılık" olarak bilinen bir hastalık. Bulaşıcı sarılıkta ani başlayan ,belirgin işaretler veren hastalık tablosu oluşuyor ve kendiliğinden iyileşiyor.

Koşulların kötülüğü tetikliyor
Bulaşıcı sarılığa, koşulları kötü olan toplumlarda sık rastlanıyor. Bulaşıcı sarılığa neden olan A ve E tipi hepatit virüsleri hastaların dışkılarında bulunuyor.

Dışkıların bulaştığı su ve yiyeceklerle yada yakın temas yolu ile geçiyor. Kan yolu temas

sonucu bulaşma yok denecek kadar az.

http://www.ekolay.net/saglik/haber_az.asp?pid=662&HaberID=21262

Bulaşıcı sarılığın en iyi tedavisi istirahat ,dengeli ve yeterli beslenme. Bulaşıcı sarılık, büyük oranda dışkı ve ağız yolu ile bulaşıyor. Bu yol ile bulaşmanın önlenmesi bir alt yapı sorunu.

Kişisel korunmada ise,temizlik kurallarına dikkat etmek gerekiyor. En etkili kişisel korunma, hasta kişilerin sağlıklı kişilerle temasının denetlenmesi. Hastaya ait eşyaların kullanılmaması gerekiyor.

Hasta kişilerin başkalarına kesinlikle yiyecek hazırlamaması gerekiyor. Kullanılan mutfak eşyası ,elbise ,çarşaf gibi eşyaların sabun ve sıcak suyla yıkanması gerekiyor.

'Gizli sarılık'
B,C,D tipi viral hepatitler, halk arasında "Gizli Sarılık" ya da "Kara Sarılık" olarak biliniyor. Gizli sarılık mikrobunu alan kişilerin bir kısmı bu mikrobu vücutlarında taşıyor ve başkalarına bulaştırıyor. Bu kişilere "taşıyıcı" deniliyor.

Taşıyıcı olmak dahi ilerde siroz ve karaciğer kanseri gelişmesi için yeterli oluyor. Üstelik taşıyıcı kişilerin virüsü başka kişilere de bulaştırması toplumun geleceği açısından büyük bir sorun oluşturuyor.

Gizli sarılık mikrobu, kan nakli,ortak enjektör kullanımı yada herhangi bir yolla kan teması, cinsel ilişki ve anneden bebeğe şeklinde yayılıyor.

Gizli sarılıkta ani başlayan hastalıkta en iyi tedavi, istirahat, dengeli ve yeterli beslenme. Günümüzde eski yanlış inançların aksine ,bir çok değişik ilaçlarla sarılığın tedavisi yapılıyor.

Gizli sarılıkta başlıca bulaşma , kan yoluyla olduğundan; kan yolu ile bulaşmaya yönelik önlemler alınmalı.

Bunun için kan bankalarında ,hastane ve Kızılay'da virüs taramaları yapılıyor. Ortak iğne ya da enjektör kullanımından kaçınılmalı. Ayrıca her şüpheli cinsel ilişkide prezervatif kullanılmalı. Ailede sarılık geçiren kimse varsa ya da risk altındaki kişiler hekime başvurarak korunma sağlamalı.

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Antisosyallik okul çağında tespit edilmeli

Tarih 01 Ekim 2007, 17:42. Yazan ugurlab.  
Etiket: antisosyal kişilik, ruhsal sorun, çocuk yaş

Uzmanlar, çocuk yaşlarda belirti veren ve ruhsal bir sorun olan antisosyal kişilik bozukluklarının okul çağında belirlenerek önlem alınması gerektiğini söylüyor.

ADANA-
 Uzmanlar, çocukluk döneminde en yoğun görülen ruhsal sorunun antisosyal kişilik bozukluğu olduğunu, bu sorun zamanında giderilmediğinde ilerleyen yaşlarda bireyin bütün yaşantısını etkilediğini açıklıyor.

 Adana Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Psikiyatrist Dr. Bülent Demirbek, yaptığı açıklamada, sadece biyolojik rahatsızlıklarda değil ruhsal sorunlarda da erken teşhis ve tedavinin hayati önem taşıdığını belirterek  "Çocuk yaşlarda belirti veren antisosyal kişilik bozukluklarının okul çağında belirlenerek önlem alınması gerekir'' ifadesinde bulundu.

Demirbek, anneyle babanın ayrılması, evde uyuşturucu bağımlısı ebeveynin bulunması ve aile içi şiddet gibi çeşitli unsurların antisosyal kişiliğe sahip çocuk yetişmesinde tetikleyici faktör olduğuna dikkati çekerek şunları söyledi: ''Türkçe karşılığı 'serseri' olan antisosyal kişilik bozuklukları okul okul gezilerek tespit edilip, bu durumdakilerin 18 yaşını doldurmadan tedavileri tamamlanmalı. Ancak, bu teşhisi koyduğumuzda hakaret gibi algılanıyor. Oysa, tedavi edilmeyen bu hastalık ilerleyen yaşlarda kişinin karakteri haline geliyor ve tedavisi mümkün olmuyor. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye'de toplumun yüzde 2-3'ünde bu rahatsızlık söz konusu. Bir başka ifadeyle 2 milyon 100 bin civarında antisosyal kişiliğe sahip birey var. Bu, küçümsenmeyecek bir rakam.''

ANTİSOSYAL KİŞİLİĞİN BELİRTİLERİ
Demirbek, bazı araştırmalarda, bu hastalığın altında genetik etkenler bulunsa da çocuğun yetiştirilme tarzının daha büyük rol oynadığını ifade ederek şunları kaydetti: ''Antisosyal kişiliğe sahip çocuklar başkalarının haklarına sürekli olarak saygısızlık ederler; saldırgan, bencil ve başkalarını umursamayan davranışlarda bulunurlar. Genelde erkek çocuklarda görülen bu rahatsızlık ilerleyen yaşlarda bireyi suça yönlendirir. Evinde eşya çalıp satan, hırsızlık yapan, ailesine şiddet uygulayan bu çocuklar uyuşturucu bağımlısı olmaya da yatkındır.''

Demirbek, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) kurulması yerine kişilerin madde bağımlısı olmadan önlem alınmasını sağlayacak merkezlerin kurulması gerektiğini ifade ederek, ''Bu hastalık başlangıçta psikolog desteğiyle çözümlenebilir, ancak ilerleyen dönemde ilaçlı tedaviye bile ihtiyaç duyulur. Ancak, bu kişiler çoğunlukla ilaç kullanımını reddederler ve hasta olduklarını kabul etmezler'' dedi. Demirbek, bu konuda, Milli Eğitim ile işbirliği yapacak gönüllü kuruluşlara ihtiyaç bulunduğunu belirterek ''bu kuruluşlar, her okula bir uzman görevlendirip buradaki antisosyal çocukları belirleyerek tedaviye yönlendirebilir. Oysa günümüzde bu tür çocuklar okuldan uzaklaştırılarak cezalandırılıyor. Bu ise sorunu daha kronik hale getiriyor'' dedi. (AA)
Uzmanlar, çocuk yaşlarda belirti veren ve ruhsal bir sorun olan antisosyal kişilik bozukluklarının okul çağında belirlenerek önlem alınması gerektiğini söylüyor.

ADANA-
 Uzmanlar, çocukluk döneminde en yoğun görülen ruhsal sorunun antisosyal kişilik bozukluğu olduğunu, bu sorun zamanında giderilmediğinde ilerleyen yaşlarda bireyin bütün yaşantısını etkilediğini açıklıyor.

 Adana Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Psikiyatrist Dr. Bülent Demirbek, yaptığı açıklamada, sadece biyolojik rahatsızlıklarda değil ruhsal sorunlarda da erken teşhis ve tedavinin hayati önem taşıdığını belirterek  "Çocuk yaşlarda belirti veren antisosyal kişilik bozukluklarının okul çağında belirlenerek önlem alınması gerekir'' ifadesinde bulundu.

Demirbek, anneyle babanın ayrılması, evde uyuşturucu bağımlısı ebeveynin bulunması ve aile içi şiddet gibi çeşitli unsurların antisosyal kişiliğe sahip çocuk yetişmesinde tetikleyici faktör olduğuna dikkati çekerek şunları söyledi: ''Türkçe karşılığı 'serseri' olan antisosyal kişilik bozuklukları okul okul gezilerek tespit edilip, bu durumdakilerin 18 yaşını doldurmadan tedavileri tamamlanmalı. Ancak, bu teşhisi koyduğumuzda hakaret gibi algılanıyor. Oysa, tedavi edilmeyen bu hastalık ilerleyen yaşlarda kişinin karakteri haline geliyor ve tedavisi mümkün olmuyor. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye'de toplumun yüzde 2-3'ünde bu rahatsızlık söz konusu. Bir başka ifadeyle 2 milyon 100 bin civarında antisosyal kişiliğe sahip birey var. Bu, küçümsenmeyecek bir rakam.''

ANTİSOSYAL KİŞİLİĞİN BELİRTİLERİ
Demirbek, bazı araştırmalarda, bu hastalığın altında genetik etkenler bulunsa da çocuğun yetiştirilme tarzının daha büyük rol oynadığını ifade ederek şunları kaydetti: ''Antisosyal kişiliğe sahip çocuklar başkalarının haklarına sürekli olarak saygısızlık ederler; saldırgan, bencil ve başkalarını umursamayan davranışlarda bulunurlar. Genelde erkek çocuklarda görülen bu rahatsızlık ilerleyen yaşlarda bireyi suça yönlendirir. Evinde eşya çalıp satan, hırsızlık yapan, ailesine şiddet uygulayan bu uyuşturucu bağımlısı olmaya da yatkındır.''

Demirbek, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) kurulması yerine kişilerin madde bağımlısı olmadan önlem alınmasını sağlayacak merkezlerin kurulması gerektiğini ifade ederek, ''Bu hastalık başlangıçta psikolog desteğiyle çözümlenebilir, ancak ilerleyen dönemde ilaçlı tedaviye bile ihtiyaç duyulur. Ancak, bu kişiler çoğunlukla ilaç kullanımını reddederler ve hasta olduklarını kabul etmezler'' dedi. Demirbek, bu konuda, Milli Eğitim ile işbirliği yapacak gönüllü kuruluşlara ihtiyaç bulunduğunu belirterek ''bu kuruluşlar, her okula bir uzman görevlendirip buradaki antisosyal çocukları belirleyerek tedaviye yönlendirebilir. Oysa günümüzde bu tür çocuklar okuldan uzaklaştırılarak cezalandırılıyor. Bu ise sorunu daha kronik hale getiriyor'' dedi. (AA)
http://www.gazeteport.com.tr/SAGLIK/NEWS/GP_081630

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.