Tarih 31 Aralık 2007, 22:44. Yazan ugurlab.
Etiket:
baston, hırsız, ihtiyarlamak, köpek, nikotin, sevdikleri, sigara, sinek, tekerlekli iskemli, tıkanmak, yorulmak, yürümek, öksürmek
Sigara içeni köpek ısırmaz
Çünkü yanında baston taşır
Evine hırsız girmez
Çünkü sabahlara kadar öksürür
Üzerine sinek konmaz
Çünkü buram buram nikotin kokar
Fazla yorulmaz
Çünkü yorulunca tıkanacağını bilir
Yürümek için zorlanmaz
Çünkü tekerlekli iskemlede gezdirilir
İhtiyarlamaz
Çünkü genç yaslarda sevdiklerine kavuşur
Sigara içenlerin ayrıca:
Yüzlerine renk gelir
Çünkü dişleri ve bıyıkları sapsarı olur
Vücutları bir kus gibi hafifler
Çünkü ileri donemdeki dolaşım bozukluğundan ötürü önce parmakları,
sonra da el ve ayakları kesilir
Tarih 31 Aralık 2007, 22:35. Yazan ugurlab.
Etiket:
erkek, kadın, sözler
erkek ve kadın, yazı-tura gibidir; asla yüz yüze gelmezler, ancak hep beraberdirler.
Hemant Joshi
Her durumda evlenin. İyi bir eşiniz olursa mutlu olursunuz. Eşiniz kötü olursa filozof olursunuz..
Socrates
Kadınlar bize her zaman büyük hedefler gösterir, ve onlara ulaşmamızı engeller.
Dumas
Hiç yanıtlayamadığım en büyük soru şu olagelmiştir: "Bir kadın ne ister?"
Sigmund Freud
Karıma bazı sözler etmişimdir, o da bana bazı paragraflarla cevap vermiştir.
Anonim
Bazı kişiler uzun evliliğimizin sırlarını sorarlar;. Biz haftada iki kez restorana gideriz. Biraz mum ışığı, akşam yemeği, hafif müzik ve dans... O salı günleri gider, ben cuma."
Henny Youngman
Terörizm beni hiç endişelendirmez. İki yıldır evliyim.
Sam Kinison
Fon transferi için elektronik bankacılıktan hızlı tek yol vardır ve buna evlilik adı verilir.
James Holt McGavran
Her iki karımla da talihim kötü gitti. Birincisi beni terketti, ikincisi terketmedi.
Patrick Murray
Evliliğinizi iyi götürmek istiyorsanız, 1) hatalı olduğunuzda itiraf edin, 2) haklı olduğunuzda susmayı bilin.
Nash
Karınızın doğum gününü unutmamanızın en iyi yöntemi, bir kez unutmanızdır.
Anonim
Evlenmeden önce ne yaptım, biliyor musunuz? İstediğim her şeyi..
Henny Youngman
Karımla ben 20 yıl çok mutlu yaşadık. Sonra da tanıştık.
Rodney Dangerfield
İyi bir kadın, kendisinin yaptığı her hatasında kocasını affedendir.
Milton Berle
Evlilik, kişinin düşmanıyla yattığı tek savaş şeklidir.
Anonim
Adamın biri evlenecek kadın aradığı ilanını verir. Ertesi gün aynı mesajı ileten yüzlerce mektup alır: "Benimkini alabilirsin".
Anonim
Birinci adam (iftiharla): "Benim karım bir melek!"
İkinci adam: "Çok şanslısın, benimki hala yaşıyor"
Tarih 31 Aralık 2007, 22:27. Yazan ugurlab.
Etiket:
fıkra, pahalı, resim, servet
Avrupa'nın ünlü sanat merkezi kentlerinden birinde çocuğun biri vitrinde çok
hoş bir tablo görür. Tablo belli ki oldukça pahalıdır. Çocuk bu tablonun bir sonraki sene sonraki sene ağabeyinin doğum gününe almayı ister ve
Bir iş bulup kıt kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile o mağazaya gider. Şanslıdır, tablo satılmamıştır. İçeri girer ve tabloyu bir süre izledikten sonra resmi yapan sanatçıyı bulur ve:
"Ağabeyimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum. Tüm param da bu kadar." der.
Ressam bir süre düşündükten sonra tabloyu paketler ve resmi satar. Çocuk paketini alır ve teşekkür ederek çıkar.
Mağazada adamın arkadaşları da vardır ve şaşkın şaşkın sorarlar:
"Sen ne yaptın! O resmin değeri milyon ederdi Neden bu kadar az bir rakama sattın?"
Adam cevap verir:
"Evet, ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü insan bulabilirdim. Ancak tüm servetini bu resme verecek kaç kişi bulabilirdim?"
Tarih 31 Aralık 2007, 20:33. Yazan ugurlab.
Etiket:
anlam, gücümüz, güzelliklerimiz, hayat, işimiz, sevdiklerimiz
Eski zamanların birinde çok bilge ve aynı zamanda çok ama çok zengin bir adam yaşarmış.
Bu adam Çokta mutluymuş, üstelik.Bir gün yolu oradan geçen bir genç,bunun sırrını öğrenmek istemiş. Bilge adamın sarayına giderek ondan bu sırrı istemiş.
Bilge adam, gencin eline bir kaşık tutuşturmuş ve "Şimdi o koca yağ testisinden bu kaşığa silme yağ doldur demiş.Genç söyleneni yapmış ve kaşığı yağ ile doldurmuş.
Bilge adam:
"Şimdi bu kaşıktaki yağın hiç bir zerresini dökmeden,benim sarayımın her tarafını gezerek tekrar buraya dön" demiş.Delikanlı denileni yapmış, yaklaşık bir saat sonra geri dönmüş.Gerçekten de elindeki kaşık halen yağla doluymuş.
Bilge adam gence sormuş:
"Salondaki o asma avizeyi gördün mü, ona paha biçilemiyor, tamamı altın.ve üzerinde de yüzlerce elmas var."
- Hayır demiş genç adam. "Peki,o bahçedeki büyük havuzu gördün mü? etrafında kuğular, çeşmeler ve çiçekler olan."
- Hayır görmedim demiş genç adam."Sarayın bahçesini de mi görmedin? oradaki ağaçlar dünyanın dört bir yanından getirilip, en iyi bahçivanlar tarafından yıllarca büyütülmüş çok nadide ağaçlardır. Her yerden görmeye gelirler o güzelliği."
- Yine hayır demiş genç adam. Ve eklemiş:
"çünkü ben sadece bana verdiğinizbu kaşiktaki yağı dökmedensarayı gezmeye uğraşıyordum. Bu benim görevim ve sorumluluğumdu.Bunu yapmak için de sadece bu kaşığa bakıyordum, her yeri dolaştım amahiçbir yeri görmedim.
Peki, demiş bilge adam.
"Şimdi sarayı tekrar gezmeni istiyorum. Bu kez tüm güzelliklerini gör,doya doyatadını çıkart. Ama yine bu kaşıkla gezeceksin.Ama bu sefer boş ver o kaşığı, sarayı gör." demiş.Genç, tekrar başlamış sarayı gezmeye. O ne muhteşem güzellik,o ağaçlar, çeşit çeşit kuşlar, bahçeler, havuzlar, sarayın odalarıgörkemli,mutfak harikulade,derken yaklaşık 2 saat sonra, gördüğü güzelliklerehayranlığıyüzünden de okunarak geri dönmüş.
"Harika, muhteşem! diye bağırmış. Ömrümde bu kadar güzelliği birarada görmedim.
" Bilge adam gülümsemiş. "Şimdi elindeki kaşığa bir bakar misin?"demiş.
Genç adam bunca güzelliğin arasında unuttuğu o kaşığı tekrar hatırlamış ve kaşığa bakmış.
" Bir de ne görsün..??? kaşığın içi bomboşmuş. Bütün yağ dökülmüş.
"İşte, genç dostum" demiş bilge adam,
"Hayatin anlamı, elindeki o yağın bir zerresini bile düşürmeden, tüm güzellikleri de görebilmektir..."
ne sorumluluklarımız, evimiz, işimiz gücümüz derken,hayatın güzelliklerini kaçıracağız, sevdiklerimizi ihmal edeceğiz, ne de güzel bir hayatimiz olsun diye sorumluluklarımızı ihmal edeceğiz......
Tarih 28 Aralık 2007, 00:00. Yazan ugurlab.
Etiket:
bilgi, emek, gübre, kader, yalan, yetenek, zeka, şans
Aşağıdaki yazıt bir Kızılderili kitabesinden alınmıştır.
- Yalan tohumdur. Bire kırk verir. Verdiği kırkın her biri bir
tohumdur ki bire kırk verir.
- Bilgi de tohumdur. Bire yüz verir. Verdiği yüzün her biri bir
tohumdur ki; sana bilgelik, torunlarına da ilham verir.
- Zeka sudur. Tohumları yeşertir. Yalanı da bilgiyi de.
- Yetenek topraktır. Ne ekersen onu biçersin. Ekmezsen üzerinde
ayrık otları biter.
- Emek güneştir. Tohuma da suya da toprağa da hayat verir.
- Kader çadırındaki kilim gibidir. İpliğini Ulu Manitu verir sen
dokursun. Deseni sendendir, renkleri Tanrı'dan.
- Şans doğal gübredir. Boktan bir şeydir yani. Ne zaman nereye
düşeceği belli olmaz. Kilimine düşerse kirletir. Desenini
değiştirir. Her şeyi bombok eder. Oysa toprağına düşerse besler.
- Bu kitabe okuyana ilham, yazana derman, dağıtana şans getirir.
- Her kim ki okuyup mail box'ından siler (Manitu aşkına mail box da
nedir ?) türlü lanet kapısından eksik olmaz.
Bu kitabeyi 15 kişiye yolla. Dileğin üç vakte kadar gerçek
olacaktır. Silersen başına gelecekleri sen düşün artık.
Örnekleri aşağıda yazılı.
Şans: Bizim komşunun evde kalmış kızı Zehra kitabeyi 15 kişiye
yolladı; 3 ay sonra doktor Vahit'le evlendi.
Lanet: Dahiliye uzmanı Vahit bey kitabeyi sildi; 3 ay sonra bizim
komşunun evde kalmış kızı Zehra'yla evlendi.
Şans: Çifçi Hüseyin bey yazıyı 15 kişiye yolladı ; 3 gün sonra 4
dönümlük bağına çok yağlı bir müşteri çıktı. En çok 20 milyar edecek
bağı 100 milyara Vahit beye sattı. Bağı teslim etmeden önce arazinin
altından 5 küp altın buldu.
Lanet: Ev yaptırmak üzere varını yoğunu harcayıp 4 dönümlük arazi
satın alan dahiliye uzmanı Vahit bey yazıyı sildi 3 gün sonra aldığı
bağ, altından tarihi eser çıktığı için sit alanı ilan edilerek
müzeler idaresince 20 milyar bedelle istimlak edildi.
Yazarın notu: Yukarıdaki kitabe var ya? Ben uydurdum. Onun için sağa
sola yollamayın. Ötekileri de başkaları uydurdu. Hatta gerçekten
varsa da öyle kitabeler onları da ilk yazan uydurdu. Böyle
uyduruktan şeylerin şans veya lanet getirdiğine inanmıyorsunuz değil
mi? İnananlar olduğunu biliyorsunuz değil mi? Siz de inanır gibi
oldunuz değil mi? Hatta sağa sola gönderip hemen ardından sayısal
loto oynadınız değil mi? Çıkmadı değil mi?
Sevgili dostlar. Şansınız bol olsun. Kirletirse kaderinizi,
zekanızla yıkayın . Gübreli pis suyunu yeteneğinize dökün.
Emeğinizle ısıtıp aydınlatın. Yalanları değil bilginizi yeşertin.
Doktorla da evlenirsiniz, altın değerinde bilgeliğiniz de olur.
Kıymet bilen için bunlar 100 milyardan daha çok eder. Yan gelip
yatan ve her şeyi şans gübresine bağlayanlaradır sözüm.
"Toprağa düşmemiş , tohumu bulmamış , suya girmemiş ve güneşi
görmemiş gübreye sadece .... denir"
(Alıntı)
Tarih 27 Aralık 2007, 23:22. Yazan ugurlab.
Etiket:
aşk, baba, bazı, erkek, gençlik, göz, günah, ihanet, kadın, sevda, yol, yürek, çocuk, şarkı
Tarih 27 Aralık 2007, 23:07. Yazan ugurlab.
Etiket:
araba, ev, iş, sağlık, yazlık
evin varsa bir sıfır koymalısın varlıklar hanene,
İşin varsa bir sıfır daha koymalısın,
İş seninse üç sıfır daha koymalısın,
İşin iyi gidiyorsa üç sıfır daha,
Araban varsa bir sıfır,
Yazlığın varsa bir sıfır daha,
Daha sıralanabilir sıfırlar hanesi...
Ancak, Sağlığın varsa bir koyarsın başına, bütün
sıfırlar anlamlı bir değere ulaşır.Yoksa
sonuç sıfırdır, hiç uğraşmayasın boş yere..."
VEHBİ KOÇ
Tarih 26 Aralık 2007, 19:36. Yazan ugurlab.
Etiket:
bitki, canlılar, düşünen, düşünmeyen, hayvan, insan, çocuk
- Gel oğlum kalk bakalım tahtaya, sana bir sorum var.
- Buyurun, sorun tabii öğretmenim,
- Canlılar kaça ayrılır?
- Dörde ayrılır öğretmenim...
- Bana yanlış gibi geldi ama, say bakalım...
- Bitkiler, Hayvanlar, İnsanlar, Çocuklar...
- Çocuklarda insan değil mi oğlum? -
Haklısınız, o zaman canlılar üçe ayrılır öğretmenim...
- Peki, şimdi yeniden say bakalım....
- Bitkiler, Hayvanlar ve Çocuklar...
- Oğlum peki, insanlara ne oldu?
- Düşünebilenleri hep çocuk kaldılar, düşünemeyenleri de zamanla hayvanlaştılar öğretmenim.