Tarih 23 Temmuz 2008, 04:19. Yazan ugurlab.
Etiket:
eyyûbî, salâhaddîn
Bir devrin tarihi hakkindaki bilgilerimizle o devrin kultur hayati arasinda dogru bir oranti oldugunu soylersek hata etmis olmayiz. Salahaddin devri, bu bakimdan gercekten sansli devirlerden biridir. O devirde yazilan eserlerden bir cogunun kaybolmasina veya devrimize eksik gelmesine ragmen belki de tarihte ilk defa hadiseler bu kadar kesin cizgileri ile sonraki nesillere aktarilmistir.
Tarihde hakli bir sohret kazanmis olan Salâhaddîn Eyyûbî, 1137'de Guneydogu Anadolu bolgesinde, o zamanki Tekrik Sehrinde dogmustur. Asil adi Ebû'l Muzaffer, Melik-ûn Nasir Sultan Yusuf Salahaddin Ibn Eyyûb'dur.
Salahaddin Eyyubi, sahsî faziletleri, siyasî ve askeri meziyetlerinin yaninda akla durgunluk verecek nice ustun sifatlari kendisinde toplayan ornek bir insandir. Subhesiz onu devlestiren hususlarin basinda da onun ciddi bir muhasebe suuruna sahip olmasi gelir.
Bu ve benzeri meziyetleriyle o, dogu aleminde Buyuk Sultan, Bati nazarinda ise gercek bir kahraman olarak kabul edilmistir. Batililar onun mertligine ve durustlugune karsi hayranliklarini gizleyememislerdir. Champdoru eserinin âdini "Seladin le plus pourheros del'Islam" seklinde koymaya sevk eden bu mert ruhudur.
Selahaddin'in harb ve siyaset tarihine baktigimizda dunya erkan-i harblerini hayrette birakacak bir ustunluk goze carpar. Dunya capindaki sohretini Belbis kalesini fethederek cevresine hissettirmis; Kudus'u haclilarin elinden alarak da bu hakli sohrette doruga ulasmistir. Kudus Krali ile karsilasmasinda iki ordu arasindaki muvazenesizligi goren Salahaddin'in askerleri geri donmek isterler. Iclerinden yalnizca Salahaddin "Mademki olumden korkuyoruz, nicin evlerimizde oturup coluk cocugumuzla zevk ve safa icinde yasamiyoruz? Sultandan ulufe aldik, askerlige girdik. Bizim vazifemiz dusmanin azligini ve coklugunu mukayese etmek degil, onun karsisina cikmaktir" diyerek ileri atilmistir. Salahaddin'in bu davranisi askerin ruh haletini degistirmis ve onceki dusuncelerinden oturu onlari mahcubiyet icinde birakmistir. Bu durumda saha kalkan asker kendinden bes misli fazla olan dusmani bozguna ugratmis ve yeni hamle, yeni zaferlere inancini pekistirmistir.
Salahaddin Eyyubî, siyasî tarihe, hacli mukavemetini ilk kiran kumandan olarak imzasini atarken, dunya tarihinde cok buyuk ve saglam degismelerin meydana gelmesine de sebep olmustur. Boyle buyuk isi gerceklestirirken bile hasimlarinda hic bir zaman gorulmeyen "adalet ve merhamet" ten hic ayrilmamistir. Bunun icindir ki O'nun buyuk ismi hâlâ dunyanin her tarafinda, insanliga ovunme vesilesi olan belli sayidaki buyugun sanli isimleriyle beraber hurmet ve hayranlikla anilir. Kudus ve havalisini fethettigi zaman Frenklere karsi davranisi, basta Erakles olmak uzere Avrupali tarihciler tarafindan da alkislarla karsilanacak kadar, derin ve hayranlik uyaracak mahiyettedir.
Basari zincirleri uzayinca, Salâhaddîn, kendini (hic istemedigi halde) devletin basinda bulmustu (1165). Bu durumda daha once de tam anlamiyla yaptigi gibi, gene kendini vazifelerinin esiri bilmis ve bu inancin kuvvetiyle, her turlu beseri arzulardan yuz cevirerek kendini milletine adamis ve bu ugurda yapilmasi gereken her seyi yapmistir.
Salahaddin hayatinda prensibi olarak benimsedigi sade yasamayi sonuna kadar devam ettirmis ve her seyin sahibi olan Zat'a, vaktinin buyuk cogunu ayirarak en buyuk bir erkan-i harb olmayi en buyuk sofilikle cemetmistir.
Iste bizim burada temas etmek istedigimiz nokta da Salahaddin'in bu yonudur. Yani siyasi ve askeri hayatinin otesinde onun bilinmeyen baska cepheleri...
Salahaddin Eyyubi'yi basariya ulastiran, hatta dusmanlarina dahi sevdiren hasletlerinin basinda musamahakarligi, comerligi, merhameti ve insanî duygulari gelmektedir. Comertligi ve anlayisliligi sayesinde etraftakileri kendine baglamis, insanî duygulari, haksiz kan dokmesine ve zulum etmesine mani olmustur. Mesela, zabita memurlarinin o zamana kadar bir zulum zindani olarak kullandiklari hapishaneyi islah ve ilim yuvasi haline getirerek, ulkeleri feth etmenin zulum ve dusmanlikla degil, ilim ve irfanla olacagini gostermistir.
Tarihlerin ittifakiyle, gittigi her yere adaleti goturen Salahaddin Eyyubî, adil idaresine boyun egenleri her yonden memnun etmistir. Mesela, kendisinden sikayet eden bir kisi ile beraber hakimin karsisina cikacak kadar adaletperver oldugunu gostermis ve dosdu-dusmani hayran birakmisdir. Bir gun adamlarindan biri, bir deveci hakkinda haksiz iddiada bulunmustu. Bunun uzerine Sultan ".. mahkemeye sikayet kapisi herkese acik.. Ben inzibati temin etmekle mukellefim. Mahkeme senin hakkinda gerekli karari verir..." diyerek adaletin nasil tatbik edildigini tum vicdanli gonullere gostermistir. Bundan oturu yerli hiristiyanlar ve museviler onun idaresini, dindaslari Frenklerin idaresine tercih etmislerdir. Kendisi ile harp halinde olan gayri muslimler, O'nun ahdine vefasi, misafirperverligi, kadinlara ve cocuklara davranislari karsisinda takdirlerini gizleyememislerdir.
Ilim ve kultur hayati bakimindan da fevkalade bir istidat ve istege sahip olan Salahaddin Eyyubî, mutevazi-durust ve mucadeleci sahsiyetini ilim ve irfanla mezcetmesini bilmis nadir sahsiyetlerdendir. . Edebiyat, dil, sosyoloji, fen ilimleri ve din sahalarinda buyuk sahsiyetler yetismistir. Basta Salahaddin, alimlerle sohbeti her seye tercih ediyordu. Aliskanlik haline getirdigi kitap inceleme ve edebi sohbetlerin lezzetinden bir turlu ayrilmak istemiyordu.
Bu devirdeki ilmî faaliyetlere goz attigimizda, tarih ilminin oldukca inkisaf etmis oldugunu goruruz. Bu sayededir ki, o zamana ait cok genis bir bilgi hazinesine sahibiz. Yazilan tarihler icinde siyasi ve askeri hadiselerden baska, idareden, mali teskilattan, kultur hayatindan, siyaset ve harp sanatlarindan bahseden eserler de yazilmistir.
Her turlu bencillikten ve gururdan uzak olusu, yakinlarina ve teb'asina karsi cok anlayisli, musamahakar ve comert davranisi sayesinde etrafindakilerden ve halktan daima sevgi ve hurmet goruyordu.
Fatimi sultanlarinin 130 senede biriktirdigi onca hazineleri eline gecince, kendine bir kurus dahi almayarak asker ve halka dagitmis ve herkesin gonlunu fethetmisti.
Bu mevzuda bir diger hadise de Sam'i zabtetme esnasinda olmustur. Salahaddin, Sam'i aldiktan sonra ic kalede bulduklari hazinelerin hepsini kendi mahiyetinde olanlara mukafat olarak dagitti ve gene kendisine bir dirhem dahi almadi. Imadeddin onun comertligi hakkinda soyle diyor! "Bindigi ati ya birine hibe edilmis veya hibe edilmek icin vaad edilmis olurdu. Harbe gittigi zaman kendi atini askere vererek baskalarindan at isterdi. Herkes onun atina biner, iyiligini beklerdi."
Vefat ettigi zaman geride biraktigi mal varligi sadece 1 Misir dinari, 36 veya 37 Nasiri dirhemiydi. Ordulari dize getirip ulkeler fetheden Selahaddin Eyyubî vefat ettigi zaman geride bir ev bile birakmayacak kadar halkinin icinde ve Hak hosnutlugunun pesinde bulunuyordu.
Onun sahsiyeti hakkinda Abdullatif el Bagdadi'nin Kuduste onu ziyareti munasebetiyle kaydettigi su satirlar dikkate degerdir:
"Huzuruna vardigimizda gozleri heybet, kalpleri muhabbetle dolduran... bir hukumdar gordum. Arkadaslari ona benzemeye calisiyorlar, birbirleriyle iyilikte yaris yapiyorlardi. Yanina vardigim gece meclisini alimlerle dolu buldum. Bu alimler cesitli ilim dallarinda konusuyorlardi. .. Insanlar onda, Peygamberlerde gorulen meziyetlere benzer seyler goruyorlardi. Ondan baska bir hukumdarin olumune insanlarin cok uzuldugunu gormedim. Iyi-kotu, muslim-gayri muslim herkes tarafindan sevilirdi."
Salahaddin Eyyubî, gunumuzde oldugu gibi, gelecek asirlarin tarihcileri tarafindan da ehemmiyetle uzerinde durulacak ve insanligin hayalinde ornek bir sultan olarak yasayacaktir.
Neslimizin de boyle kalp ve kafa olgunluguna erip, butun insanligin kalbinde bir "yad-i cemil" olarak kalmasi dilegiyle...
Alıntı
Tarih 23 Temmuz 2008, 04:17. Yazan ugurlab.
Etiket:
böcek, ipek, ipek böceği
Alıntı
|
Turkiye’nin de icinde bulundugu 30 kadar ulkede ipek bocegi yetistirilmektedir. Ipek lifleri saglamlik, esneklik parlaklik ve guzelligi bakimindan diger butun liflerden ustundur. Ihtiyac miktari yetistirilme miktarinin yaklasik iki kati kadardir. Turk ipek lifleri kalite bakimindan dunyada en on siralarda gelmektedir. Bocek yumurtalari oval sekilde 1 mm . capindadir. Bunlar kisin 2- 4 C de % 85 rutubet altinda hususi dolaplarda saklanir. Nisan, Mayis aylarinda hususi odalari itina ile temizlenir. Yumurtalar hususi yayvan kutularda sicakligi yavas yavas arttirilir. Ve 19. gunu kurt cikar. Cikan kurt 0,3 cm uzunlugunda ve 0,00056 gr. agirligindadir. Bunlar 20 - 25 C de korpe dut yapragi kiyilarak, beslenir. 30 - 35 gunde kemâle erer ve kozayi ormeye baslarlar, o sirada uzunlugu 7-8 cm’ye agirligi da 4-5 gr‘a varir. Ipek bocegi silindir seklinde olup 12 halkadan sekillenmistir. Krizalit (bocek) bas, govde ve karindan meydana gelmistir. Bas kismi ikisi yan biri alin olmak uzere 3 kafatasi olan sivri bir parcadir. Alnin alt kisminda alt ve ust dudak bulunur. Ust dudagindaki cengeller yapragi tutmaya yarar. Ayni dudakta bulunan duyma uzvuyla yapragin kokusunu alir. Basin yan taraflarinda altisardan 12 tane birlesik goz vardir, ancak bunlar gormezler. Bocegin 12 halkasindan ucu gogsu teskil eder. 2. ve 3. halkalarda kelebek olunca cikacak olan kanatlarinin yeri vardir. Ayrica her halkada da ikiser ayak bulunur. Bunlar yapragi agzina goturmesine yarar. Bocegin karin kisminda ise sindirim sistemi (1., 2. ve 3. mideleri, tukruk bezleri, malpiki borulari) kan ve kalp dolasimlari, solunum, sinir sistemleri, ipek bezleri, ve yalanci ayaklari bulunur. Krizalite kare seklinde kiyilmis dut yapraklari verilir, daha sonra yapraklarla birlikte kervetlere asilir. Havadar bir yerde bulunmasi icap eden beslenme odasinda 4 uyku ve 5 yas devresi gecirir. UYKU HADISESI Krizalitin vucudunu orten kitin tabakasi (derisi) esnektir. Ancak bocek dut yapragini yedikce derisinin esnekliginden daha fazla genisler. Derisi bocegin buyumesine mani olur. Iste bu derinin vakit vakit degisip yerine yenisinin cikmasi uykuyu teskil eder. Uykuya giren bocek once yeme isini birakir, cikardigi ipek ile yalanci ayaklariyla yere tutunur, basini ve gogsunu yukari kaldirir kimildanmadan durur. Uykuya girdiginin 610. saatlerinde bocegin tam alninda bir ucgen belirir. Bu ucgen uyku muddetince buyur, uykunun bitmesine yakin burasi catlar, buradaki eski deri geri cekilir ve bocek yarilan bu kisimdan eski deriyi birakarak cikar. 5 -6 saat sonra yeni deri meydana gelir. Boceklerin yeni agiz parcalari hemen sertlesmediginden dut yapraklari ancak 6 saat sonra verilir. Bocekler gecirdikleri boyle 4 uykudan sonra 5. yaslarinda istahtan kesilirler, bedenlerinin rengi degisir. Basini yukari kaldirarak bir sey ariyormus gibi sallar. Artik askiya cikma zamani gelmistir. Uygun yeri bulduktan sonra soz bizim bocegimizindir. Alt dudaginda bulunan ipek hortumundan hususi guddelerle meydana gelen siviyi akitinca disarida sertlesir. Basini 8 seklinde sallayarak kozayi 3 gunde orer. Ipek elde edecek isek 6-8 gun sonra kozalar toplanir, eger damizlik koza ise 18-20 gun sonra bocegimiz kelebek halinde kozayi delerek cikar. Kelebeklerin omru cok kisadir. Erkek kelebek disiyi doller ve hemen olur. Disi kelebek 3-4 saat sonra yumurtlamaya baslar. Yumurtlama isi bitince o da olur. Ipek elde edilecek kozalar sicak havayla veya buharla oldurulurler. Ancak faydali bu hayvancagizin vazifesi bitmemistir. Proteince zengin oldugu icin yem endustrisinde de kullanilir. Alıntı |
Tarih 23 Temmuz 2008, 04:07. Yazan ugurlab.
Etiket:
arı, kaşınma, kesme, sinek, zehir, şeker
Kesme şekeri hafif ıslatın sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehir'i alır ve kaşınmayı şişmeyi önler. |
|
|
|
|
Kesme şekeri hafif ıslatın sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehir'i alır ve kaşınmayı şişmeyi önler.
Tarih 22 Temmuz 2008, 09:05. Yazan ugurlab.
Etiket:
akıl, anne, arkadaş, aşk, barış, başarı, cesaretsizlik, dürüstlük, düşler, enler, fırsat, geri dönmek, gitmek, gurur, güven, hayat, hayır, idare, intikam, istemek, kural, nefret, sevgi, sevilmek, sözcük, umut, unutulmak, yalnızlık, zaman, zenginlik, çılgın, öfke, ölüm, üç
İdare edilecek 3 şey : Dilimiz, huyumuz, haraketlerimiz.
Sevilecek 3 şey : Cesaret, nezaket, yardım.
Nefret edilecek 3 şey : Kin, kibir, nankörlük.
İstenen 3 şey : Sağlık, dostluk, huzur.
Uğrunda savaşılacak 3 şey : Şerefimiz, evimiz, memleketimiz.
Düşünülecek 3 şey : Hayat, ölüm, sonsuzluk.
Hayatta 3 Şey
Hayatta bir kez gittiğinde asla geri dönmeyen 3 şey : Zaman,Sözcükler ve fırsattır.
Hayatta hiç bir zaman kaybedilmemesi gereken 3 şey : Barış, umut ve dürüstlüktür.
Hayatta en değerli 3 şey : Sevgi, kendine güven ve arkadaşlardır.
Hayatta hiç emin olunamayacak 3 şey : Düşler, başarı ve zenginliktir.
Hayatta insanı geliştiren 3 şey : Çok çalışma, samimiyet ve başarıdır.
Hayatta insanı mahveden 3 şey : Cesaretsizlik, gurur ve öfkedir.
Hayatımızdaki "En" ler...
En Hürmete Layık Kişi : Anne
En Kötü Şey : Yalnızlık
En Feci Şey : Ölüm
En Güzel Şey : Aşk
En Zalim Şey : İntikam
En Soğuk Kelime : Hayır
En Sıcak Şey : Arkadaşlık
En Acı Şey : Unutulmak
İrlanda Kralı Comac'ın Öğütleri
Ne çok fazla akıllı ol, ne de çok fazla çılgın.
Ne kendini çok fazla beğen, ne de çok fazla çekingen ol.
Ne çok fazla onurlu ol, ne de çok fazla mütevazi.
Ne çok fazla konuş, ne de çok fazla suskun.
Ne çok fazla sert ol, ne de çok fazla yumuşak.
Eğer çok fazla akıllı olursan, insanlar senden çok fazla şey bekler.
Eğer çok fazla çılgın olursan, herzaman aldatılırsın.
Eğer çok fazla konuşursan, kimse sana aldırmaz.
Eğer çok fazla susarsan kimse seni saymaz.
Eğer çok sert olursan, kırılırsın.
Eğer çok yumuşak olursan ezilirsin.
(ALINTI)
Tarih 22 Temmuz 2008, 08:56. Yazan ugurlab.
Etiket:
bitki, hastalıklar, karaciğer, tedavi
Karaciğer: Karın boşluğunun sağ üst kısmında yer alan karaciğer, kan dolaşımı içinde mükemmel
bir filtre görevini üstlenmiştir. Suda çözülebilen, vücut artığı basit maddeler böbrekte temizlenirken,
ilaçlar ve hormonlar gibi karmaşık yapılı atıkları karaciğer temizler.
Savunma sistemini lojistik yönden destekler: Karaciğer sadece beslenme ve metabolizma atıkları için bir filtre olarak kalmamakta, ayrıca bağışıklık maddeleri olan globulinleri ve damar tamir grupları olan enzimleri de üretmektedir.
Bakterileri temizler: Karaciğerde bulunan kupffer hücreleri, buradan geçen özelliklede bağırsaklardan gelen kanda bulunan önemli miktardaki bakterileri yutarlar. Kupffer hücreleri kandaki parçacıkların ya da öteki yan ürünlerin artması durumunda, bunları kandan filtre edebilmek için kendi sayılarını da arttırırlar.
Vücudun enerji kaynaklarını üretir: Karaciğerin özelliklerinden biri de vücudun en önemli enerji kaynağı olan glukozu üretmesidir. Normal beslenme sırasında alınan glukoz, glikojene çevrilerek karaciğerde depolanır. Karaciğer kandaki glukoz oranını devamlı kontrol eder.Yemek aralarında besin alınmadığı ve kandaki glukoz miktarı düşmeye başladığı zaman, karaciğer depoladığı glikojeni tekrar glukoza çevirerek kana verir. Böylece kandaki glukoz düzeyinin fazlaca düşmesi engellenmiş olur.Karaciğer ayıracağı asitleri ve amino asitlerden de glukoz üretebildiği gibi, enerji üretiminde kullanılması mümkün olmayan diğer karbonhidratları da glukoza çevirebilir.
Kanı depolar: Karaciğer, genişleyebilen veya küçülebilen bir yapıya sahiptir. Bu özelliği sayesinde kan damarlarındaki kanı depolayabilir veya salabilir. Karaciğer sağlıklı bir vücutta, toplam kanın %10'unu, yani 450 mi kanı bünyesinde tutar. Bazı durumlarda, örneğin kalp yetmezliği sözkonusu olduğunda vücutta dolaşan kan miktarı, kalbin çalışma temposuna fazla gelecektir. Bu durumda karaciğer kan tutma hacmini iki kat daha arttırarak, 1litre kanı fazladan depolar. Böylece kalbin, kaldırabileceği bir tempoda çalışmasına fırsat hazırlar. Vücutta kan ihtiyacı arttığında ise (örneğin ağır egzersizler sırasında) karaciğer, bünyesinde depoladığı kanı dolaşıma vererek kan ihtiyacını giderir.
Ekonomik çalışır: Kaslarda glukoz harcanması sırasında, metabolizma artığı olan laktik asit açığa çıkar. Laktik asit kasta kaldığı sürece acı verir ve çalışmasını engeller. Karaciğer bu asidi kas lardan toplar ve yeniden glukoza döndürebilir.
Ölü alyuvarların yenilerini üretir: Karaciğer ve dalak, ölen alyuvarların yerine yenilerinin üretildiği, proteinin büyük bir kısmının parçalandığı ve amino asitler olarak tekrardan farklı amaçlar için kullanıldığı yerdir. Karaciğer ayrıca, vücutta önemli işlevleri olan demirin de depolandığı organdır. Bu haliyle vücudun en gelişmiş deposudur.Tüm mineralleri, proteinleri, az miktarda yağı ve vitaminleri karaciğere depolar. İhtiyaç duyulduğunda, depoladığı maddeyi en kısa yoldan gerekli böl- geye verir. Vücudun yeterli enerjiye sahip olup olmadığını hassas bir biçimde denetler, bunun için özel bir haberleşme sistemi geliştirmiştir. Vücuttaki tüm organlar karaciğer ile bağlantılıdır.
Kendi kendini onarabilir: Karaciğerin kendi kendisim tamir etme yeteneği de vardır. Bir kısmı tahrip olsa kalan diğer hücreler hemen çoğalarak eksik kısmı tamamlar. Hatta organın üçte ikisi alınsa bile,kalan kısım karaciğeri bir bütün olarak yeniden meydana getirebilir. Organ kendi kendisini onarırken, ölen ve zedelenen hücrelerini ortamdan uzaklaştırır ve yerine yenilerini koyar. Bir karaciğer hücresi, yaklaşık 500'den fazla işlemi yapabilecek yetenektedir. Bu işlemleri, birbiri arkasından değil çoğu kez aynı zamanda başarmaktadır.
Mideden gıda özlerini alıp kana çevirir: Gıda maddelerini mideden karaciğere götüren damarlar vardır. Bu damarlara giden gıda maddelerinin özünü karaciğer alıp kan haline gelene kadar tarar, pişirir. Bu kan organlara gönderir. Bizim ısrarla karaciğer hastalıklarının MİDE'den kaynaklandığını belirtmemiz bunun içindir. Eğer hararet verici gıdaları (tuzlular, acılar, domates, karabiber) yersek, çok geçmeden kaşınma, sivilce oluşumunu gözleriz. Bu gıdaların özü mideden karaciğere geçer. Karaciğer ısıtıcı gıdalardan hoşlanmaz. Karaciğer soğutucu gıdalardan oluşur.
Karaciğerin gıdalarla korunması ve tedavisi
Karaciğerin, mide-bağırsakla irtibatı ve bu irtibata bağlı rahatsızlıkları vardır. Karaciğer tek başına olup mide ile irtibatı olmasa, kendi hastalığını tamir edebilecek nitelikte,
karaciğeri zayıf veya hassas olanların MUTLAKA PERHİZ YAPMASI gerekir.
Karaciğere faydalı gıdaları yemeleri gerekir.
Karaciğere faydalı gıdalar
Karaciğer soğuk ve soğutucu gıdaları sever. Bal, soğuk bal şerbeti, kuru ve yaş üzüm, elma, ayva, armut, kekik, zemzemsuyu, rezene, pancar, şahtere, kereviz yaprağı, marul, hindiba, devesütü, misvak, yoğurt, salatalık, limon (kabuğuyla beraber), greyfurt, turunç, çörek otu, papatya, ayrık kökü, incir, helile, zeytinyağı, enginar, deve dikeni (diken çeşitleri), kabak, havuç, kabak çekirdeği, kabak tatlısı, oğul otu, karabaş otu, civan perçemi.
Karaciğere zarar veren (perhiz) yapılacak gıdalar
Karaciğerin en iyi ilacı perhizdir. Sucuk, turşu, acılı gıdalar yiyince vücudumuzda kaşınmalar oluşur, çoğu bunun mikrobik olduğunu, elbiseden, deterjandan kaynaklandığını zanneder. Halbuki bu karaciğerden yenen gıdalardan kaynaklanır. Kısaca safra salgısını bozacak, karaciğeri rahatsız edecek ısıtıcı gıdalardan uzak durulur. Yine fazla yağlı, fazla proteinli gıdalardan uzak durulur.
Egzama, sivilce ve sedefinizi artıracak gıdayı, kendi kendinizi kontrol ederek siz de tesbit edebilirsiniz.
Şu gıdaları kesinlikle iyi olana kadar yemeyiniz.
Suyu yavaş yavaş oturarak 3 yudumda içiniz.
Yumurta
Domates salçası
Turşu
Tuzlular
Fazla tereyağı
Yağlı kırmızı et
Fazla proteinli gıdalar
Çikolata
Sigara
Alkol
Kakao
Bayat ve fazla çay
Karaciğer rahatsızlıkları
Karaciğer hastalıklarında, stres, mide, bağırsak ve karaciğer gelir. Karaciğer rahatsızlıklarını tedavi ederken 4 ayak 4 masa gibi düşünüp 4'üne yönelik tedavi uygulamazsak, kayda değer bir netice elde edemeyiz. Karaciğeri rahatsız yaşlı ve güngörmüş bir kardeşimiz asıl problemin beynindeki otonom sinir sisteminden kaynaklandığını doktorların ifadesiyle; karaciğere komut veren sinirlerin gerili kaldığını bunun için karaciğerinin zayıf olduğunu söyledi. Karabaş otu, oğul otu karışımım (stresçayı) ıhlamur gibi kaynatıp içtiklerinde çok fayda gördüğünü söylediler.
Tedavide en önemli unsur teşhistir. İyi bir muayenedir, iyi teşhis konulmazsa, sonuç almak zordur.
Karaciğer hastalıklarının isimlerini açıklayıp bitkilerle tedavisini açıklayacağız.
KAŞINTI - EGZAMA
Bazen alerjik ve mikrobik olabilir. Genellikle karaciğerden kaynaklanır. Karaciğer istemediği maddeleri vistül (yolla) zayıf bulduğu el, ayak v.s yerlerde kaşınma, sulanma, sivilcelenme şeklinde dışarı atar.
SEDEF
Egzamadan tek farkı sadece karaciğerden kaynaklanmamasıdır. Cildin bazen tamamını kaplayabilir. Kaşındırır da kaşındırır. Yaranın üzerinde sedef gibi parlayan beyaz bir tabaka oluşur.
SİVİLCE
Bu da diğer karaciğer hastalıkları gibi karaciğerden kaynaklanır. Çok nadiren mikrobik olup kremle tedavisi mümkün olabilir. Sirke, çören suyu, limon, pelin otu suyu gibi pansumanlarla karaciğerden kaynaklanmayanının tedavisi mümkün olabilir. Ergenlik sivilcelerine de aynı pansuman uygulanır. Bazısında netice alınır. Bazısınının perhiz yapması lazımdır. Karaciğerden kaynaklanırsa yediğimiz hararet verici gıdaların ürünüdür.
Sivilce, Egzama ve Sivilcelerin Bitkilerle Tedavisi
1) Perhize dikkat edilir: Perhizsiz karaciğer hastalıklarının iyileşmesi çok zordur. Perhiz edilecek gıdaları başta zikrettik. Tedavinin dört ayaklı olması gerektiğini belirtmiştik.
Stres: Karaciğer hastalıkları genellikle stres ve deprasyon sonucu oluşur. Bunun için 2/3 oğul otu, 1/3 karabaş otu karışımı, ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı normal soğuk olarak her gün iyi olsanız da içmeye devam ediniz.
Mide: Karaciğer hastalıklarının ilk basamağı, Diş temizliğidir, dişler misvakla devamlı temizlenir.
Her yemeğe başlarken halis zeytinyağı, kepekli ekmeğe bandırılıp yenir.
200 gr çam sakızı, 100 gr çörek otu öğütülüp balla macun yapılarak aç iken günde 3 defa 1'er tatlı kaşığı yenmeye devam edilir.
Okaliptüs yaprağı ıhlamur gibi kaynatılıp, balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
Bağırsak: Midede uyguladığımız kür aynen uygulanır.
İncir, elma,hurma 1, kabak tatlıs armut devamlı yenir.
Karaciğeri temizleme ve güçlendirme:
Karaciğer hastalıklarının 4. etap tedavisi olup, basittir. Tabiiki diğer 3'ü ile bareber yapılırsa.
Şahtere, kekik, deve dikeni karışımı ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak normal soğuk içilmeye devam edilir.
Zeytinyağlı enginar yemeğine devam edilir.
Enginar yaprağı, civan perçemi kaynatılıp ıhlamur gibi kaynatılarak balla tatlandırılıp (normal soğuk) günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.
Deve sütü, yoğurt yenir.
Çörekotu, kekik, misvak, az sinameki karışımı kaynatılıp içilir.
Karaciğer hastalıklarında beslenme çok önemlidir.
Bu batı tarzı beslenme, konsantre güçlü gıdalar terkedilmelidir.
PERHİZ şarttır.
Tedaviniz sabırla mümkündür.
SİROZ
Karaciğerin normal doku yapısının, karaciğerin fonksiyonunu icra edemiyecek şekilde değişmesidir.
Karaciğer alkolle tahrip olup su toplayabilir.
Hepatit B siroz yapabilir.
Alkolü, sigarayı bırakıp tedaviye başlamak gerekir.
Zeytinyağı içilir.
Zeytinyağlı enginar yemeği yenir.
Papatya, kiraz çöpü, kuşburnu karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak ( normal soğuk) günde 3 su bardağı içilir.
Çörek otu, kekik, misvak, az sinameki karışımı kaynatılıp içilir,
DİABET, ŞEKER (Kanda şeker yükselmesi)
Pankreas tarafından salgılanan insülin hormonu yetmezliği sonucu ortaya çıkan genellikle yaşlı şişmanlarda görülen ciddi bir rahatsızlıktır. Şeker hastalığını sık sık çıkıp kaybolan çıbanlar ilk kez sinyal verir. Diş etindeki yaralar, uykudan uyanınca el ve ayaklarda karıncalanma baş gösterir. Aşırı susuzluk ne kadar su içilirse kanamama, halsizlik, sık sık idrara çıkma, hanımlarda adet kesilmesi görülür. Normal bir vatandaşın bu belirtiler gözükmese bile şekerini tansiyonunu, kolestrolünü yılda bir defa ölçtürmesi sağlığı açısından önemlidir.
Bitkilerle şeker tedavisi
Hurmayı şekere yakalanmadan sağlığında devamlı yiyenlerde şeker dengesi regüle edilir.
Hurmayı devamlı yiyenlerde şeker hastası olma riski azalır.
Hormonsuz salatalık vücudun şekerini dengeler, karaciğeri serinletir. Şeker hastalan bol, bol hormonsuz salatalık (hıyar)yemelidir.
Zeytin yaprağı, kekik eşit miktarlarda karıştırılıp ıhlamur gibi kaynatılıp günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir. Bu kür, şekerin en iyi tedavisidir. Yalnız bu çayı içerken bazı şekerlilerde, şeker başlangıçta yükselişe geçer, ondan sonra inişe geçer. Bırakmadan devam etmek gerekir.
Mersin yaprağı, ısırgan yaprağı, böğürtlen yaprağı karışımı kaynatılıp günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.
Hindiba, ayrık kökü karışımı kaynatılıp içilmeye devam edilir.
Limon, ekşi nar, dağ eriği (çakal eriği) yenmeye devam edilir,
Ekşi yoğurt, cacık yenmeye devam edilir.
Taze fasulye, ıspanak, enginar, yer elması, karnıbahar yenmeye devam edilir.
Kekik, çörek otu, misvak, az sinameki karışımı kaynatılıp günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.
Ceviz yaprağı, enginar yaprağı, maydanoz karışımı kaynatılıp içilmeye devam edilir
. Ardıç tohumu kaynatılıp içilmeye devam edilir.
KOLESTEROL
İnsan vücudunda karaciğer tarafından üretilen steroid hormonlarının ön maddesidir. Dışarıdan aldığımız hayvansal ve bitkisel yiyeceklerde de kolesterol bulunur. Normalde vücut için çok önemli bir yapı taşıdır. Birçok hormonun Ön maddesidir. Ancak dışarıdan aşırı miktarda kolesterol içeren yiyecekler yenildiğinde birçok hastalığa (Hipertansiyon, sivilce, damar tıkanıklığı, v.b.) sebep olur.
Bitkilerle tedavi
Evinize zeytinyağından başka yağ sokmayınız.
Kolesterolü sadece zeytinyağı önler karaciğeri çalıştırır.
Margarinden uzak durunuz.
Kekik, ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk olarak günde 3 su bardağı içilir. Kolesterolü düşürdüğü tespit edilmiştir.
Fındık, fıstık, badem, gibi yağlı gıdalar kolesterol yapar, bunların yapraklan kaynatılıp içilmeye devam edilirse kolesterolü yakar.
Civan perçemi, kantaron, pelin otu karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
Limon, maydanoz kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
Ayrık kökü, kekik karışımı ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
Magnezyum ve kalsiyum içeren kaplıcaların suları içilir.
SARILIK ve HEPATİT B
Bilirubinin kanda aşırı miktarda bulunmasından meydana gelir. Karaciğer de tıkanıldık olursa, karaciğer safrayı dışarı atamaz. Kandaki alyuvarların bozulması ile insan rengi, özellikle gözleri sa rarır idrarının rengi kahverengiye yakın renkte olur. Dışkısı çok kokar. Ciltte kaşınma başlar.
Perhiz
Karaciğere zarar veren başta belirttiğimiz hararet verici gıdalar yenmez.
Bitkilerle tedavisi
Soğutucu, serinletici gözenek açıcı gıdalar yenir.
Hormonsuz, sararmış salatalık ya da acur rendelenip misli kadar balla karıştırılarak yenir, günde 2-3 kere tekrarlanır. Kısa sürede karaciğeri iyileştirir.
200 gr. çörek otu, 100 gr çam sakızı öğütülüp balla macun yapılarak günde 3 tatlı kaşığı yenmeye devam edilir. Vücudun bağışıklık sistemini arttırır. Vücuda kuvvet verir yukarıdaki kürle beraber uygulanırsa çok faydalı olur.
Kekik çörek otu, misvak, az sinameki kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk olarak içilmeye devam edilir.
Rezene kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
Biberiye, kuşburnu kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk içilmeye devam edilir.
Civan perçemi, kantaron karışımı balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
SAFRA KESESİ TIKANIKLIĞI
Safra kesesinde oluşan tıkanıklıktır. Midenin ve karaciğerin fonksiyonlarını zorlaştırır.
Bitkilerle tedavisi
Bol miktarda kiraz yenir. Mevsiminde günde en az yarım kg. yenmeye devam edilir.
Kiraz çöpü, biberiye kaynatılıp içilmeye devam edilir.
Yarım çay bardağı halis zeytinyağına 1 limon sıkılıp günde 3 kere içmeye devam edilir.
SAFRA KESESİ TAŞLARI
Yarım çay bardağı halis zeytinyağına 1adet limon sıkılıp günde 3 kere içmeye devam edilir.
Tarçın toz haline getirilip günde 3 çay kaşığı yutulmaya devam edilir.
DALAK HASTALIKLARI
Dalak karaciğerin yardımcısı konumundadır. Ömrü biten alyuvarları parçalar, onları kullanılır hale getirip vücuda iade eder. Şekerin, yağın ve proteinin metabolizmasını bir bölümü dalakta oluşur. Bağışıklık maddeleri de üretir. Kan içinde ki mikroplan temizler. Hastalık anında vücudun direncini arttıran akyuvarları üretir.
DALAK ŞİŞMESİ
Dalak vücudun mikroplara karşı korunmasını üstlendiği için, çeşitli hastalıklarda şişer. Tifo, sıtma, frengi ve zehirlemelerde dalak şişer.
Bitkilerle tedavisi
Kereviz yaprağı papatya kaynatılıp balla tatlandırılarak normal soğuk 1'er su bardağı içmeye devam edilir.
Kekik, sinameki, çörekotu sirkede kaynatılıp birer fincan içilir.
Kuru üzüm, üzüm hoşafı içilmeye devam edilir.
DALAK TIKANIKLIĞI
Bitkilerle tedavisi
Çörekotu, karahelile karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
İncir, sütle tatlı haline getirilip günde 1 'er kase yenmeye devam edilir.
Teleme yoğurdu yenir. Şifalı yemekler bahsine bak.
Kara hindiba, Ayrık kökü karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk olarak 1'er su bardağı içmeye devam edilir.
Yarım çay bardağı halis zeytinyağına 1 limon sıkılıp içmeye devam edilir.
KANSIZLIK
hurma 1, elma, armut, üzüm, ayva rendelenip sulan sıkılır içilir, posadan reçel, hoşaf yapılır içilir. Bunlar devamlı yenir.
Çörek otu, kekik kaynatılıp balla tatlandırılarak 1'er su bardağı içilir.
Kabak tatlısı bol bol yenir.
Isırgan, kantaron, kekik karışımı kaynatılıp balla tatlandırılıp günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.
--
HALDUN KESKIN SOGUK SIKIM SIZMA ZEYTINYAGI ve SABUNLARI
Türkiye'nin Zeytinyağcısı
www.haldunkeskin.cjb.net
Tarih 22 Temmuz 2008, 08:46. Yazan ugurlab.
Etiket:
akciğer, alerji, antiseptik, astım, ağrı, bakteri, balgam, bağırsak, bronş, e vit, grip, harnup, immun, kalp, kalsiyum, kan, kansızlık, karaciğer, kemik erimesi, keçiboynuzu, mide, minarel, parazit, pekmez, radyasyon, sigara, stimulan, tansiyon, vitamin, öksüsük, şeker
Anadolu'da bazı yörelerde harnup olarak da bilinir.
Yeryüzünün en eski bitkilerinden olup anavatanı olarak Güney Anadolu, Suriye,
Kıbrıs, Yunanistan, İspanya, Fas, Tunus, Cezayir, Filistin ve Libya olup
memleketimizde, Antalya, Mersin, Silifke, Datça dolaylarında
yaklaşık 1500 km2 lik sahil şeridinde doğal olarak yetişmektedir.
Keçiboynuzu, yetişmeye başladığı ilk 15 yıl meyve vermeyen bir bitkidir.
Meyveleri ilk başlarda yeşil olup, olgunlaştıkça kahverengileşen
ve tam olgunlaşınca parlak kahverengi renk alır.
Keçiboynuzunun en büyük özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır.
Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan etkin maddesi
hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır.
Bu etkin madde aynı zamanda bazı alerjik astım rahatsızlıklarında öylesine etkilidir ki; derhal sonuç almak mümkün olabilmektedir. Ayrıca alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir.
Keçiboynuzunun içerdiği gallik asit insan sağlığı üzerinde öylesine çok yönlü özellikleri olan bir maddedir ki, bu özelliklerinden bazıları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.
Analgesic Ağrı kesici
Antiallergenic Alerjiye karşı
Antiasthmatic Astıma karşı
Antibacterial Bakteri yok edici
Antibronchitic Bronşite karşı
Anticancer Kansere karşı
Antihepatotoxic Karaciğeri toksinden arındırıcı
Antioksidant Serbest radikalleri yok edici
Immunostimulant Bağışıklık sistemini güçlendirici
Antiviral Mikroplara karşı
Antiseptic Antiseptik
Cancer-preventive Kansere karşı koruyucu
Antinitrosaminic Nitrozamin yok edici
Bronchodilator Bronş genişletici
Antipolio Çocuk felcine karşı
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi gallik asit çok yönlü bir maddedir.
Bu maddenin belirtilen bu özelliklerini artıran ve takviye eden keçiboynuzunda bulunan promotor maddelerdir.
Akciğer ödemine karşı keçiboynuzunun desteği bulunmaz bir imkan.
Balgam söktürücü gücü ve astıma karşı olan tedavi edici gücü çok fazladır.
Sigara içenler keçiboynuzuna başladıktan bir iki gün sonra nasıl balgam çıkardıklarını hayretle gözleyeceklerdir.
Keçiboynuzu, insanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini %90 oranında önleme gücüne sahiptir.
Özellikle sigara içen insanlarda akciğer kanserine yakalanma riskinin ne kadar yüksek olduğu, bu konuyla ilgili hemen her klinik deneyde ortaya konmaktadır.
Keçiboynuzu akciğer kanserini önleyen mükemmel bir meyvedir.
Ancak, akciğer kanserine yakalanmış olanlar için tedavi etme gücü çok zayıftır.
Çünkü bir bitkinin hastalığı önleyici özelliği ile hastalığı tedavi etme özellikleri birbirlerinden farklı şeylerdir.
İşte keçiboynuzunun akciğer kanserini tedavi etmekteki gücünü artırıcı farklı etkin maddeler içeren ikinci bir bitkiye ihtiyaç vardır.
Bu ikinci takviye bitki kırmızı turptur.
Keçiboynuzunda kolestrol bulunmaması ayrı bir avantajdır.
Kaffein ve theobromine içermediği içinde tansiyon problemi olanların rahatlıkla kullanabilecekleri bir bitkidir.
Fosfor ve kalsiyum bakımından zengindir.
Bu nedenle osteoporoz (kemik erimesi) rahatsızlığı olanlara kalsiyum ihtiyaçlarının karşılanmasında çok iyi bir destekleyicidir.
KEÇİBOYNUZU (HARNUP) PEKMEZİ
Faydaları:
* Kalsiyum bakımından çok zengindir (sütün 3 katı)
* İçindeki E vitamini sayesinde; öksürüğe, gribe, kemik erimesine ve kansızlığa iyi gelir
* Balgam söktürür, göğsü yumuşatır, bronşları açar, sigara tiryakileri için faydalıdır ve nefes darlığına oldukça etkilidir.
(Alerjik nefes darlığı çekenlere ısrarla keçi boynuzu pekmezi tavsiye edilir.)
* Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına ve gastrite etkilidir.
* Mide ve bağırsak gazlarını dışarı atarak mide şişkinliğini giderir .
* Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler.
* Mideye kuvvet verir.
* Yüksek mineral ve vitamin içeriği ile de diş ve diş etleri üzerinde çok olumlu etkileri vardır.
* Yüksek doğal şekerler , zengin mineraller (özellikle çinko) ve
vitaminler (A , B , B2, B3, D) içeriği dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.
* Yüksek sodyum ve potasyum içeriği sayesinde tansiyon,
karaciğer ve akciğer üzerine çok yararlı etkileri bulunmaktadır.
* Kanın zehirli maddelerini temizler.
* İnsanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini %90 oranında önleme gücüne sahiptir.
* Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler.
* İnsan vücuduna giren radyasyonu dışarı atar.
Tarih 22 Temmuz 2008, 08:40. Yazan ugurlab.
Etiket:
dünya, gezmek, görmek, seyhat, tabiat, tarihi eser, tarihi yerler, tatil
Dunyanin gormek istediginiz yeri neresiyse oraya tiklayin.
Gidemediğiniz yerleri gezme fırsatı.
Mükemmel hazırlanmış bir program.
http://www.galenfry singer.com/ index.htm
Tarih 22 Temmuz 2008, 08:21. Yazan ugurlab.
Etiket:
asansör, asparagas, ayaküstü, davranış, doktor, doktor eşi, dünya, gazete, hasta, hipokrat, ilaç, iğne, kahve, kanser, makina, merdiven kahve, robot, sakat, sigara, sinir, soru, tedavi, telefon, tıp, tıp haberleri, yemini, zevk, çocuk, şikayet
1. Eğer bizi kahve makinasinın başında ya da sigara molasında yakalarsanız muhakkak hastalıklarınızla ilgili bir soru sorun. Bizim dünyada zevk aldığımız tek şey tıptır ve molayı sizin sorularınızı yanıtlamak için verdik.
2. Evdeki ilaçlarınız iyi gelmiyorsa hemen bizi telefonla arayın.Telefondan teşhis koymak gibi müthiş bir yeteneğimiz vardır.
3. Ayaküstü, merdiven aralığında, kapı arkasında veya asansörde karşılaştığınızda hemen oranızın buranızın ağrıdığını anlatmaya başlayın, biz her an sizi düşünürüz ve zaten asansöre de hastalarla karşılaşabilmek için bineriz.
4. Gazete okuduğunuz asparagas tıp haberleri hakkında doktorları her fırsatta sıkıştırınız, çünkü gazeteciler her zaman tıp konularını doktorlardan daha iyi bilirler, güncel takip ederler ve her yazdıkları doğrudur. Böylece doktorun bilgisizliğini ve açıklarını yüzüne vurma fırsatını yakalamış olursunuz.
5. Doktorlar sinirsiz insanlardır, hatta insan değil robotturlar, yorulmaz, uyumaz, tatil yapmaz ve sinirlenmezler. İstediğiniz kadar, hatta sonsuza kadar soru sorabilirsiniz, hatta sorduğunuz soruların cevaplarını dinlemek bile zorunda değilsinizdir, doktor önceki soruya cevap vermekteyken, yeni soru sorabilirsiniz, doktor buna hiç alınmaz. ÜSTELİK, doktora sorduğunuz ve cevabını aldığınız konuda doktorun dediklerini uygulamak zorunda bile değilsiniz, ama iyileşmediğinizde doktorun dediklerini uygulamadığınız halde doktora HESAP SORMA hakkınız vardır.
6. Bize kolay kolay teşekkür etmeyin. Nasıl olsa karşınızda bir köle var.
7. Doktor olurken nasıl olsa HİPOKRAT YEMİNİ ettik ya, doktorları kızdırsanız bile onlar size sonsuza kadar köle gibi hizmet etmeye mecburdurlar. Hakaret edebilirsiniz, üstüne yürüyebilirsiniz, şikayet edebilirsiniz, sağda solda aleyhinde konuşabilirsiniz, ama işiniz düştüğünde hiç çekinmeden yine kendinizi ellerine teslim edebilirsiniz, ne de olsa hipokrat yemini etmişlerdir.
8. Doktorlara danışmadan kendi kendinize her türlü tedaviyi yapabilirsiniz, hastalığınız daha da kötüye gittiğinde doktor sizi her durumda kurtarır, sorun değil.
9. İlacın acı olduğundan veya iğnenin yaktığından dolayı doktora kızmakta serbestsiniz, çünkü sizi doktor hasta etmiştir ve ilacın tadını doktor ayarlamıştır.
10. Verilen ilaç "kanser yapar mı?" diye sorunuz. Çünkü doktor sizi kasıtlı olarak kanser etmeye çalışmaktadır. Hamileyseniz verdiğiniz ilacın çocukta bir sakatlık yapıp yapmayacağını doktora sorun, çünkü doktor sizin sakat bir
çocuk doğurmanızı istemektedir.
11. Doktorlar tüm dünya tıbbını bilirler, cildinizdeki kaşıntıyı beyin cerrahına rahatça danışabilirsiniz. Sadece karşılaşmış olmanız yeterlidir, uzmanlık alanı diye bir kavram tamamen palavradır.
12. Doktorun evine telefon ederek, doktor evde yokken eşine hastalığınızla ilgili soru sorabilirsiniz, mutlaka bilecektir, doktor eşidir ya, bilir.
Prof.Dr. Esat ORHON'dan alıntıdır.
Tarih 22 Temmuz 2008, 08:14. Yazan ugurlab.
Etiket:
asgari ücret, ay, bilinmeyen sırlar, denizi, dolar, doğum, gazete, gün, hediye, hit parçalar, hürriyet, mark
Tarih 21 Temmuz 2008, 14:09. Yazan ugurlab.
Etiket:
akli meleke, dinlenme zamanı, test
Saniye tut ve aşağıdaki soruları yapınız lütfen:
C harfini bulabilecek misin ?
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOCOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
C'yi bulduysan, bir de 6'yı. Hadi, 6 nerede?
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999699999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
Bulabildin mi? Hadi bakalım? Bu sefer de N.
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMNMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
Q; son bi gayret. Bu sefer de Q. Bakalim o kadar iyi misin?
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOQOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
10 saniyenin altinda misiniz?
O zaman iyi. Hala gözün ve akli melekelerin yerinde.
Degilseeen..
Dinlenme zamanin gelmis.