| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Google
Yazılar arşiv 09.2008 Other entries in 2008-09 resimler , videolar

Parazitler

Tarih 16 Eylül 2008, 17:19. Yazan ugurlab.  
Etiket: askaris, giardia, kıl kurdu, oksiyur, parazit, tenya, şerit


PARAZİTLER


İnsanların bağırsaklarında yaşayıp çoğalabilen, toplumumuzda da sık görülen parazitler şunlardır.

  • Askaris
  • Oksiyur (kıl kurdu)
  • Giardia
  • Tenya(şerit)


  • ASKARIS

    Askaris lumbricoides adlı parazitin neden olduğu,daha çok okul öncesi ve erken okul çağı dönemindeki çocuklarda görülen, genelde belirti vermeyen,ancak nadir de olsa ciddi akciğer hastalığı, safra ya da bağırsak tıkanıklığı yapabilen bir parazittir.

    Askaris en sık hastalık tablosu yapan parazit olup,sıcak iklimin hakim olduğu bölgelerde daha çok görülür. Yurdumuzda ise özellikle Güneydoğu,iç ve doğu Anadolu ile Karadeniz bölgesinde daha fazla olmak üzere her bölgede görülür.

    Erkek parazitin uzunluğu 15-25cm. dişilerde 23-35cm arasındadır. Gövde çapı ise 0.5 cm. kadardır. Erişkin parazitin yaşam süresi 1-2 yıldır. Bu süre boyunca dişi parazit ortalama günde 200.000 yumurta yumurtlayabilir. Hem erkek hem de dişi paraziti taşıyan çocukların dışkılarında döllenmiş yumurtalar bulunur. Bunlar dışkılama ile atılmalarını takiben 5-10 gün içinde,uygun ortam ve koşullarda, içlerinde kurtçuk bulunan yumurtalar haline dönüşürler. Bu aşamadan sonra bulaşma yeteneklerine sahip bu yumurtalar 6 yıl kadar canlı kalabilirler. Eğer sadece dişi parazit insan dışkısında varsa, bunların bulaşma özelliği yoktur.

    Bulaşma

    En sık görülen bulaşma şekli parazit yumurtalarını içeren dışkı ile toprak,gıda ya da suların ağızdan alınması ile olur. Insan dışkısının gübre olarak kullanıldığı bölgelerdeki bitkilerin çiğ yenmesi ile de bulaşma olabilmektedir.

    Belirtiler

  • Kolik şeklinde karın ağrısı
  • Bulantı,kusma
  • Iştahsızlık
  • Allerjik döküntü(kurdeşen)
  • Ağızdan-burundan parazitin çıkması,gaitada görülmesi
  • Nadiren zatürre (löffler pnömonisi)
  • Bağırsak tıkanıklığı

    Teşhis
    Dışkıda tipik yumurtaların görülmesi ya da parazitin kendisinin görülmesi ile olur. Teşhis için tek bir gaita analizi yeterli olmayabilir,en az 3 kez analiz ve konsantre etme yöntemleri sonrasında daha güvenilir sonuçlar elde edilebilir.

    Tedavi
    Askarise etkili hekimin uygun önerdiği anti-paraziter ilaçlar kullanılır.

    Korunma
    3 temel yaklaşım vardır.
  • Paraziti olanların tedavisi
  • Dışkı ile bulaşmanın önlenmesi
  • Hijyen kurallarına tam uyulmasını sağlayacak eğitim

    OKSIYUR (KIL KURDU)

    Etken enterobius vermikülaris adlı sarımsı-beyaz renkte küçük bir parazittir. Erkeğin boyu 3-6mm.dişilerin boyu 8-13mm olup, enleri 0.3mm. civarındadır. Çiftleşmiş bir dişi 100.000 kadar yumurta bırakır. Yaşam süresi ortalama 2 aydır. Dişiler geceleri anüse doğru hareket ederek yumurtalarını anüs çevresine bırakırlar ve ölürler. Özellikle anüs ve etrafının kaşınması ile etrafa saçılan yumurtalar uygun ısı ve nemli ortam bulduklarında, altı saat içinde içlerinde kurtçuk bulunan bulaştırıcı yumurtalar haline dönüşürler. Bu yumurtalar kuruluğa 3-10 gün kadar dayanıklıdırlar.

    Kıl kurdu tüm yaş ve sosyoekonomik gruplarda görülmekle beraber, çocukluk çağında özellikle 5-14 yaş arasında daha sık görülür.

    Bulaşma
    En sık bulaşma anüs etrafı bölgenin kaşınması sırasında ellere ve tırnaklara bulaşan yumurtaların ağız yoluyla alınması sonucu oluşur. Parazit yumurtlamayı takiben 6 saat içinde bulaşma özelliğine ulaşmaktadır ve bu durum 20 gün kadar sürebilmektedir.

    Belirtiler
  • Genelde çok fazla belirti vermez.
  • En sık görülen belirti anüs etrafında özellikle geceleri artan şiddetli kaşıntı
  • Burunda kaşıntı,diş gıcırdatma
  • Ishal,karın ağrısı
  • Iştahsızlık,kilo kaybı
  • Dışkıda kan

    Teşhis
    Kıl kurdunun kendisinin dışkıda görülmesi ya da sabah erken saatlerde anüs çevresinde yumurtalarının aranması ile olur. Yumurta aranması için uygulanan selefon yöntemi hem kolay hem de iyi sonuç veren bir yöntemdir. Bunun için selefonun (seloteyp) önce anal bölgeye sıkıca bastırılır,sonra lam üzerine yapıştırılıp mikroskopik muayene yapılır.

    Tedavi
    Kıl kurduna etkili hekimin önerdiği anti-paraziter ilaçlar kullanılır.

    Korunma
  • Hijyen kurallarına tam uyulması
  • Parazitli kişilerin tedavisi
  • Aile bireylerinin taranması
  • Çocukların tırnaklarının kısa kesilmesi, çamaşırlarının yatak çarşafla rının kaynatılarak temizlenmesi,anüs bölgesinin temiz tutulması

    GIARDIA

    Giardia lamblia nın neden olduğu bir paraziter enfeksiyondur. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte ola ülkelerde sık görülür.

    Bulaşma
    Giardia kistleri bulaşmış su ve gıda maddelerinin alınması, kişiden kişiye direkt temas, oral veya anal seksüel temas, oyuncaklar ve evcil hayvanlar hastalığın yayılmasında başlıca rolü oynarlar. Arıtma sistemi yeterli olmayan bölgelerde ve kırsal alanlarda bulaşmış suların içilmesi ile salgınlar oluşabilir.

    Belirtiler
    Hastalık kendini 3 şekilde gösterebilir.
    a-Hiç belirti vermeyebilir.
    b-Akut ishal şekli: Sık, sulu, açık renkte bazen yağlı görünümde, kötü kokulu dışkılama ile başlar. Buna halsizlik, kolik tarzında karın ağrısı, karında şişkinlik, kusma,hafif ateş, iştahsızlık eklenebilir.
    c-Kronik ishal şekli: Uzun süre devam eden yağlı, kötü kokulu dışkılama, karın ağrısı, karın şişliği ve kilo kaybı ile kendini gösterir.

    Teşhis
    İshalli hastalarda dışkıda giardianın kist ya da trofozoitinin görülmesi ile konulur.

    Korunma
  • Hasta çocukların saptanıp tedavi edilmesi
  • Anne-baba ve bakıcıların kişisel hijyen konusunda eğitilmesi
  • Kreşlerde çevre şartlarının sağlığa elverişli hale getirilmesi

    Giardia yolcularda,kamplarda tatil yapanlarda ve özellikle turistlerde sorun olabilmektedir. Temiz içme ve kullanma suyu sağlanması en önemli nokta olup, suyun temizlenmesinde rutin olarak kullanılan çöktürme, süzdürme, klorlama ve filtrasyon yöntemleri ile ortadan kaldırılmaktadır. Giardia kistlerini eradike etmek için en etkili ve güvenli yol suyun 3 dakika süre ile kaynatılması ya da sadece şişe suyu içilmesidir.

    Tedavi
    Giardia ya etkili hekimin önerdiği anti-paraziter ilaçlar kullanılır.

    TENYA(ŞERIT)

    Pişirilmemiş ya da az pişirilmiş hastalıklı sığır etinin yenmesi ile Tenya Saginata, domuz etinin yenmesi ile de Tenya Solium oluşur. Parazit 10-15metre kadar olabilir. Dışkıyla atılan yumurta toprakta 8 hafta yaşayabilir. Ülkemizde de sık olarak görülmektedir.

    Belirtiler
    Genellikle belirti vermezler. Karın ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı gibi yakınmalar olabilir.

    Teşhis
    Dışkıda parazitin kendisinin ya da renkli ve hareketli segmentinin görülmesi ya da mikroskopik olarak yumurtaların saptanması ile olur.

    Korunma
    Etlerin iyi pişirilerek yenmesi en önemli koruyucu önlemdir.

    Tedavi
    Tenya ya etkili hekimin uygun gördüğü anti-paraziter ilaçlar kullanılır. Tenya dışkıyla çıkmaya başlayınca çocuk oturduğu yerden kaldırılmamalı,tenyanın tamamen düşmesi beklenmelidir. Tenya zorla çıkarılmaya çalışılmamalıdır. Çünkü baş düşmedikçe tenyadan kurtulmak mümkün değildir.
  • Alıntı
  • Geri »

    E-MAIL THIS LINK
    Enter recipient''s e-mail:

    0 yorum.

    Kanser hücreleri ne ile beslenir?

    Tarih 08 Eylül 2008, 19:51. Yazan ugurlab.  
    Etiket: beslenmek, hücre, kanser

    1. Herkesin vücudunda kanser hücreleri vardır. Bu kanser hücreleri birkaç milyara kadar çoğalmadıkça standart testlerde görülmezler. Doktorlar kanser hastalarına tedaviden sonra vücutlarında artık kanser hücresi kalmadığını söyledikleri zaman, bu yalnızca kanser hücrelerinin testlerle saptanamayacak düzeyde olduğu anlamına gelir.

    2. Bir kişide hayatı boyunca 6 ila 10 kez kanser hücreleri oluşabilir.

    3. Kişinin bağışıklık sistemi güçlü olduğu zaman kanser hücreleri yok edilir ve çoğalarak tümör oluşturmalarına engel olunur.
    4. Bir kişide kanser olması, o kişide çoklu beslenme eksikliği olduğuna işaret eder. Bunlar genetik, çevresel, beslenme ve yaşam tarzı faktörlerine bağlı olabilir.
    5. Çoklu beslenme eksikliğini yenebilmek için diyeti değiştirmek ve ek takviye almak bağışıklık sistemini güçlendirir.
    6. Kemoterapi hem hızlı çoğalan kanser hücrelerini, hem de kemik iliğinde, sindirim sisteminde v.s.'deki hızlı büyüyen sağlıklı hücreleri yok eder ve karaciğer, böbrekler, kalp, akciğerler v.s.'de organ tahribatına yol açar.
    7. Radyasyon kanser hücrelerini yok ederken; sağlıklı hücre, doku ve organları da yakar, yaralar ve zarar verir.
    8. Kemoterapi ve radyasyon başlangıçta tümörün küçülmesine yol açar. Kemoterapi ve radyasyon tedavisinin uzaması tümörün daha fazla yok olmasına yol açmaz.
    9. Kemoterapi ve radyasyondan dolayı vücut çok fazla toksin yüklenmesine maruz kalınca, bağışıklık sistemi ya tehlikeye düşer, ya da yıkılır; dolayısıyla kişi çeşitli enfeksiyonlara ve komplikasyonlara yenik düşer.
    10. Kemoterapi ve radyasyon kanser hücrelerinde mutasyona neden olabilir ve dirençlerinin artarak yok edilmelerini zorlaştırabilir. Cerrahi işlem de kanser hücrelerinin başka taraflara atlamasına neden olabilir.
    11. Kanser hücreleri ile savaşmakta etkili bir yöntem ise onları çoğalmak için ihtiyaçları olan gıdalardan yoksun ve aç bırakmaktır. Kanser Hücreleri Aşağıdakilerle Beslenirler;
    a) Şeker kanser besleyicidir. Şekeri kesilerek kanser hücrelerinin önemli bir gıdası kesilmiş olur. NutraSweet, Equal, Spoonful v.s. gibi tatlandırıcılar zararlı olan Aspartam ile yapılırlar. Daha iyi bir tatlandırıcı Manuka balı veya molastır ama az miktarda alınmalıdır. Sofra tuzunda beyazlatıcı olarak kimyasallar bulunmaktadır. Daha iyi bir seçenek Bragg'in aminosu veya deniz tuzudur.
    b) Süt vücudun, özellikle sindirim sisteminde, mukus üretmesine neden olur. Kanser mukusla beslenir. Süt yerine tatlandırılmamış soya sütü tüketilerek kanser hücreleri aç bırakılabilir.
    c) Kanser hücreleri asitli ortamda geliş irler. Et temelli diyet asittir ve sığır eti veya domuz eti yerine bol balık ve az tavuk eti yemek en iyisidir. Ette, özellikle kanserli kişilere zararı olan, canlı hayvan antibiyotikleri, büyüme hormonları ve parazitleri bulunur.
    d) %80 taze sebze ve meyve suyu, kepekli tahıllar, tohumlar, nohutgiller ve biraz meyveden oluşan bir diyet vücudu bazik (alkali) ortamda tutar. %20 de fasulye içeren pişmiş gıdalardan oluşabilir. Taze sebze suları kolayca emilip 15 dakika içinde hücre düzeyine ulaşabilen ve sağlıklı hücreleri besleyen ve çoğalmalarını hızlandıran canlı enzimler içerirler. Sağlıklı hücre üretimi için gerekli olan canlı enzimlerin sağlanması amacıyla, taze sebze (sebzelerin çoğunluğu ve fasulye filizi) yiyin veya suyunu için. Günde 2-3 kez çiğ sebze yiyin. Enzimler 40o C'de yok olur.
    e) Yüksek kafein içerikli kahve, çay ve çikolatadan uzak durun. Yeşil çay daha iyi bir seçenektir ve kanserle savaşan özellikleri vardır. Bilinen toksinler ve ağır metaller içeren musluk suyu yerine arıtılmış veya filtrelenmiş su içiniz. Damıtılmış su asittir, kaçınılmalıdır.
    12. Et proteininin sindirimi zordur ve çok sindirim enzimi ister. Bağırsaklarda duran sindirilmemiş et çürür ve daha çok toksin birikimine neden olur.
    13. Kanser hücrelerinin duvarları sert protein ile kaplıdır. Et yemekten kaçınarak veya azaltarak, kanser hücrelerinin protein duvarlarına saldıran enzimler daha çok açığa çıkar ve vücudun öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmelerini sağlar.
    14. Bazı destek maddeleri (IP6, Flor-ssence, Essiac, anti-oksidanlar, vitaminler, mineraller, EFA'lar v.s..) bağışıklık sistemini güçlendirerek, vücudun kendi öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmesine yardımcı olur. E vitamini gibi diğ er destek maddelerinin de, vücudun hasarlı, istenmeyen veya ihtiyaç olmayan hücrelerin atılmasının normal yolu olan, apoptoziz veya programlanmış hücre ölümüne yardımcı olduğ u bilinmektedir.
    15. Kanser zihinsel, bedeni ve ruhsal bir hastalıktır. Öngörülü ve olumlu bir ruh kanser savaşcısını muzaffer yapar. Öfke, affetmezlik ve acı bedeni stresli ve asitli bir ortama sokar. Seven ve affeden bir ruha sahip olmayı öğrenin. Sakin olmayı ve hayatın tadını çıkarmayı öğrenin.
    16. Kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler. Günlük egzersizler ve derin nefes alma hücre düzeyine kadar daha fazla oksijen alınmasına yardımcı olur. Oksijen terapisi kanser hücrelerini yok etmek için diğer bir yöntemdir.

    John Hopkıns Hastanesi'nden Kanser Güncellemesi
    1. Mikrodalga fırına plastik kap koymayınız.
    2. Dondurucuya su şişesi koymayınız.
    3. Mikro dalga fırına plastik ambalaj koymayınız.
    4. John Hopkins Hastanesi bunu yakın bir zamanda bülteninde yayınlamıştır. Bu bilgi Walter Reed Ordu Tı p Merkezi tarafından da yayınlanmaktadır. Dioksin kimyasalları kansere, özellikle de göğüs kanserine, neden olmaktadır. Dioksinler vücudumuzun hücreleri için son derece zehirlidir. Plastik şişelerdeki suyu dondurmayınız, çünkü bu plastiğin içindeki dioksinin salınmasına neden olur.

    Castle Hastanesi Sağlıklılık Programı Yöneticisi Dr. Edward Fujimoto bu sağlık tehdidini anlatmak için yakınlarda bir televizyon programına çıktı. Dioksinleri ve bizim için ne kadar kötü olduklarını anlattı. Plastik kaplar içindeki yiyeceklerimizi mikrodalga fırınlarda ısıtmamamız gerektiğini söyledi. Bu özellikle de yağlı yiyecekler için geçerli. (İngilizce metindeki fat sözcüğünün gerçek anlamı hayvansal yağdır.) Söylediğine göre yağ, yüksek sıcaklık ve plastik kombinasyonu dioksinin gıdaya geçmesine ve sonunda vücudumuzun hücrelerine ulaşmasına neden olmaktadır.
    Bunun yerine kendisi yemekleri ısıtmak için Corning Ware, Pyrex gibi cam kaplar veya seramik kaplar kullanılmasını tavsiye etmektedir. Yani hazır yemek ve çorbalar ısıtılmadan önce ambalajından çıkarılıp uygun kaplara konulmalıdır.
    Kâğıt uygundur, ama kâğıdın içinde de ne olduğu bilinmemektedir. Sıcaklığa dayanıklı cam kap kullanmak daha güvenlidir. Kendisi yakın bir zamanda fast food restoranlarının plastik köpük kaplardan kâğıt kaplara döndüğünü de hatırlattı. Nedenlerden biri dioksin sorunuydu.
    Kendisi plastik ambalaj malzemesi ile örtülmüş yiyeceklerin mikrodalga fırında pişirilmesinin aynı derecede sakıncalı olduğunu da söyledi. Yiyecekler radyasyona maruz kalıp ısınınca, yüksek sıcaklıkta plastiğin içindeki zehirli toksinler eriyip yiyeceklerin üstüne damlamaktadır. Yiyecekler plastik yerine kağıt havlu ile örtülebilir.

     

    E-MAIL THIS LINK
    Enter recipient''s e-mail:

    0 yorum.

    Condyloma accumunata- HPV ( Human Papilloma virus)

    Tarih 08 Eylül 2008, 03:45. Yazan ugurlab.  
    Etiket: accumunata, belirtiler, bulaşma, condyloma, hpv, korunma, kuluçka dönemi, risk faktörleri, tanı, tedavi

    Condyloma accumunata- HPV ( Human Papilloma virus) 60 tan fazla virüse verilen ortak addır.Bu virüsler vücudun herhangi bir yerinde siğillere sebep olabilirler.Ancak bazıları cinsel yola bulaşır ve condyloma acuminata veya genitall siğil denilen hastalığı oluşturur.

    Siğiller bu enfeksiyonun görünebilir belirtileridir ve ancak %30 olguda ortaya çıkmaktadır.Kalan %70 lik bölümde ise virüsler deri altında kalmakta ve herhangi bir belirti vermemektedir. Subklinik adı verilen bu belirtisiz formun kanser oluşumu ile bir bağlantısı olduğu düşünülmektedir.

    Risk Faktörler:

    20-24 yaşlar HPV virüsünün alınması için en riskli yaşlardır. Siz veya cinsel eşiniz birden fazla kişi ile ilişkiye giriyor ise risk artacaktır.Klamidya veya Herpes simpleks gibi başka cinsel ilişki ile bulaşan hastalığınız varsa risk artmaktadır.Hamilelik,doğum kontrol hapı kullanımı riski arttırmaktadır. Hodgkin, lösemi gibi bağışıklık sistemini baskılayan hastalıkları olanlarda risk artmaktadır.Beyaz ırkta daha fazla görülmektedir.Sigara içimi riski arttırmaktadır.

    Belirtiler:

    Çoğu zaman hastalık herhangi bir belirti vermemektedir.Hastaların yaklaşık %30 unda siğil oluşmaktadır. Siğiller kadınlarda vagina veya anüs çevresinde veya vulvada olabilir. Aynı zamanda kasıklarda, bacaklarda, boyunda, ağızda veya vücudun herhangibir yerinde de bulunabilirler.
    Erkeklerde ise siğiller genellikle penis veya torbalardadır.Siğiller büyüklü küçüklü olabilirler. Tek veya kümelenmiş bir şekilde olabilirler. Bazen siğillerden oluşan küme bir karnıbahar görüntüsünde olabilir.Genellikle cilt renginde ve ağrısızdırlar. Bazen pembe veya gri renk alabilirler. Çok seyrek olarak kaşıntı, ağrı ve kanama yapabilir.

    Bulaşma:

    Vajinal, anal veya oral sex esnasında cildin cilde teması sonucu bulaşır.Virüs cildin zayıfladığı bir noktadan vücuda girer ve derinin derinliklerine doğru ilerler. Burada aylar hatta yıllar boyunca sessiz olarak kalabilir. HPV tanısı konmuş bir kişide virüs cinsel hayatın herhangi bir döneminde bulaşmış olabilir.

    Kuluçka Dönemi:

    Virüs HPV enfeksiyonu bulaşmış bir kişi ile ilişkiden 4-6 hafta sonra etkisini gösterir. Siğillerin oluşumu 9 ayı bulabilir.

    HPV nin sağlık üzerine olası etkileri:

    HPV ile enfekte olmuş kadınlarda vulva ve serviks kanseri riski artmıştır.Ancak sadece birkaç tipi (tip 16, 18, 31, 33, 35) kanser ile ilişkilidir.Bu tipler genellikle sessiz (subklinik) seyreden hastalığa sebep olurlar.

    Tanı:

    HPV için geliştirilmiş herhangi bir özel laboratuvar veya kan testi mevcut değildir, kültürü yapılamamaktadır. Bu nedenle çoğu zaman gizli kalır.Hastaların ancak % 30 unda oluşan siğiller görülerek tanı konulabilir.Bunun için doktorunuzun kolposkop adı verilen bir mercek kullanması
    gerekebilir.Ayrıca bu bölgeye asetik asit uygulandığında HPV li ciltte beyazlaşma oluşur ve siğiller ortaya çıkar.Rutin olarak yapılan pap-smear testlerinde bulunan normal dışı bir bulgu HPV için uyarıcı olabilir; ancak pap-smear HPV ye özgü bir test değildir.Kanser şüphesi olan olgularda biyopsi alınması gerekebilir.HPV-DNA nın moleküler biyoloji teknikleri ile belirlenmesi ne dayanan
    testler ülkemizde yaygın değildir.

    Tedavi:

    HPV nin tedavisi daha çok estetiğe yöneliktir. Çünkü virüsü yok edebilecek bir tedavi yoktur. Lezyonların boyutu, şekilleri, sayısı gibi etkenlere bağlı olarak çeşitli tedavi seçeneklerinden biri seçilebilir.Tedavi yöntemine bağlı olmaksızın 4 hastadan birinde siğiller 3 ay içerisinde
    yineleyebilmektedir.

    Tedavi seçenekleri:

    Hiçbirşey yapılmaz: Herhangi bir tedavi uygulamadan siğillerin kendiliğinden uzaklaşması beklenebilir. Nonservikal siğillerde hastaların yaklaşık % 20-30 unda siğiller 3 ay içinde kendiliğinden kaybolabilmektedir.

    Krioterapi: Siğiller likid nitrojen ile dondurulur. Nisbeten ucuz ve küçük siğillerde oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Uygulamanın yapıldığı yerde ağrı duyulabilir.

    Kimyasallariğillerin uzaklaştırılması için birtakım kimyasal maddeler kullanılabilir.

    Trikloroasetik asit: Siğiller tarafından emilir. Haftada bir tekrarlanır ve 6 hafta uygulanır.

    Elektrokoterizasyon: Siğiller elektrik akımı ile imha edilir. Ağrının azaltılması için lokal anestezi uygulaması gerekebilir.

    Lazer tedavisi: Siğiller laser ışını ile yok edilir. Genital bölgedeki ve ses tellerindeki büyük siğillerde yararlı olmaktadır. Diğer tedavi yöntemleri denendikten sonra uygulanır. Lokal anestezi ile yapılır. İz bırakması veya enfekte olması mümkündür. İşlemden sonra yaklaşık 3hafta boyunca ağrı kesici kullanmak gerekebilir. Pahalı bir tedavi yöntemidir.

    İnterferon tedavisiiğilin içine bu antiviral ilaç enjekte edilir. Ancak pahalı bir tedavi yöntemidir, yan etkileri fazladır ve diğer tedavilere çok fazla üstünlüğü yoktur. Bu sebeple fazla tercih edilmez.

    Eşlerden herhangibirisi HPV tedavisi görüyorsa bu sırada cinsel ilişkiden kaçınmak uygun olacaktır. İlişki esnasındaki sürtünme iyileşmeyi engelleyebilir. Eşlerden biri tedavi görüyor, diğer eşte siğil yok ise bu eş için tedaviye gerek yoktur.

    Korunma:

    Kondom kullanılması kısmen koruyucu olabilmektedir. Çok eşlilikten kaçınılmalıdır. Spermisitlerin etkili olduğu kanıtlanmamıştır. Virüsün girişini engellemek için ciltte oluşabilecek küçük aşınmalardan kaçınmak gereklidir. Özellikle cinsel ilişki esnasında vajen kuru ise zedelenmelere
    yol açabileceğinden yeterli ıslaklığı sağlayacak bir nemlendirme maddesi
    kullanılması önerilir.

    Kadınlar periyodik olarak pap smear yaptırmalı,şüpheli durumlarda hpv tanısı için gereken tetkiklere başvurulmalıdır.

    Bazı çalışmalar yeşil lifli sebzelerle alınan yeterli folik asitin (400mg) HPV den korunma konusunda faydalı olabileceğini göstermiştir.

    Şu anda araştırmacılar HPV için iki tip aşı geliştirmek için çalışmaktadırlar. Birinci tip aşı siğilleri ve prekanseröz doku değişikliklerini önlemek için, ikinci tip aşı ise cervical kanserlerin
    tedavisi için kullanılmak üzere kullanılacaktır. Her iki tipte henüz araştırma aşamasındadır.

    Mahir Özmen

    E-MAIL THIS LINK
    Enter recipient''s e-mail:

    0 yorum.

    Grip tarihe karışıyor!

    Tarih 07 Eylül 2008, 20:36. Yazan ugurlab.  
    Etiket: aşı, grip




    İngiltere'de bilim adamlarının, tek doz uygulanacak ve bütün türlerine karşı ömür boyu koruma sağlayacak grip aşısı geliştirdikleri bildirildi.


    The Daily Mail gazetesinin haberinde, Oxford Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan araştırmalar sonucunda geliştirilen aşının klinik denemelerinin başlatıldığı belirtildi. Klinik denemelerde başarı sağlanması ve yaygın üretime geçilmesi halinde her yıl grip aşısı ihtiyacının ortadan kalkacağını kaydeden gazete, "Eğer aşının denemeleri başarıya ulaşırsa, bu, her yıl değişik türde aşı geliştirme ihtiyacını ortadan kaldırdığı gibi, önceden aşı stoku yapılabilmesine de olanak verecek" diye yazdı.


    Oxford Üniversitesinde aşı projesini geliştiren ekibin başkanı Dr. Sarah Gilbert, aşının denemeleri sonucunda güvenli ve etkili olduğunun kanıtlanması halinde 5 yaşından itibaren herkese uygulanabileceğini söyledi.

    Alıntı

    E-MAIL THIS LINK
    Enter recipient''s e-mail:

    0 yorum.