Tarih 16 Eylül 2008, 17:19. Yazan ugurlab.
Etiket:
askaris, giardia, kıl kurdu, oksiyur, parazit, tenya, şerit
|
|
|
|
Tarih 08 Eylül 2008, 19:51. Yazan ugurlab.
Etiket:
beslenmek, hücre, kanser
1. Herkesin vücudunda kanser hücreleri vardır. Bu kanser hücreleri birkaç milyara kadar çoğalmadıkça standart testlerde görülmezler. Doktorlar kanser hastalarına tedaviden sonra vücutlarında artık kanser hücresi kalmadığını söyledikleri zaman, bu yalnızca kanser hücrelerinin testlerle saptanamayacak düzeyde olduğu anlamına gelir.
2. Bir kişide hayatı boyunca 6 ila 10 kez kanser hücreleri oluşabilir.
3. Kişinin bağışıklık sistemi güçlü olduğu zaman kanser hücreleri yok edilir ve çoğalarak tümör oluşturmalarına engel olunur.
4.
Bir kişide kanser olması, o kişide çoklu beslenme eksikliği olduğuna
işaret eder. Bunlar genetik, çevresel, beslenme ve yaşam tarzı
faktörlerine bağlı olabilir.
5. Çoklu beslenme eksikliğini yenebilmek için diyeti değiştirmek ve ek takviye almak bağışıklık sistemini güçlendirir.
6.
Kemoterapi hem hızlı çoğalan kanser hücrelerini, hem de kemik iliğinde,
sindirim sisteminde v.s.'deki hızlı büyüyen sağlıklı hücreleri yok eder
ve karaciğer, böbrekler, kalp, akciğerler v.s.'de organ tahribatına yol
açar.
7. Radyasyon kanser hücrelerini yok ederken; sağlıklı hücre, doku ve organları da yakar, yaralar ve zarar verir.
8.
Kemoterapi ve radyasyon başlangıçta tümörün küçülmesine yol açar.
Kemoterapi ve radyasyon tedavisinin uzaması tümörün daha fazla yok
olmasına yol açmaz.
9. Kemoterapi ve radyasyondan dolayı vücut çok
fazla toksin yüklenmesine maruz kalınca, bağışıklık sistemi ya
tehlikeye düşer, ya da yıkılır; dolayısıyla kişi çeşitli enfeksiyonlara
ve komplikasyonlara yenik düşer.
10. Kemoterapi ve radyasyon
kanser hücrelerinde mutasyona neden olabilir ve dirençlerinin artarak
yok edilmelerini zorlaştırabilir. Cerrahi işlem de kanser hücrelerinin
başka taraflara atlamasına neden olabilir.
11.
Kanser hücreleri ile savaşmakta etkili bir yöntem ise onları çoğalmak
için ihtiyaçları olan gıdalardan yoksun ve aç bırakmaktır. Kanser Hücreleri Aşağıdakilerle Beslenirler;
a)
Şeker kanser besleyicidir. Şekeri kesilerek kanser hücrelerinin önemli
bir gıdası kesilmiş olur. NutraSweet, Equal, Spoonful v.s. gibi
tatlandırıcılar zararlı olan Aspartam ile yapılırlar. Daha iyi bir
tatlandırıcı Manuka balı veya molastır ama az miktarda alınmalıdır.
Sofra tuzunda beyazlatıcı olarak kimyasallar bulunmaktadır. Daha iyi
bir seçenek Bragg'in aminosu veya deniz tuzudur.
b) Süt vücudun,
özellikle sindirim sisteminde, mukus üretmesine neden olur. Kanser
mukusla beslenir. Süt yerine tatlandırılmamış soya sütü tüketilerek
kanser hücreleri aç bırakılabilir.
c) Kanser hücreleri asitli
ortamda geliş irler. Et temelli diyet asittir ve sığır eti veya domuz
eti yerine bol balık ve az tavuk eti yemek en iyisidir. Ette, özellikle
kanserli kişilere zararı olan, canlı hayvan antibiyotikleri, büyüme
hormonları ve parazitleri bulunur.
d) %80 taze sebze ve meyve
suyu, kepekli tahıllar, tohumlar, nohutgiller ve biraz meyveden oluşan
bir diyet vücudu bazik (alkali) ortamda tutar. %20 de fasulye içeren
pişmiş gıdalardan oluşabilir. Taze sebze suları kolayca emilip 15
dakika içinde hücre düzeyine ulaşabilen ve sağlıklı hücreleri besleyen
ve çoğalmalarını hızlandıran canlı enzimler içerirler. Sağlıklı hücre
üretimi için gerekli olan canlı enzimlerin sağlanması amacıyla, taze
sebze (sebzelerin çoğunluğu ve fasulye filizi) yiyin veya suyunu için.
Günde 2-3 kez çiğ sebze yiyin. Enzimler 40o C'de yok olur.
e)
Yüksek kafein içerikli kahve, çay ve çikolatadan uzak durun. Yeşil çay
daha iyi bir seçenektir ve kanserle savaşan özellikleri vardır. Bilinen
toksinler ve ağır metaller içeren musluk suyu yerine arıtılmış veya
filtrelenmiş su içiniz. Damıtılmış su asittir, kaçınılmalıdır.
12.
Et proteininin sindirimi zordur ve çok sindirim enzimi ister.
Bağırsaklarda duran sindirilmemiş et çürür ve daha çok toksin
birikimine neden olur.
13. Kanser hücrelerinin duvarları sert
protein ile kaplıdır. Et yemekten kaçınarak veya azaltarak, kanser
hücrelerinin protein duvarlarına saldıran enzimler daha çok açığa çıkar
ve vücudun öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmelerini
sağlar.
14. Bazı destek maddeleri (IP6, Flor-ssence, Essiac,
anti-oksidanlar, vitaminler, mineraller, EFA'lar v.s..) bağışıklık
sistemini güçlendirerek, vücudun kendi öldürücü hücrelerinin kanser
hücrelerini yok etmesine yardımcı olur. E vitamini gibi diğ er destek
maddelerinin de, vücudun hasarlı, istenmeyen veya ihtiyaç olmayan
hücrelerin atılmasının normal yolu olan, apoptoziz veya programlanmış
hücre ölümüne yardımcı olduğ u bilinmektedir.
15. Kanser zihinsel,
bedeni ve ruhsal bir hastalıktır. Öngörülü ve olumlu bir ruh kanser
savaşcısını muzaffer yapar. Öfke, affetmezlik ve acı bedeni stresli ve
asitli bir ortama sokar. Seven ve affeden bir ruha sahip olmayı
öğrenin. Sakin olmayı ve hayatın tadını çıkarmayı öğrenin.
16.
Kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler. Günlük egzersizler ve
derin nefes alma hücre düzeyine kadar daha fazla oksijen alınmasına
yardımcı olur. Oksijen terapisi kanser hücrelerini yok etmek için diğer
bir yöntemdir.
John Hopkıns Hastanesi'nden Kanser Güncellemesi
1. Mikrodalga fırına plastik kap koymayınız.
2. Dondurucuya su şişesi koymayınız.
3. Mikro dalga fırına plastik ambalaj koymayınız.
4.
John Hopkins Hastanesi bunu yakın bir zamanda bülteninde yayınlamıştır.
Bu bilgi Walter Reed Ordu Tı p Merkezi tarafından da yayınlanmaktadır.
Dioksin kimyasalları kansere, özellikle de göğüs kanserine, neden
olmaktadır. Dioksinler vücudumuzun hücreleri için son derece
zehirlidir. Plastik şişelerdeki suyu dondurmayınız, çünkü bu plastiğin
içindeki dioksinin salınmasına neden olur.
Castle Hastanesi
Sağlıklılık Programı Yöneticisi Dr. Edward Fujimoto bu sağlık tehdidini
anlatmak için yakınlarda bir televizyon programına çıktı. Dioksinleri
ve bizim için ne kadar kötü olduklarını anlattı. Plastik kaplar
içindeki yiyeceklerimizi mikrodalga fırınlarda ısıtmamamız gerektiğini
söyledi. Bu özellikle de yağlı yiyecekler için geçerli. (İngilizce
metindeki fat sözcüğünün gerçek anlamı hayvansal yağdır.) Söylediğine
göre yağ, yüksek sıcaklık ve plastik kombinasyonu dioksinin gıdaya
geçmesine ve sonunda vücudumuzun hücrelerine ulaşmasına neden
olmaktadır.
Bunun yerine kendisi yemekleri ısıtmak için Corning
Ware, Pyrex gibi cam kaplar veya seramik kaplar kullanılmasını tavsiye
etmektedir. Yani hazır yemek ve çorbalar ısıtılmadan önce ambalajından
çıkarılıp uygun kaplara konulmalıdır.
Kâğıt uygundur, ama kâğıdın
içinde de ne olduğu bilinmemektedir. Sıcaklığa dayanıklı cam kap
kullanmak daha güvenlidir. Kendisi yakın bir zamanda fast food
restoranlarının plastik köpük kaplardan kâğıt kaplara döndüğünü de
hatırlattı. Nedenlerden biri dioksin sorunuydu.
Kendisi plastik
ambalaj malzemesi ile örtülmüş yiyeceklerin mikrodalga fırında
pişirilmesinin aynı derecede sakıncalı olduğunu da söyledi. Yiyecekler
radyasyona maruz kalıp ısınınca, yüksek sıcaklıkta plastiğin içindeki
zehirli toksinler eriyip yiyeceklerin üstüne damlamaktadır. Yiyecekler
plastik yerine kağıt havlu ile örtülebilir.
Tarih 08 Eylül 2008, 03:45. Yazan ugurlab.
Etiket:
accumunata, belirtiler, bulaşma, condyloma, hpv, korunma, kuluçka dönemi, risk faktörleri, tanı, tedavi
Condyloma accumunata- HPV ( Human Papilloma virus) 60 tan fazla virüse verilen ortak addır.Bu virüsler vücudun herhangi bir yerinde siğillere sebep olabilirler.Ancak bazıları cinsel yola bulaşır ve condyloma acuminata veya genitall siğil denilen hastalığı oluşturur.
Siğiller bu enfeksiyonun görünebilir belirtileridir ve ancak %30 olguda ortaya çıkmaktadır.Kalan %70 lik bölümde ise virüsler deri altında kalmakta ve herhangi bir belirti vermemektedir. Subklinik adı verilen bu belirtisiz formun kanser oluşumu ile bir bağlantısı olduğu düşünülmektedir.
Risk Faktörler:
20-24 yaşlar HPV virüsünün alınması için en riskli yaşlardır. Siz veya cinsel eşiniz birden fazla kişi ile ilişkiye giriyor ise risk artacaktır.Klamidya veya Herpes simpleks gibi başka cinsel ilişki ile bulaşan hastalığınız varsa risk artmaktadır.Hamilelik,doğum kontrol hapı kullanımı riski arttırmaktadır. Hodgkin, lösemi gibi bağışıklık sistemini baskılayan hastalıkları olanlarda risk artmaktadır.Beyaz ırkta daha fazla görülmektedir.Sigara içimi riski arttırmaktadır.
Belirtiler:
Çoğu zaman hastalık herhangi bir belirti vermemektedir.Hastaların yaklaşık %30 unda siğil oluşmaktadır. Siğiller kadınlarda vagina veya anüs çevresinde veya vulvada olabilir. Aynı zamanda kasıklarda, bacaklarda, boyunda, ağızda veya vücudun herhangibir yerinde de bulunabilirler.
Erkeklerde ise siğiller genellikle penis veya torbalardadır.Siğiller büyüklü küçüklü olabilirler. Tek veya kümelenmiş bir şekilde olabilirler. Bazen siğillerden oluşan küme bir karnıbahar görüntüsünde olabilir.Genellikle cilt renginde ve ağrısızdırlar. Bazen pembe veya gri renk alabilirler. Çok seyrek olarak kaşıntı, ağrı ve kanama yapabilir.
Bulaşma:
Vajinal, anal veya oral sex esnasında cildin cilde teması sonucu bulaşır.Virüs cildin zayıfladığı bir noktadan vücuda girer ve derinin derinliklerine doğru ilerler. Burada aylar hatta yıllar boyunca sessiz olarak kalabilir. HPV tanısı konmuş bir kişide virüs cinsel hayatın herhangi bir döneminde bulaşmış olabilir.
Kuluçka Dönemi:
Virüs HPV enfeksiyonu bulaşmış bir kişi ile ilişkiden 4-6 hafta sonra etkisini gösterir. Siğillerin oluşumu 9 ayı bulabilir.
HPV nin sağlık üzerine olası etkileri:
HPV ile enfekte olmuş kadınlarda vulva ve serviks kanseri riski artmıştır.Ancak sadece birkaç tipi (tip 16, 18, 31, 33, 35) kanser ile ilişkilidir.Bu tipler genellikle sessiz (subklinik) seyreden hastalığa sebep olurlar.
Tanı:
HPV için geliştirilmiş herhangi bir özel laboratuvar veya kan testi mevcut değildir, kültürü yapılamamaktadır. Bu nedenle çoğu zaman gizli kalır.Hastaların ancak % 30 unda oluşan siğiller görülerek tanı konulabilir.Bunun için doktorunuzun kolposkop adı verilen bir mercek kullanması
gerekebilir.Ayrıca bu bölgeye asetik asit uygulandığında HPV li ciltte beyazlaşma oluşur ve siğiller ortaya çıkar.Rutin olarak yapılan pap-smear testlerinde bulunan normal dışı bir bulgu HPV için uyarıcı olabilir; ancak pap-smear HPV ye özgü bir test değildir.Kanser şüphesi olan olgularda biyopsi alınması gerekebilir.HPV-DNA nın moleküler biyoloji teknikleri ile belirlenmesi ne dayanan
testler ülkemizde yaygın değildir.
Tedavi:
HPV nin tedavisi daha çok estetiğe yöneliktir. Çünkü virüsü yok edebilecek bir tedavi yoktur. Lezyonların boyutu, şekilleri, sayısı gibi etkenlere bağlı olarak çeşitli tedavi seçeneklerinden biri seçilebilir.Tedavi yöntemine bağlı olmaksızın 4 hastadan birinde siğiller 3 ay içerisinde
yineleyebilmektedir.
Tedavi seçenekleri:
Hiçbirşey yapılmaz: Herhangi bir tedavi uygulamadan siğillerin kendiliğinden uzaklaşması beklenebilir. Nonservikal siğillerde hastaların yaklaşık % 20-30 unda siğiller 3 ay içinde kendiliğinden kaybolabilmektedir.
Krioterapi: Siğiller likid nitrojen ile dondurulur. Nisbeten ucuz ve küçük siğillerde oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Uygulamanın yapıldığı yerde ağrı duyulabilir.
Kimyasallar
iğillerin uzaklaştırılması için birtakım kimyasal maddeler kullanılabilir.
Trikloroasetik asit: Siğiller tarafından emilir. Haftada bir tekrarlanır ve 6 hafta uygulanır.
Elektrokoterizasyon: Siğiller elektrik akımı ile imha edilir. Ağrının azaltılması için lokal anestezi uygulaması gerekebilir.
Lazer tedavisi: Siğiller laser ışını ile yok edilir. Genital bölgedeki ve ses tellerindeki büyük siğillerde yararlı olmaktadır. Diğer tedavi yöntemleri denendikten sonra uygulanır. Lokal anestezi ile yapılır. İz bırakması veya enfekte olması mümkündür. İşlemden sonra yaklaşık 3hafta boyunca ağrı kesici kullanmak gerekebilir. Pahalı bir tedavi yöntemidir.
İnterferon tedavisi
iğilin içine bu antiviral ilaç enjekte edilir. Ancak pahalı bir tedavi yöntemidir, yan etkileri fazladır ve diğer tedavilere çok fazla üstünlüğü yoktur. Bu sebeple fazla tercih edilmez.
Eşlerden herhangibirisi HPV tedavisi görüyorsa bu sırada cinsel ilişkiden kaçınmak uygun olacaktır. İlişki esnasındaki sürtünme iyileşmeyi engelleyebilir. Eşlerden biri tedavi görüyor, diğer eşte siğil yok ise bu eş için tedaviye gerek yoktur.
Korunma:
Kondom kullanılması kısmen koruyucu olabilmektedir. Çok eşlilikten kaçınılmalıdır. Spermisitlerin etkili olduğu kanıtlanmamıştır. Virüsün girişini engellemek için ciltte oluşabilecek küçük aşınmalardan kaçınmak gereklidir. Özellikle cinsel ilişki esnasında vajen kuru ise zedelenmelere
yol açabileceğinden yeterli ıslaklığı sağlayacak bir nemlendirme maddesi
kullanılması önerilir.
Kadınlar periyodik olarak pap smear yaptırmalı,şüpheli durumlarda hpv tanısı için gereken tetkiklere başvurulmalıdır.
Bazı çalışmalar yeşil lifli sebzelerle alınan yeterli folik asitin (400mg) HPV den korunma konusunda faydalı olabileceğini göstermiştir.
Şu anda araştırmacılar HPV için iki tip aşı geliştirmek için çalışmaktadırlar. Birinci tip aşı siğilleri ve prekanseröz doku değişikliklerini önlemek için, ikinci tip aşı ise cervical kanserlerin
tedavisi için kullanılmak üzere kullanılacaktır. Her iki tipte henüz araştırma aşamasındadır.
Mahir Özmen
Tarih 07 Eylül 2008, 20:36. Yazan ugurlab.
Etiket:
aşı, grip
|
|
|
İngiltere'de bilim adamlarının, tek doz uygulanacak ve bütün türlerine karşı ömür boyu koruma sağlayacak grip aşısı geliştirdikleri bildirildi.
|