| | Create free blog ( Türkçe , Русский , Deutsch , Español )
Google
13 "aşı" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"aşı" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Grip aşısı ve sıkça sorulan sorulara cevaplar...

Tarih 07 Ekim 2008, 13:45. Yazan ugurlab.  
Etiket: aşı, cevaplar, grip, sorular

Grip aşısı nasıl hazırlanır?

Grip aşısı, her yıl bir önceki mevsim en çok rastlanan grip virüslerinin türlerine göre yeniden hazırlanır. Bu amaçla, 80 ülkedeki 110 laboratuardan elde edilen bilgiler, Dünya Sağlık Örgütü'nde toplanarak her yıl dünyada en çok hastalık yapmış olan ikisi A ve biri B olmak üzere üç değişik virüs grubu belirlenir.

Aşı ne zaman yaptırılmalıdır?

Grip aşısı, grip salgınları başlamadan önce yaptırılmalıdır. Ekim ve kasım hatta aralık aylarında yapılabilir.

Aşının etkisi ne zaman başlar?

Grip aşısının etkisi yapıldıktan 2-3 hafta sonra ortaya çıkar. Bu nedenle bir grip salgınından en az 2 hafta önce yapılmalıdır

Koruyuculuk ne kadar sürer?

Genellikle 6-12 ay kadardır.

Kimlere aşı yapılması sakıncalıdır?

Ateşli bir hastalığı veya akut bir enfeksiyon tablosu olan hastalar ve yumurtaya, tavuk proteinlerine, neomisine, formaldehite, oktoksinole alerjisi olanlara yapılması sakıncalıdır.

Gebeler aşı olabilir mi?

Evet. Grip nedeniyle yüksek risk altında olan gebelere ilk üç aydan sonra grip aşısı yapılabilir.

Süt veren anneler aşı olabilir mi?

Evet. Bir sakıncası yoktur.

Grip aşısının sık görülen lokal yan etkileri nelerdir?

Aşı uygulanan yerde ağrı, şişlik, kızarma, morarma ve sertleşme gibi lokal reaksiyonlardır.

Grip aşısının sık görülen genel yan etkileri var mıdır?

Evet. Aşının genel yan etkileri; ateş, kırgınlık, titreme, yorgunluk, baş, eklem, kas ağrıları ve terlemedir.

Yan etkiler önemli midir?
Hayır. Aşının lokal ve genel yan etkileri önemli değildir, 1-2 gün içinde kendiliğinden düzelir.Tedavi gerekmez.

Grip aşısı deri döküntülerine yol açar mı?

Evet. Aşı olanların bazılarında seyrek olarak kaşıntı, kabartı ve kızarıklıklar görülebilir.

Grip aşısı anaflaksiye neden olabilir mi?

Evet. Çok seyrek olarak alerji komasına yani anaflaksiye neden olabilir.

Grip aşısının diğer önemli yan etkileri nelerdir?

Aşı yapılanlarda çok ender olmakla beraber, nevralji (sinir ağrısı), uyuşmalar, havale nöbetleri, beyin iltihabı gibi nörolojik belirtiler olabileceği bildirilmiştir.

Başka aşılarla beraber yapılabilir mi?

Evet. Farklı yerlere enjekte edilmek şartıyla diğer aşılarla aynı zamanda da yapılabilir.

Aşı nereye yapılmalıdır?

Aşı kas içine veya deri altına yapılabilir. Erişkinlerde kol kası, küçük çocuklarda bacak kası uygun yerlerdir. Aşı asla damar içine verilmemelidir.

Aşı yapılırken nelere dikkat edilmelidir?

Aşı yapılmadan önce oda sıcaklığına getirilmeli ve yapılmadan önce iyice çalkalanmalıdır.

Küçük çocuklar da aşı olabilir mi?

Evet. Grip aşısı 6 aylıktan büyük çocuklara yapılabilir.

Aşının dozu nasıldır?

Grip aşısı erişkinlere ve 3 yaşından büyüklere tek doz olarak 0.5 ml yapılır. 6 aylıktan 36 aylığa kadar olan çocuklara yarım doz aşı (0.25 ml) yapılır. İlk defa aşı yapılacak olan 8 yaşından küçük çocuklara 4 hafta sonra ikinci bir doz aşı yapılmalıdır.

Kimler mutlaka aşı olmalıdır?

Risk altındaki kişilerin ve gribe yakalanmak istemeyen herkesin grip aşısı olması gerekir. Ayrıca, doktor, hemşire gibi sağlık personeli ile huzurevlerinde çalışanlar da grip aşısı olmalıdırlar. ayrıca hastalıkları nedeniyle aspirin kullanan kişilerde grip aşısı olmalıdır. Çünkü bu kişiler reye sendromu açısından risk altındadır.

Kimler risk altındadır?

65 yaşından yaşlı olanlar, huzur evlerinde yaşayanlar, kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda gribin riski daha yüksektir.

Grip aşısı ne kadar etkilidir?

Grip aşısının etkinliği, aşı içinde bulunan virüs tipleri ile salgına neden olan virüs tipleri arasındaki uygunluğa göre değişir. Grip aşısı ideal şartlarda %70-80 oranında koruma sağlar.

Grip aşısının etkinliği yaşa göre değişir mi?

Evet. Aşının koruyuculuğu gençlerde yaşlılara göre daha fazladır.

Grip aşısının yaşlılardaki etkisi nasıldır?

Aşının yaşlılarda grip nedeniyle hastaneye yatışları %50, zatürree riskini %60  ve ölüm riskini de %70 oranında azalttığı bilinmektedir.

Grip aşısı kuş gribine karşı da etkili midir?

Hayır. Grip aşısının kuş gribine karşı hiçbir koruyuculuğu yoktur. Ancak kuş gribi virüsü insan grip virüsünden genetik materyal alış-verişi yaparak insanda enfeksiyon yapma özelliği kazanmıştır. Bu genetik alış verişin tamamlanması durumunda insandan insana yayılan ve salgına yol açan yeni bir virüs oluşabilir. Grip aşısı yaptıran kişiler dolaylı yoldan kuş gribine karşı korunmuş olur.

Kortizon grip aşısını etkiler mi?
Evet. Kortizon ve bağışıklığı etkileyen ilaç (immunsüpresif) kullananlarda aşının etkinliği daha düşüktür.

Piyasada satılan çeşitli markalar arasında fark var mıdır?

Hayır. Piyasada satılan tüm aşılarda bulunan virüsler Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği virüslerdir.

Kanserli hastalar grip aşısı olabilirler mi?

Evet. Kanserli hastalar da grip aşısı olabilirler.

Grip aşısı gribe neden olur mu?

Hayır. Çünkü aşıda virüsün kendisi değil onun antijenleri vardır. Aşı olduktan sonra ateş çıkması enfeksiyona değil, bağışıklık sisteminin tepkisine bağlıdır.

Bu grip aşısı olan gelecek sene aşı olmazsa ne olur?

Grip aşısı her yıl olunmalıdır, çünkü aşı içindeki virüs türleri yıldan yıla farklıdır. Bir yıl aşı olup gelecek sezon aşı olmayanlarda grip riski yüksektir.

Uz Dr Uğur Kostakoğlu

Enfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Grip tarihe karışıyor!

Tarih 07 Eylül 2008, 20:36. Yazan ugurlab.  
Etiket: aşı, grip




İngiltere'de bilim adamlarının, tek doz uygulanacak ve bütün türlerine karşı ömür boyu koruma sağlayacak grip aşısı geliştirdikleri bildirildi.


The Daily Mail gazetesinin haberinde, Oxford Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan araştırmalar sonucunda geliştirilen aşının klinik denemelerinin başlatıldığı belirtildi. Klinik denemelerde başarı sağlanması ve yaygın üretime geçilmesi halinde her yıl grip aşısı ihtiyacının ortadan kalkacağını kaydeden gazete, "Eğer aşının denemeleri başarıya ulaşırsa, bu, her yıl değişik türde aşı geliştirme ihtiyacını ortadan kaldırdığı gibi, önceden aşı stoku yapılabilmesine de olanak verecek" diye yazdı.


Oxford Üniversitesinde aşı projesini geliştiren ekibin başkanı Dr. Sarah Gilbert, aşının denemeleri sonucunda güvenli ve etkili olduğunun kanıtlanması halinde 5 yaşından itibaren herkese uygulanabileceğini söyledi.

Alıntı

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

AŞI DANIŞMA MERKEZİ

Tarih 21 Mayıs 2008, 19:26. Yazan ugurlab.  
Etiket: aşı, aşı ile korunulan hastalıklar, aşılar, boğmaca, difteri, grip, hemafilus influenza, hepatit, kabakulak, kızamık, kızamıkçık, pnomokok, su çiceği, tetanoz, yan etkiler, çocuk felci

AŞI DANIŞMA MERKEZİ

100 yılı aşkın bir süredir sadece aşı ve aşıyla korunabilir hastalıklar hakkında yaptığı çalışmalarla Ülkemizde olduğu gibi Dünyada da referans olan sanofi pasteur, 2004 yılı sonunda Sanofi-Aventis birleşmesi sonucunda, sanofi pasteur olarak hizmet vermeye devam etmektedir.

"Sağlıklı Yaşam İçin İlk Aşama Doğru ve Bilinçli Aşılama" felsefesinin savunucusu merkezimiz 1996 yılı itibarıyle geniş bir bilgi bankası oluşturduktan sonra 1 Nisan 1997'den beri değerli Türk Hekimleri, tüm sağlık personeli çalışanlarına ve değerli halkımıza hizmet “sunmaya başlamıştır. Bulaşıcı hastalıklar ve bu hastalıkların oluşturabileceği kalıcı etkilerinden koruyabilmekte öncülük etmeyi bir görev kabul eden merkezimiz sadece sanofi pasteur ürünleri hakkında bilgi vermekle sınırlı olmayıp, Dünyada ve Türkiye'de mevcut aşılar hakkında tıbbi etikten ödün vermeden her türlü medikal soruyu cevaplandırmaktadır. Merkezimizde sizlerden gelebilecek her türlü sorulara yönelik vereceğimiz cevaplarımızı gerekirse literatür ile destekleyebileceğimiz bir kütüphanemiz mevcuttur. Ayrıca Tıp Camiası'nda yayınlacak tüm yeni araştırmaları ve verilerini takip edebilmek üzere İnter-Net aracılığıyla Med-Line taraması tarafımızdan yapılabilmektedir.

Aşı Danışma Merkezi'mize mesai saatleri içinde 0800 211 33 31 nolu telefon numaramızdan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Mesai saatleri dışında ise ertesi gün sizlere ulaşabileceğimiz şekilde kurulmuş olan sistemimiz sayesinde vereceğimiz hizmeti 24 saate yayabilmekteyiz. Tüm Sağlık Mensuplarına kendi alanında yetkili kişilerle hizmet veren merkezimiz kurulduğu günden bugüne Türk Tıp Camiasına her zaman doğru ve en iyi hizmeti vermek için çalışmaktadır.

 http://www.asidanisma.com/_index/index.asp

 

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

2 yaşına kadar aşı takvimi

Tarih 23 Mart 2008, 23:05. Yazan ugurlab.  
Etiket: aşı, boğmaca, difteri, hemofilusinfluenza, hepatit a, hepatit b, kabakulak, kızamık, kızamıkçık, pnomokok, polio, suçiceği, tetanoz, çocuk



  
Doğduktan Hemen Sonra: Hepatit B aşısı

1.ay: Hepatit B aşısı

2.ay: DBT-IPV-HIB aşısı ve BCG aşısı
Pnömokok aşısı

4.ay: DBT-IPV-HIB aşısı
Pnömokok aşısı

6.ay: DBT-IPV-HIB aşısı ve Hepatit B aşısı
Pnömokok aşısı

9.ay: Kızamık aşısı

12.ay: Suçiçeği aşısı

13ay: Pnömokok aşısı

14.ay: Hepatit A aşısı

15.ay: Kızamık, kızamıkçık, kabakulak (MMR) aşısı

18.ay: DBT-İPV-HİB aşısı

20.ay: Hepatit A aşısı

Yaşamımıza yeni bir anlam katan bebeklerimizin aşı ile korunabilmelerinin mümkün olduğu hastalıklar ve bu aşılar hakkında bilgili olmamız önem taşır.

Bu tür hastalıklardan korumada bağışıklama çalışmalarına önem verilmesi en tutarlı çözüm olmaktadır. Bu sayede bebek ölümleri azalacak, sağlıklı bir nesil yetişecek ve gelişmiş bir toplum olmanın da en önemli göstergelerinden birisine ulaşmayı başaracağız. Hiçbir aşı %100 güvenli değildir. Hiçbir girişim de tamamen risksiz değildir.

Bu bölümde siz değerli anne ve babalarımızı aşı ile korunabilir hastalıklar ve primer aşılar konusunda kısaca bilgilendirmek istiyoruz.

Verem (BCG) Aşısı
Verem hastalığı dünyada ve ülkemizde halen önemini koruyan bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütünün önerileri doğrultusunda ülkemizde verem aşısı (BCG aşısı) iki doz olarak, yaşamın ilk üç ayı içerisinde ve ilkokul yıllarında uygulanmaktadır. Sol omuza cilt içine uygulanan aşıdan sonra o bölgeye 2 gün su temas ettirilmemesi gerekmektedir.

Su Çiçeği Aşısı
Suçiçeği, içi sıvı dolu döküntülerle kendini gösteren bulaşıcı bir hastalıktır. Belirtiler, virüs ile temas ettikten 12–15 gün sonra baş ağrısı, ateş, karın ağrısı ve halsizlik şeklinde başlar. 1–2 gün sonra, öncelikle kafa derisinde, yüz ve gövdenin üst kısımlarında, daha sonra kol ve bacaklarda döküntüler görülür. İnsandan insana soluma, öksürme, hapşırma, döküntülerle temas etme yoluyla bulaşır.

Suçiçeği son derece bulaşıcı bir hastalık olduğu için çocukların kreş, okul gibi toplu bulundukları ortamlarda çok kolay yayılır. Döküntülerin ortaya çıkmasının 1–2 gün öncesi ile 4–5 gün sonrası arasında hastalık bulaşıcı safhadadır.

Suçiçeğinin kesin tedavisi yoktur. Genellikle 7–10 gün içerisinde kendiliğinden iyileşir. Ateş düşürücü ve kaşıntıyı engelleyici ilaçlarla destek tedavisi uygulanabilir. Hafif seyirli bir hastalık olarak bilinmesine karşın bazen hem çocuklar, hem de erişkinlerde ciltte estetiği bozabilecek kalıcı izlere yol açan süper enfeksiyonlar, hastanede tedavi gerektiren zatürree, beyin dokusu iltihabı vb. ağır enfeksiyonlara ve bazı vakalarda ölümlere yol açabilen suçiçeğinin bağışıklık sistemini baskılayan kronik hastalığı bulunan çocuklarda komplikasyonlu geçirilme olasılığı ve ölüm riski yükselmektedir.

Suçiçeğini geçirmiş olanlar bu hastalığa bir daha yakalanmazlar. Ancak hastalığın sorunsuz atlatılması kesin olmadığından ideal olanı korunma, yani suçiçeği aşısı olmaktır. Aşı, bu hastalığa karşı vücutta oluşturduğu koruyucu antikorlarla yoluyla bağışıklık sağlar. Aşı sayesinde hastalığın geçirilmesi engellenerek:

Ciltteki yara izlerinin oluşumu önlenmiş olur.

Hayati tehlike yaratabilen komplikasyon riski ortadan kaldırılır.

Çocuğun okula devamsızlığı ve onunla ilgilenecek anne-babanın işe devamsızlığı önlenmiş olur.

Semptomatik ilaçların getireceği maddi yük ortadan kaldırılır.

Çocuğun ve anne-babanın hissedeceği sıkıntı, endişe, huzursuzluk önlenir.

İleri yaşlarda görülebilen zona hastalığı olasılığı azaltılır.

Suçiçeği aşısı
1 yaşından büyük ve daha öncesi suçiçeği geçirmemiş tüm çocuklara tek doz olarak uygulanabilir. Çocuğunuz suçiçeği geçirmemişse kreş veya okula başlarken mutlaka aşılanmalıdır.

Hepatit A Aşısı
Hepatit A, halk arasında “Bulaşıcı Sarılık” adı ile bilinen ve karaciğerin iltihabı şeklinde kendini gösteren, Hepatit A virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır.

Virüs ile temas ettikten yaklaşık 4 hafta sonra ateş, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, halsizlik gibi belirtiler gözlenir. Bir hafta kadar sonra sarılık başlar. Sarılık, en kolay şekilde gözlerin beyaz kısmında fark edilir. Bu arada idrarda koyulaşma ve dışkının renginde açılma görülür. Bu belirtiler 3-6 hafta kadar sürdüğü gibi bazı olgularda 6 ay kadar devam edebilir, ya da kötüleşerek tekrarlayabilir.

Bazı küçük çocuklar Hepatit A’yı bu belirtilerin hiçbiri görülmeden geçirebilirler. Ancak hepatit A ile daha ileri yaşlarda karşılaşan bir bireyde belirtilerin şiddeti ve hastalığın ciddiyeti yüksektir.

Hepatit A virüsü, hastalığı geçiren kişinin dışkısında yoğun olarak bulunur. Bu dışkının temizlik ve sanitasyon koşulları iyi olmayan ortamlarda yiyecek ve içeceklere, hatta su şebekelerine karışması ve diğer kişiler tarafından tüketilmesi sonucu virüs kolaylıkla bulaşabilir. Hijyenik olmayan şartlarda üretilmiş hazır gıdaların veya iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerin tüketilmesi, yeterince temiz olmayan yüzme havuzlarının kullanılması ve çocukların toplu bulundukları kreş ve okullar, Hepatit A’nın yayılması için uygun birer yoldur.

Virüsü alan kişiler, hastalanmadan 2 hafta öncesi ve belirtilerin başlamasından 1 hafta sonrasına kadar hastalığı bulaştırırlar. Belirti göstermeden hastalığı geçiren küçük çocuklar da bulaşmada sessiz birer kaynak konumundadırlar. Hepatit A, hayati fonksiyonu en önemli organlarımızdan biri olan karaciğerin iltihabıdır.

Hastalığın belirli tedavisi yoktur, normal şartlar altında hasar bırakmadan kendiliğinden iyileşir. Ancak, bazı kişilerde yoğun hastane tedavisi gerektiren karaciğer yetmezliğine, hatta ölüme yol açabilir. Küçük bir çocuk hastalığı belirtisiz geçirse dahi, farkında olmadan virüsü çevresindeki, bu hastalıktan daha ağır etkilenecek bireylere bulaştırabilir. Kronik karaciğer hastalığı bulunan çocukların Hepatit A geçirmeleri halinde hastalık çok daha ciddi seyreder.

Hepatit A, temizlik ve sanitasyon koşulları yetersiz ortamlarda hızlı yayılır. Ellerin sık yıkanması, bulaşma olasılığı bulunan besinlerin çok iyi yıkanması, pişirilmesi, suların kaynatılması gibi genel hijyenik önlemler bulaşma riskini azaltsa da tamamen engelleyemez.

Bugün Hepatit A hastalığından tam korunmanın en etkili ve güvenilir yolu hepatit A aşısı olmaktır. Daha önce Hepatit A geçirmiş olan kişiler bu hastalığa karşı bağışıklık kazanmışlardır. Ancak henüz geçirmeyenler, her an virüsle temas riski taşırlar. Çocukların hijyenik önlemleri çok iyi bilmemeleri nedeniyle risk bu dönemde yüksektir. Dolayısıyla 2 yaşını bitiren çocuklar öncelikli olmak üzere daha önce hastalanmamış herkesin hepatit A aşısı olması önerilir.

Aşı ilk yıldan sonra 1. doz ve 6 ay sonra 2. doz şekilde toplam 2 doz uygulanır.

Hepatit B Aşısı
Hepatit B, halk arasında “Sarılık’’ adı ile bilinen ve karaciğerin iltahabı şeklinde kendini gösteren, Hepatit B virüsünün neden olduğu kronikleşen, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.

Virüs ile temas ettikten yaklaşık 2-6 ay sonra halsizlik, iştah kaybı, bulantı, deride ve göz aklarında sararma, idrar renginde koyulaşma, karın ağrısı gibi belirtiler gözlenir. Bazı vakalarda hiçbir belirti görülmeyebilir.

Hepatit B virüsü, başlıca kan ve vücut sıvılarında (tükürük, idrar, ter, semen, vajinal salgı vb.) bulunur. En yüksek bulaşma riskleri, kanla direkt ya da dolaylı temas, cinsel ilişki ve doğum esnasında kronik Hepatit B hastası anneden bebeğe Hepatit B virüsü bulaşması halinde hastalığın kronikleşme olasılığı çok yüksektir.

Diğer yandan, hepatit B virüsünün vücut dışında 7 gün gibi uzun süre canlı kalabilmesi nedeniyle steril olmayan aletlerle yapılan cerrahi müdahale, diş muayene-tedavileri ve sünnet, berber aletlerinin ya da kişisel temizlik ve bakım eşyalarının ortak kullanımı, Hepatit B hastalığının bulaşmasında aktif rol oynarlar. Hastalığın bulaşması için derideki ince bir sıyrıktan ya da mukozadan çok az miktarda kanın vücuda girmesi yeterli olabilir.

Hepatit B, hayati fonksiyonu en önemli organlarımızdan biri olan karaciğerin iltihabıdır. Hastalığın belirli tedavisi yoktur, genellikle hasar bırakmadan kendiliğinden iyileşir. Ancak, bazı kişilerde yoğun hastane tedavisi gerektiren karaciğer yetmezliğine, hatta ölüme yol açabilir.

Bazı kişilerde ise Hepatit B iyileşmez, kronikleşir. Hasta, hiçbir hastalık belirtisi göstermemesine karşın virüs karaciğeri tahrip eder. Bu uzun süreç içinde hasta, virüsü çevresindeki kişilere bulaştırmaya devam eder. Vücudun zayıf düştüğü bir dönemde, siroz veya karaciğer kanseri gelişmesine neden olur. Hepatit B, dolaylı bir temasla her an bulaşabilecek bir hastalık olması nedeniyle mümkün olan en erken yaşta etkin bir şekilde korunmayı gerektirir.

Bugün tek etkin yöntem, hepatit B aşısı olmaktır. Hastalığı geçirmiş ve kronikleşmeden tamamen iyileşmiş, ya da aşılanarak hiç hastalanmadan korunmuş kişilerde Hepatit B’ye karşı antikorlar bulunur. Koruyucu antikorların anneden bebeğe geçmemesi nedeniyle henüz yeni doğmuş bebeklerin aşılanmaları gerekir.

1. doz doğumda, 2. doz bir ay sonra, ve 3. doz doğumdan 6 ay sonra yapılmak üzere toplam 3 doz ile Hepatit B’ye yaşam boyu korunmak mümkün olabilmektedir. Daha önce aşı olmamış, ve virüsle temas etmemiş herkes, yine aynı şema ile 3 doz aşı olarak korunabilirler.

Kızamık, Kızamıkcık, Kabakulak (MMR) Aşısı
Kızamık, ciltte kırmızı döküntülerle kendini gösteren, bulaşıcı solunum yolu hastalığıdır. Virüsle temastan 10–12 gün sonra başlayan ateş, öksürük ve burun akıntısı ilk belirtileri oluşturur. İki-üç gün içinde kafa derisi, yüz ve boyunda başlayan el ve ayaklara kadar yayılan kırmızı döküntüler gözlenir. Son derece bulaşıcı olan kızamık, döküntülerin ortaya çıkmasından birkaç gün öncesi ile birkaç gün sonrası arasında bulaşıcı safhasındadır. Virüs, öksürme ve hapşırma ile havaya saçılarak yine solunum diğer kişilere bulaşır.

Kızamık, zatürree, beyin dokusu iltihabı, ölüme ve sakatlıklara neden olan komplikasyonlarla seyredebilir. Ateş, lenf bezlerinde şişkinlik, ciltte yüzden başlayıp yayılan pembe döküntüler, kızamıkçığın tipik belirtileridir. Virüs, öksürme ve hapşırma ile havaya saçılarak yine solunum yoluyla diğer kişilere bulaşır.

Kızamıkçık, özellikle gebe kadınların maruz kalması halinde bebekte ağır sakatlıklara neden olabilen bir hastalıktır. Bebek doğurmayı planlayan bir anne adayı kızamıkçığa karşı bağışık olması gerekir. Kabakulak, kulak altındaki lenf bezlerinin iltihabı ile kendini gösteren, kabakulak virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Ateş, baş ağrısı, kulak altında (tek ya da çift taraflı) şişkinlik, kabakulağın tipik belirtileridir.

Beyin zarı veya dokusu iltihabı, pankreas, testis, yumurtalık iltihabı ve sağırlık, kabakulak geçiren çocuklarda rastlanması olası komplikasyonlar arasındadır. Özellikle ileri yaşlarda bu hastalığa maruz kalan erkeklerde kısırlık daha sık görülebilen bir komplikasyondur.

Bu üç hastalıktan ve yukarıda sıralanan olası komplikasyonlarından koruma yolu, aşı olmaktır. Bugün bu üç hastalığa karşı geliştirilmiş aşılar tek bir enjektörde toplanmıştır.

Böylece uygulanacak kızamık-kızamıkçık-kabakulak (MMR) aşısı ile her üç hastalığa karşı bağışıklık kazanılmış olacaktır.

MMR aşısı 9. ayında 1 doz kızamık aşısını olmuş bebeklere 15. ayda 1 doz ve 5-6 yaşlarında 1 doz olmak üzere toplam 2 doz uygulanır. 9.ayda kızamık aşısı yapılmamış olan bebeklere 12. ayda 1 doz ve yine 5-6 yaşlarında 1 doz uygulanır. Bu üç hastalıktan herhangi birini geçirmiş olmak, üçlü kombine aşının uygulanmasına engel teşkil etmez.

Difteri, Boğmaca Tetanos (DBT) Aşısı
Difteri ateş, halsizlik ve solunum güçlüğü ile seyreden bulaşıcı bir hastalıktır. Öksürme ve aksırma ile havaya yayılan bakteri, ağız, boğaz ve buruna yerleşerek enfeksiyona yol açar. Hastalanan her 10 kişiden 1’i her türlü tedaviye rağmen solunum yollarının tıkanması, kalp yetmezliği ve felçler nedeniyle yaşamını kaybeder. Boğmaca, çoğunlukla 2 yaşından küçük çocuklarda görülen, nefes almayı engelleyecek biçimde öksürük nöbetlerine neden olan, bakteriyel bir enfeksiyon hastalığıdır.

Tetanos, varlığını genellikle toprakta sürdüren bir bakterinin, vücuda yara ve kesiklerden girerek yol açtığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Vücut kaslarının sertleşmesi, kasılması ve çene kilitlenmesi şeklinde seyreden hastalığa, bu bakterinin salgıladığı toksinler neden olur.

Çocuk Felci (IPV), Hib (Menenjit) Aşısı
Çocuk felci, polio virüsünün neden olduğu bir hastalıktır. Solunum yolu ile bulaşan ve tedavisi olmayan bu hastalık, kalıcı sakatlıklara ve hatta ölüme neden olabilir. Günümüzde polio virüsünün yeryüzünden silinmesi amacıyla yoğun aşılama programları uygulanmaktadır.

Hib menenjiti, Hib (hemofilus influenza tip b), özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda, başta beyin zarı iltihabı (menenjit) ve zatürree olmak üzere ölümle sonuçlanabilen bir çok ağır hastalığa yol açabilen bir bakteridir. Bu bakterinin sorumlu olduğu hastalıklardan Hib menenjiti, erken ve uygun tedaviye rağmen her 5 vakanın 1’inde işitme kaybı, zeka geriliği, felç ve epilepsi gibi nörolojik komplikasyonlar doğurabilir. Komplikassyonlu vakaların %3-8’i, ölümle sonuçlanır.

Solunum yoluyla kolayca bulaştığı için özellikle yuva, kreş, anaokuluna giden çocuklarda Hib enfeksiyonları fazla görülür. Hib menenjiti en önemli yaşamsal organ olan beynin zarlarını etkilediği için geri dönüşü olmayan zararlar verebilir.

Bu 5 hastalıktan korunmanın yolu, aşı olmaktır. Günümüzde 5 ayrı aşı yerine tümünün tek bir enjektörde toplandığı karma aşılar geliştirilmiştir.

Bu 5 hastalığa karşı geliştirilen karma aşı, çocuklara 2., 4., 6. ve 18. aylarında uygulanmalıdır. 5-6 yaşına geldiklerinde difteri-tetanoz-boğmaca 3’lü karma aşı ve çocuk felci aşısı yapılmış olan çocuklara tekli (monovalan) Hib aşısı uygulanabilir. Ülkemizin bölgesel özelliği dikkate alındığında ağızdan verilen oral poio aşısı önemini korumaktadır.İlk 2 dozun aşıya bağlı felç riskini ortadan kaldırmak için IPV olarak yapılması önerilebilir. İlk 2 dozdan sonra en az 1 veya 2 doz oral polio aşısı yapılmalıdır. Oral polio uygulandıktan sonra bebek hemn emebilir yada beslenebilir.

Pnömokok Aşısı

Pnömokoklar çocuklarda özellikle ülkemizde en sık orta kulak iltihabı ve zatürre nedenleri arasındadır. Özellikle son zamanlarda kullanmaya başladığımız bu aşı doğumdan sonra ikinci aydan itibaren başlayarak 1-2 ay ara ile 3 doz, 12-15 arasında tek doz önerilmektedir. İlk kez aşılanacak 2-9 yaş arasındaki çocuklara ise tek doz önerilmektedir. En sık yan etkisi aşı sonrası gelişen ateş ve huzursuzluktur.

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Aşılama Hakkında Bilinmesi Gerekli Olan 10 Önemli Soru

Tarih 14 Aralık 2007, 00:56. Yazan ugurlab.  
Etiket: aşı


1."Çocuğum neden aşılanmalıdır?” 

Çocukluk çağında ciddi komplikasyonları olan ve hatta ölümle sonuçlanabilen ve çok tehlikeli olan bulaşıcı hastalıklardan çocuklarımızın korunmaları için mutlak suretle aşılanmaları gereklidir.

2."Aşılar çocukları hangi hastalıklardan korurlar?"

Verem
Polio “Çocuk Felci”
Difteri
Boğmaca
Tetanoz
Kızamık
Kızamıkçık
Kabakulak
Haemophilus influenzae tip b (Hib hastalığı)
Hepatit B
Hepatit A
Suçiçeği
Pnömokok Hastalığı

3. "Çocuğumun kaç kere aşılanması gereklidir?" 

Aşağıdaki aşıların yapılmasına doğumdan sonra veya bebek iki aylık olunca başlanır ve büyük bir çoğunluğu bebek 2 yaşına varıncaya kadar bitirilir. Bunlar:

“Ulusal Aşı Programımızda” yer alan aşılar (Ulusal Aşı Programımızda” yer alıp, TC Sağlık Bakanlığı tarafından çocuklara yapılması zorunlu olarak ilan edilen aşılardır ve Sağlık Ocaklarında ücretsiz olarak yapılmaktadır.)
3 doz Polio “Çocuk felci” aşısı
4 doz difteri/boğmaca/tetanoz (DBT) aşısı
4 doz Hib aşısı
3 doz hepatit B
Verem aşısı (BCG)
1 doz Kızamık Kızamıkçık Kabakulak aşısı
Dünya Sağlık Teşkilatının Önerdiği ancak “Ulusal Aşı Programımızda” yer almayan aşılar Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) çocukluk çağında yapılmasını önerdiği aşılar olup, ücret mukabilinde çocuk hekimi muayenehanelerinde yapılabilmektedir.
1 doz suçiçeği aşısı
2 doz Hepatit A aşısı 

4. "Aşılar emniyetli midir?" 

Aşıya bağlı ciddi reaksiyonlar çok nadir de olsa görülebilir. Ancak aşılanmamış çocuklarda oluşabilecek ciddi hastalıkların riski, aşılara bağlı ciddi reaksiyonlardan çok daha fazladır.


5. "Aşıların yan etkileri var mıdır?" 

Evet, aşılamalardan sonra yapılan aşıya bağlı olarak yan etkiler görülebilir. Bunlar; hafif ateş, döküntü ve aşı yerinde ağrıdır. Bu gibi bulgular normal olup, korkutmamalıdır. Bu konuda sağlık çalışanları size daha geniş açıklamalar verecektir.


6. "Çocuğumda ciddi bir reaksiyon olduğunda ne yapmalıyım?" 

Çocuğunuzda ciddi olduğunu düşündüğünüz herhangi bir süregen veya ciddi durum olduğunda doktorunuza telefon edin veya doğrudan çocuğunuzu doktoruna götürün.

7. "Çocuğumun aşılarına okulunda başlanamaz mı?" 

Çocuğunuzun aşılanmasına doğumdan hemen sonra veya 2 aylık olduğunda başlanmalı ve yaşına gelene kadar bitirilmelidir. Böylece çocuğunuza kreşlerde veya okulda da hastalık bulaşmasını önlemiş olursunuz. Daha da önemlisi 5 yaşın altındaki çocukların bağışıklık sistemleri henüz tam olarak olgunlaşmadıklarından, aşılanmamış olan bu çocuklar bu ciddi enfeksiyon hastalıklarına karşı koyamazlar ve bunlarda ciddi hastalık belirtileri ortaya çıkar.


8. "Aşı Kartı tutulması neden çok önemlidir?"

Aşı kartının tutulması, size ve sağlık personeline çocuğunuza yapılmakta olan aşıların takibinde büyük kolaylık sağlayacaktır. Aşı kartı, çocuğunuza henüz ilk aşısı yapılırken düzenlenmeli ve her defasında yapılan aşılar işaretlenmelidir. Bu uygulama size başka bir yere göç ettiğinizde, başka bir hekime veya sağlık teşkilatına müracaat ettiğinizde ve çocuğunuz kreşe veya okula başladığında çok yardımcı olacaktır. Her doktora başvurduğunuzda “Aşı kartını” yanınızda götürmeyi unutmayın.

9. "Aşıları nereden ücretsiz temin edebilirim?" 

Sağlık Bakanlığının düzenlediği “Ulusal Aşı Programı”na dahil olan Verem, Çocuk Felci “Polio”, Difteri, Boğmaca, Tetanoz, Kızamık Kızamıkçık ve Kabakulak, Hepatit B ve Haemophilus influenzae tip b (Hib aşıları ücretsiz olarak Sağlık ocaklarında yapılmaktadır. Diğer, Hepatit A ve Suçiçeği aşıları ise Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) çocukluk çağında yapılmasını önerdiği aşılar olup, ücret mukabilinde çocuk hekimi muayenehanelerinde yapılabilmektedir.

10. "Daha fazla bilgiyi nerelerden alabilirim?" 

Daha fazla bilgi için doktorunuza veya size en yakın Sağlık Ocağına başvurabilirsiniz. 

Kaynak:
http://www.asicalismagrubu.org/sss.asp

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Grip, kalp krizi nedeni olabilir

Tarih 05 Aralık 2007, 21:50. Yazan ugurlab.  
Etiket: aşı, grip, kalp, kriz

Araştırma kapsamındaki 11 bin 892 kişinin kalp krizinden, 23 bin kişinin de kronik kalp hastalıklarından öldüğü, kalp krizinden ölümlerin grip sezonunda üçte bir oranında, kronik kalp hastalığından ölüm riskinin de onda bir oranında arttığı saptandı. Araştırma ile gribin kalp krizlerinin önemli bir tetikleyicisi olduğu ortaya kondu. http://www.tgrthaber.com/news_view.aspx?guid={0965A81C-589D-4302-8133-50B666884322}

Grip aşısı olmayı unutmayınız...

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Kuduz vakalarında saatler bile önemli

Tarih 05 Aralık 2007, 21:41. Yazan ugurlab.  
Etiket: aşı, kuduz, ısırık

Erzurum'da kuduz olan sokak köpeğinin saldırısına uğrayan 3 yaşındaki Sudenaz Tanhaş, yaşama mücadelesini kaybetti. Sudenaz'ı yüzünden ısıran kuduz köpek, hastalağın çok çabuk yayılmasına neden oldu. Uzmanlara göre böyle vakalarda bırakın günleri, saatler bile çok önemli... 
....

Kuduz mikrobu eğer beyne yakın bir yerden vucuda girerse, hastalık aniden etkisini gösteriyor. Tedavi tam yapılsa bile, ısırığın ardından aşının yapılma zamanı hayatta kalma şansını belirliyor.
...

http://www.tgrthaber.com/news_view.aspx?guid={C553BF27-042D-4DF5-87DE-48A5E28DEDA8}

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

"Sen Kork Pnömokok"...

Tarih 22 Kasım 2007, 12:30. Yazan ugurlab.  
Etiket: aşı, pnomokok, sağlık, çocuk

Dünyada her 30 saniyede bir çocuk pnömokok mikrobunun neden olduğu hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor, her yıl binlercesi de sakat kalıyor.
Peki önlenebilir çocuk ölümlerinin başta gelen sebeplerinden biri olan pnömokok nedir?Hastalıklarından korunmak için neler yapılmalı?
"Sen Kork Pnömokok" kampanyası ile halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan 5 dernek, Türkiye'deki çok düşük seviyedeki hastalık bilinilirlik düzeyini önemli ölçüde arttırmayı hedefliyor. 
http://www.tgrthaber.com/news_view.aspx?guid={77740369-5359-4573-BEC6-B1D3BF2BB969}

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Grip spreyi aşı yerine geçer mi?

Tarih 25 Eylül 2007, 17:42. Yazan ugurlab.  
Etiket: aşı, grip, sprey

* Doktor bey, iğne olmaktan gerçekten çok korkuyorum. Ancak her yıl gribe yakalanmaktan da bıktım. Sprey şeklinde grip aşısı olduğunu duydum. Sprey, aşı kadar etkili mi, aşının enjeksiyon dışında başka alternatifi var mı? Deniz Y./ Adana

Gribe bir virüs neden olur. Aynı soğuk algınlığı gibi burun, boğaz ve akciğerlerde hastalık yapar. Zaman zaman zatürree, kulak ve sinüs hastalıkları veya astımın kötüleşmesine de yol açabilir. Birçok kişide bir-iki haftada, ilaçla veya ilaçsız tamamen iyileşir. Grip nasıl bulaşır? Öksürük ve hapşırma yolu ile kolaylıkla kişiden kişiye geçer. Grip virüsünün bulaştığı herhangi bir şeye dokunulması veya el, ağız ve buruna temasla da bulaşabilir. Kimler risk altındadır? Herkes gribe yakalanabilir ancak bazılarında ciddi rahatsızlıklara sebep olabilir. En fazla risk altında olanlar; 65 yaş üzeri kişiler, hamileler, küçük çocuklar, akciğer ve kalp hastalığı olanlar, astım hastaları, şeker ve böbrek hastaları, kanser, AIDS olanlar, uzun süreli aspirin kullanan çocuk ve gençler, bakım ve huzur evi sakinleri ile sağlık kuruluşları çalışanlarıdır. Grip belirtileri nelerdir? Ateş, baş ve adale ağrıları, yorgunluk, kırıklık, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya tıkanıklığı şikayetleri gözlenir.

ALERJİNİZ VARSA DİKKAT
Grip aşısı ne işe yarar? Genç ve sağlıklı kişilerde grip aşısı, hastalığı yüzde 90 önler. Fakat yaşlılarda veya başka hastalıkları olanlarda o kadar etkili olmaz. Ancak gribe bağlı ölümleri veya hastaneye yatışları önemli ölçüde azaltır. Grip aşısı her yıl yeniden üretilir ve bu aşılar yapılmalıdır. Yumurta alerjisi veya daha önceki grip aşılarına alerjisi olanlar aşı yaptırmamalıdır. Yakın zaman içinde burun spreyi şeklinde grip aşısı da üretilmiştir.

GRİP ASPİRİN SEVMEZ
Grip olunca ne tür ilaçlar kullanılabilir? Reçete ile satılan ağrı kesici, ateş düşürücü ve burun açıcı ilaçlar doktor tavsiyesi ile alınabilir. Ancak grip için ilaç alırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Grip veya benzeri şikayetleri olan çocuk ve gençlere asla aspirin verilmemeli. Bu, ölüme kadar gidebilen ciddi sorunlara yol açabilir. Bu yaştakilere ilaç vermeden önce doktorunuza danışın. Kalp ve tansiyon gibi hastalıkları olanlar da ilaç kullanmadan önce doktorlarına sormalıdır. İlaçlarınızın etkisi azalabilir veya tansiyon yükselmesi olabilir. Son yıllarda gribi önleyen veya daha hafif atlatılmasını sağlayan, grip virüslerine karşı ilaçlar da bulunmuştur. Ancak hiçbir ilaç, grip aşısının yerini tutamaz ve sadece destek tedavisi olarak kullanılmalıdır. İlaç dışında neler yapmalı? İstirahat edin. Su, meyve suyu ve çorba için, bol miktarda sıvı alın. Hastalığı başkalarına yaymayı engelleyin. Mümkünse evde kalın, öksürür veya hapşırırken ağzınızı kapayın. Sık sık ellerinizi yıkayın. Sigara ve alkol kullanmayın. Son olarak; gribe benzer şikayetler yapan birçok farklı hastalık da vardır. Eğer daha kötüleşir veya zamanında iyileşmezseniz doktorunuza başvurun.
http://www.sabah.com.tr/gny/haber,6AE50F6F3C0F48EDBD4E2B84A3A03B3C.html

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Avustralya gribi geliyor

Tarih 22 Eylül 2007, 22:17. Yazan ugurlab.  
Etiket: avustralya gribi, aşı, kimlerde görülür, tedavi

Grip bu yıl tüm dünyaya güney yarımküreden, yani Avustralya'dan yayılacak. Havaların mevsim normallerinin üzerinde gitmesi grip riskini azaltıyor gibi görünse de sakın ihmal etmeyin, ekim ayına kadar mutlaka grip aşınızı olun!..

 Dünya Sağlık Örgütü bu yıl Avustralya'dan gelecek virüsün tüm dünyada gribe neden olacağını açıkladı. Virüs, ilk olarak Avustralya'nın kuzey doğusundaki Solomon Adaları'nda görüldüğü için her yıl yenilenen aşı da 'Avustralya Gribi' adını aldı. Avustralya'nın yanı sıra aynı zamanda Malezya ve Amerika Wisconsin'den de dünyaya yayılan virüse karşı özel aşılar üretildi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından tüm dünyaya gönderilen suşlarla (genetik farklılığı bulunan virüsler) yapılan aşılar için en uygun mevsim olarak ekim ayı gösteriliyor. Türkiye'de de ilk aşılar yapılmaya başlandı.

ÇOCUKLARA AŞI YAPTIRIN
Avusturalya gribinin bu yıl dünyada büyük salgınlara neden olması beklenmiyor. Küresel ısınma nedeniyle hava sıcaklıklarının artması ve sıcak bir kış beklentisinin, salgının önünü kesmesi planlanıyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, "Özellikle çocuklar ve kalp, diyabet, şeker, böbrek, KOAH, astım ve diğer solunum yolu hastalıkları bulunanların aşı olmalarında yarar var" uyarısında bulunuyor. Prof. Küçükusta, gripten korunma ve tedavisiyle ilgili sorularımızı yanıtladı:

* Grip en çok hangi yaşlarda görülüyor? Her yaşta görülür. Ancak 7 yaşından sonra hızlı bir yükseliş gösteriyor. Bu dönemde okulda bulunan çocuklar, gribin birbirlerine bulaşmasını da hızlandırıyor. Bu nedenle her yıl üzerine basa basa söylerim; ders aralarında sınıflar mutlaka havalandırılmalı. Bu önemli bir koruyucudur.

ÜÇ GÜN ANLAMAZSINIZ

* Belirtileri neler? Grip, bir ile üç gün arasında değişen kuluçka döneminde belirtiler göstermez. İki-dört gün arasında süren ikinci devre de yüksek derecelere ulaşabilen ateş başlar ve titreme, terleme, dermansızlık olur. Ateşle birlikte aynı zamanda kalp ritmi bozulabilir. Ayrıca şiddetli baş ağrısı, aksırık ve vücuda yayılan şiddetli ağrılardan yakınılır.

* Grip aşısını ne zaman yaptırmak gerekiyor? Salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor. En uygun zaman sonbahar, özellikle eylül ve ekim ayı.

* Tedavi edilmezse? Dikkat edilmediği takdirde larenjit, farenjit, zatürree, sinüzit ve orta kulak iltihabına dönüşebiliyor. Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda görülen orta kulak iltihaplarının yaklaşık 30-35'inin nedeni olabiliyor. Daha da önemlisi; zatürree, menenjit, beyin ve kas iltihabı gibi yaşamı tehdit eden veya ölümle sonuçlanan hastalıklar ortaya çıkabiliyor.

http://www.sabah.com.tr/gny/haber,5366049476F9411C944D94AEB53562BA.html

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.