Tarih 19 Ağustos 2008, 17:42. Yazan ugurlab.
Etiket:
akıl, değiştirme, haber, oyun, yer, zeka
Taslarin uzerindeki resime gore, taslari ayni resimciklere gonder. Gercekten beyin gelistiren bir oyun
http://www.akilveze ka.com/haber_ detay.asp? haberID=689
Tarih 22 Temmuz 2008, 09:05. Yazan ugurlab.
Etiket:
akıl, anne, arkadaş, aşk, barış, başarı, cesaretsizlik, dürüstlük, düşler, enler, fırsat, geri dönmek, gitmek, gurur, güven, hayat, hayır, idare, intikam, istemek, kural, nefret, sevgi, sevilmek, sözcük, umut, unutulmak, yalnızlık, zaman, zenginlik, çılgın, öfke, ölüm, üç
İdare edilecek 3 şey : Dilimiz, huyumuz, haraketlerimiz.
Sevilecek 3 şey : Cesaret, nezaket, yardım.
Nefret edilecek 3 şey : Kin, kibir, nankörlük.
İstenen 3 şey : Sağlık, dostluk, huzur.
Uğrunda savaşılacak 3 şey : Şerefimiz, evimiz, memleketimiz.
Düşünülecek 3 şey : Hayat, ölüm, sonsuzluk.
Hayatta 3 Şey
Hayatta bir kez gittiğinde asla geri dönmeyen 3 şey : Zaman,Sözcükler ve fırsattır.
Hayatta hiç bir zaman kaybedilmemesi gereken 3 şey : Barış, umut ve dürüstlüktür.
Hayatta en değerli 3 şey : Sevgi, kendine güven ve arkadaşlardır.
Hayatta hiç emin olunamayacak 3 şey : Düşler, başarı ve zenginliktir.
Hayatta insanı geliştiren 3 şey : Çok çalışma, samimiyet ve başarıdır.
Hayatta insanı mahveden 3 şey : Cesaretsizlik, gurur ve öfkedir.
Hayatımızdaki "En" ler...
En Hürmete Layık Kişi : Anne
En Kötü Şey : Yalnızlık
En Feci Şey : Ölüm
En Güzel Şey : Aşk
En Zalim Şey : İntikam
En Soğuk Kelime : Hayır
En Sıcak Şey : Arkadaşlık
En Acı Şey : Unutulmak
İrlanda Kralı Comac'ın Öğütleri
Ne çok fazla akıllı ol, ne de çok fazla çılgın.
Ne kendini çok fazla beğen, ne de çok fazla çekingen ol.
Ne çok fazla onurlu ol, ne de çok fazla mütevazi.
Ne çok fazla konuş, ne de çok fazla suskun.
Ne çok fazla sert ol, ne de çok fazla yumuşak.
Eğer çok fazla akıllı olursan, insanlar senden çok fazla şey bekler.
Eğer çok fazla çılgın olursan, herzaman aldatılırsın.
Eğer çok fazla konuşursan, kimse sana aldırmaz.
Eğer çok fazla susarsan kimse seni saymaz.
Eğer çok sert olursan, kırılırsın.
Eğer çok yumuşak olursan ezilirsin.
(ALINTI)
Tarih 18 Şubat 2008, 21:51. Yazan ugurlab.
Etiket:
akıl, korumak, unutkanlık, yol
Unutkanlık herkesin en büyük düşmanlarından biri. Aklımızı daha iyi kullanmak ve unutkanlığı azaltmak elimizde.
Unutkanlık sorunu, yaşlanan insanın en önemli korkularındandır. Özellikle 50′li yaşlar sonrasında ufak tefek unutkanlıklar ile ciddi bellek sorunları birbirine karıştırılır.
Orta yaşlıların nerdeyse yarısı
kendilerinde bir bellek kaybı sorununun başladığını zanneder. Hemen
belirtelim! Bunların çoğu küçük ve hoş unutkanlıklardır. Hayatı
tatlandıran ve keyif katanlar biraz da bu nükteli olaylardır!
Belleği güçlü tutmanın pek çok püf noktası, uyulması gereken çok sayıda kuralı var. Harvard Tıp Okulu öğretim üyesi Dr. Aoron P. Nelson zinde bir beyne sahip olmanın temel kurallarını şöyle sıralıyor:
1– Hipertansiyonu ve kolesterol yüksekliği sorununu önleyin ya da kontrol altına alın. Kalbiniz için kötü olanın beyniniz için de kötü olduğunu unutmayın.
2– Alkolü azaltın.
Erkeklerin iki, kadınların bir ölçüden (bir ölçü içkiyi ‘bir bardak
şarap’ olarak kabul edebilirsiniz) daha fazla alkol kullanması beyin
hücrelerini tahrip etmektedir.
3– İyi ve kaliteli uyku uyuyun.
İyi bir uyku için ortalama 8 saat gerekir. Kaliteli uyku beynin yeni
öğrenilenleri pekiştirmesini sağlar. Öğrenilmiş bilgilerin
pekiştirilmesinin uzun süreli belleğin en önemli desteği olduğu
biliniyor.
4– Stresinizi iyi yönetin.
Ölçülü ve kontrollü stres dikkati yoğunlaştırmakta, odaklanmayı
arttırmaktadır. Kontrolsüz, uzun süreli ve aşırı stres ise dikkati
sürdürme kapasitesini yok etmekte, unutkanlığı tetiklemekte, kortizol
hormonunu yükselterek beynin bellek için önemli bölümlerinde hasar
geliştirmektedir.
5- Yeni şeyler öğrenmeye devam edin.
Her yeni bilgi ve beceri birer bellek egzersizidir. Yeni sporlar,
hobiler, araştırma alanları, heyecanlı ve zevkli problemler, ezberlenen
yeni şiirler ve yeni diller beyniniz için en güçlü vitaminlerdir.
6- Tembelliği bırakın.
Zihinsel faaliyetlerinizi sınırlamayın. Özellikle televizyon seyretmek
gibi pasif faaliyetleri azaltın. Televizyon karşısında geçirdiğiniz
saatler sadece bedensel değil, ruhsal sağlığınızı da kötü yönde etkiler.
7- Her gün egzersiz yapın.
Günde 30-45 dakika, haftada en az 4 gün yürümeye, iş saatlerinde daha
çok aktif olmaya, kısa mesafelerde taşıt kullanmamaya çalışın.
Özellikle yürümenin beyin sağlığı ve yeniden yapılanma sürecini olumlu
yönde etkilediğini gösteren çok sayıda kanıt var. Beynin yeni
yetenekler kazanabilmesi beyin hücreleri arasında güçlü ve yoğun yeni
bağlantılar oluşturabilmesinin başlıca desteklerinden biri de düzenli
ve ılımlı egzersizlerdir. Bizim önerimiz fırsat buldukça yürümenizdir.
8- Kullandığınız ilaçları yeniden gözden geçirin.
Özellikle beyni etkileyen ilaçları doktor önerisi olmadan kullanmayın.
Depresyon giderici, uyku verici, ruhsal gevşetici ilaçlara komşu, eş
dost tavsiyeleri ile başlamayın.
9- Reçetesiz satılan ilaçları rastgele yutmayın.
Doğal ya da zararsız diye kullanabileceğiniz bitkisel ürünlerin
(valerianlar), besin desteklerinin (melatonin) ve diğerlerinin
(hüperzin, Sam’e) beyin hücrelerinizi üzebileceğini, zihinsel
fonksiyonları bozabileceğini unutmayın. Antihistamik- antialerjik
ilaçları özellikle alüminyum içeren antiasitleri ve uyku
kolaylaştırıcıları doktorunuzla konuşmadan uzun süre kullanmayın.
10- Vitaminlerden yararlanın.
E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerin, selenyum gibi serbest
radikal avcısı minerallerin hücreleri oksitlenmekten koruyan
güçlerinden faydalanabilirsiniz. Yeteri kadar B vitamini, özellikle B12
vitamini aldığınızdan emin olun. Dengeli bir beslenmenin de yaşlılıkta
vitamin eksikliğine yol açabileceğini hatırlayın.
11- Hayata bağlı kalın.
Hayatınıza önem katan bağları iyice sıkılaştırın. Huzurunuzu koruma ve
güçlendirmeye bakın. Aileniz, dostlarınız, işiniz, hemşerilik ve
vatandaşlık bağlarınıza, inançlarınıza daha sıkı sarılın. İnsanlarla
daha sık birlikte olmaya, aileniz ve arkadaşlarınızla olumlu ilişkiler
kurmaya ve sosyal aktivitenizi çoğaltmaya çalışın. İyi sosyal
ilişkileri olan yaşlılarda bellek fonksiyonları bozulmuyor. Sosyal
ilişkiler bir taraftan zihinsel egzersizleri yoğunlaştırıyor, diğer
taraftan çeşitli olayların ruhsal travmalarını hafifletmeye yardımcı
oluyor.
-Alıntıdır-