| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Google
11 "fıkra" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"fıkra" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

AH BU KOCALAR: Erkeklerin eşleriyle ilgili esprili fıkralar

Tarih 21 Ağustos 2008, 08:34. Yazan ugurlab.  
Etiket: erkek, , fıkra, kadın


 
 I.
 Avukat, müvekkiline telgraf çekti: 'Başınız sağolsun.  Karınızın gömülmesini mi,    mumyalanmasını mı, yoksa yakılmasını mı sağlayalım?'
 Ertesi gün cevap geldi: Emin olmak için üçü de yapılsın.
  


 
II.
'Heey dostum! İyi haberlerini aldım, evlenmişsin!!
'Evet bu 4. oldu
 'Önceki üçüne ne oldu peki?
 'Üçü de öldü..
 'Yapma ya... Çok üzüldüm... Nasıl oldu peki?'
 'ilk karım yediği mantarlardan zehirlenerek öldü
 'Bu korkunc birşey.. peki ya ikincisi?'
 'O da mantar zehirlenmesinden öldü.'
 'Tanrım ne kaderin varmış senin... Ya üçüncüsü? Yoksa o da mı...
  'Hayır hayır.. o boynu kırılarak öldü'
  'Anlıyorum.. Kazaydı yani..'
  'Hayır... Mantarları yemedi....
 
III.  
Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken nehirde yıkanan genç ve çok    güzel bir kadin görürler.
Oğul sorar:
'Ne dersin baba, yiyelim mi onu?'
Baba bir an düşündükten sonra:
'Hayır, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz!
  
IV.
Las-Vegas'ta harika otellerden birinin gece kulübünde sihirbaz nefis bir gösteri yapmış. Arka sırada oturan bir bey bağırarak, sihirbaza, o numarayı nasıl yaptığını sormus..
'Söyleyemem!' demiş sihirbaz, 'Öğrenirseniz sizi öldürmek zorunda kalırım!..'
Kısa bir duraklamadan sonra, 
'Tamam..' demiş adam,'o zaman karıma söyleyin!'
  
V.  
Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi farkeder;
Önde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir başka tabut ve tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. Tuhafına gider. Kafilenin başında ki adam kuskusuz cenazenin sahibidir. Yanına yaklaşır ve sorar;
'Beyefendi, bu üzüntülü gününüz de hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?' Adam yanıtlar:
'Öndeki karım arkadaki de kayınvalidem.'
'Vah vah başınız sağolsun. nasıl oldu?'
'Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidem de karıma yardıma gelmiş. Onu da öldürmüş.'
Adam biraz düşündükten sonra sorar;
'Beyefendi köpeğinizi ödünç alabilir miyim?'
'Sıraya geç

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Kıssadan Hisse

Tarih 19 Nisan 2008, 18:05. Yazan ugurlab.  
Etiket: fıkra, kıssadan hisse

Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş.
Bu durumu konuşmak için aile doktorun a danışmış; doktor adamın karısının ne  kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş. 
'Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma  tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra  20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla' 

 
O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya  koymuş. 40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş 'Hayatım bu akşam yemekte ne var?' Cevap yok. Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış 'Hayatım bu akşam yemekte ne var?' 
Gene cevap yok. Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş. 'Hayatım bu akşam yemekte ne var?' Hala cevap yok. Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu  tekrarlamış
'Hayatım bu akşam yemekte ne var?' Gene cevap alamamış.Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş.

 
--'Hayatım bu akşam yemekte ne var?'
--'Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk'

Hikayenin ana fikri: 
Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki kişilerde  olmayabilir.
Problemlerin sebebini birazda kendimizde aramalıyız

 

 

 

Aynı dili konuşanlar değil,
Aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Mevlana



--
Haldun Keskin

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

EN PAHALI RESİM

Tarih 31 Aralık 2007, 22:27. Yazan ugurlab.  
Etiket: fıkra, pahalı, resim, servet

Avrupa'nın ünlü sanat merkezi kentlerinden birinde çocuğun biri vitrinde çok
hoş bir tablo görür. Tablo belli ki oldukça pahalıdır. Çocuk bu tablonun bir sonraki sene sonraki sene ağabeyinin doğum gününe almayı ister ve

Bir iş bulup kıt kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile o mağazaya gider. Şanslıdır, tablo satılmamıştır. İçeri girer ve tabloyu bir süre izledikten sonra resmi yapan sanatçıyı bulur ve:

"Ağabeyimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum. Tüm param da bu kadar." der.

Ressam bir süre düşündükten sonra tabloyu paketler ve resmi satar. Çocuk paketini alır ve teşekkür ederek çıkar.

Mağazada adamın arkadaşları da vardır ve şaşkın şaşkın sorarlar:

"Sen ne yaptın! O resmin değeri milyon ederdi Neden bu kadar az bir rakama sattın?"

Adam cevap verir:

"Evet, ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü insan bulabilirdim. Ancak tüm servetini bu resme verecek kaç kişi bulabilirdim?"

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Halil İbrahim Bereketi

Tarih 26 Aralık 2007, 18:46. Yazan ugurlab.  
Etiket: bereket, fıkra, halik ibrahim

HALİL İBRAHİM BEREKETİ.....

Büyük din ve bilim adamlarından Ulu Arif Çelebi......anlatıyor :

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış....

Büyüğü Halil....

Küçüğü ise İbrâhim...

Halil, evli çocuklu.

İbrahim ise bekârmış...

Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...

Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş..

Bununla geçinip giderlermiş...

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

İkiye ayırmışlar....

İş kalmış taşımaya....

Halil, bir teklif yapmış :

İbrahim kardeşim ; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı

bekle.

Peki abi demiş İbrahim...

Ve Halil gitmiş çuval getirmeye....

O gidince, düşünmüş İbrahim:

Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine

Böyle demiş ve,

Kendi payından bir miktar atmış onunkine...

Az sonra Halil çıkagelmiş.

Haydi İbrahim...! Demiş, önce sen doldur da taşı ambara.

Peki abi...!

İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola..

O gidince, Halil'i düşünür bu defa:

Der ki:

Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

Ama kardeşim bekâr.

O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

Böyle düşünerek,

Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.....

Velhasıl , biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

Bu, böyle sürüp gider.....

Ama birbirlerinden habersizdirler.

Nihayet akşam olur.

Karanlık basar.

Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

Hatta azalmıyor bile....

Hak teala bu hali çok beğenir.

Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki ...

Günlerce taşır iki kardeş , bitiremezler.

şaşarlar bu işe...

Aksine çoğalır buğdayları.

Dolar taşar ambarları.

Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.

Bu bereketin adı : Halil İbrahim bereketidir...

ALLAH HEPİNİZE HALİL İBRAHİM BEREKETİ VERSİN

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Fıkra:"kulaklar" ve "soğuk çay"

Tarih 15 Aralık 2007, 16:28. Yazan ugurlab.  
Etiket: fıkra, kulaklar, soğuk çay

KULAKLAR

Adamin biri kazada kulaklarini kaybetmis.. Arastirmalari sonucu iyi bir plastik cerrah bulmus , ve girmis ameliyata..
Ameliyat sonrasibandajlar açildiktan bir süre sonra "Aman Allahim Doktor! Bana kadin kulaklaritakmissiniz!" diye bagirmaya baslamis..
"Kulak kulaktir!" demis Doktor.. "Kadini erkegi olmaz!"
"Yaniliyorsunuz!" demis hasta.. "Herseyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamiyorum!"
Soğuk Çay
Her gün Temel sabah erkenden Dursun'un evine gidiyormuş ve
"Soğuk çay var mı?" diyormuş. Dursun da "yok" diyormuş.
Bu bir kaç gün sürmüş. Dursun bir gün merak edip soğuk çay hazırlamış.
Temel gene gelmiş. "Soğuk çay var mı?" demiş. Dursun da var demiş.
Temel de "iyi ısıt da içelim" demiş.

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Fıkra:"cennette 2 kadın..."

Tarih 11 Aralık 2007, 20:18. Yazan ugurlab.  
Etiket: cennette iki kadın, fıkra

Selam, benim adım Wanda.
- Selam, benimkide Slyvia, sen nasıl öldün?
- Donarak öldüm.
- Ne kadar korkunç.
- Yok o kadar kötü değildi, soğuktan titremem geçince ısınmaya başladım ve uyku bastı, sonunda huzur dolu bir ölüm.
- Peki sen nasıl öldün?
- Ağır bir kalp krizi geçirdim. Kocamın beni aldattığını sandım, onu iş üstünde yakalamak için eve erken geldim, fakat evde tek başına televizyon seyreder halde buldum.
-Sonra ne oldu?
- Kesinlikle evde başka bir kadının olduğundan emindim, bütün evi aramaya başladım. Çatıyı, yatakların altını ama her yeri aradım fakat bulamadım. Ama aşırı yorulmuştum, kalp krizi geçirdim ve öldüm.
-Keşke derin dondurucuya baksaydın, şu anda ikimiz de yaşıyor olacaktık

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

FIKRA:"Bi onu yapmadılar"

Tarih 08 Aralık 2007, 13:55. Yazan ugurlab.  
Etiket: fıkra

ÜNİVERSİTE HASTANESİ

Yaşlıca, ancak kadınların yaşlanabileceği kadar yaşlı bir hanıma bir türlü teşhis konulamıyor.

Kadıncağız yirmi sekiz gündür hastanede yatmakta ve hiç bir sonuç yok.

Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastanelerinde garip bir hiyerarşi vardır.

Ord. Prof. basta, arkasında Doç'lar, sonrasında başasistanlar ve bir iki

parlak öğrenci üçgen düzende "Vizitlere" uçarak giderler.

Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında. Ord. Prof sorar:

- Radyolojik tetkikler?

Hemen filmler ışıklı panoya yerleştirilir.

Sert ve kararlı bir ses:

- EKG?

Derhal "Trase" hocanın önüne serilir,

- Eforlusu?

O da hemen açılır hocanın önüne.

- Laboratuar tetkikleri?

Her şey önceden hazırlanmıştır.

- Elektroansefalografi?

- Buyrun hocam.

- Emar?

Dışarıda çektirilmiş(!) emar da konulur büyük patronun önüne.

- Sintigrafi? Anjiyo?... derken büyük şef sorar:

- Scan oldu mu?

Kadından gelen cılız bir ses:

- Bi onu yapmadılar!

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

PROF. ÜSTÜN DÖKMENiN ÇOK GÜZEL BiR YORUMU

Tarih 06 Aralık 2007, 09:01. Yazan ugurlab.  
Etiket: fıkra, yorum, üstün dökme

 
"...Çocuğumuz düşüp kafas
ını masaya çarpınca biz hemen masayı
döveriz,
"he masa ehhhh sen niye orada duruyorsun" diye. Çocuk masa orada
durmasa kafasını çarpmayacağını sanır ve büyüdükçe yaptığı her
hatayı yükleyecek birini veya bir şeyi mutlaka bulur."
Malum...

Mesela, bizim Balkan harbinden kalma, dandik vagonlara 160
Kilometre hız yaptırdılar. İlk virajda sizlere ömür...
Kimin üstüne kaldı?
Makinistin...


Mersin'de bayrağımız yakıldı, yırtıldı. Askere taş attılar, panzere
molotof... Memleket ayağa kalktı. Kimin yüzündenmiş?..
İki veled...


Gelene geçene ayran, t ost falan satan, kendi halinde sakin bir kasabaydı,
Susurluk... İçişleri Bakanlığı, MİT, Jitem, generaller, özel tim polisleri,
kumarhaneciler, bakanlar, milletvekilleri, işadamları... 1000 kişi falan
yargılandı. Her şey kimin başının altından çıkmış?
Yeşil'in...


Deprem oldu... 7 vilayette 50 bin kişi öldü. Binlerce bina yıkıldı, on
binleri ağır hasarlı. Hepsinin sorumlusu olarak kimi kulağından tutup
hapse tıktık?
Veli Göçer'i...


Edirne'de b ebeler şakır şakır öldü. . . Hiç utanmadan biskuvi kolilerine
koyup, gömdüler. "Araştırdık, ihmal yok" dediler. Peki neden öldü bu
yavrular? Klima'dan...
Dikkat isterim, klimacı bile değil, klima.


Rakıdan öldük. O gün ile bu gün arasında ne değişti?..
Kapağın rengi...


Sanal "sorumlumuz" bile var... Yollarda her gün 20 insanımız heba oluyor.
Trafik Canavarı'ndan...


Dolar patlarsa?
Enflasyon Canavarı'ndan...


Hatta "sorumlu olmayan sorumlumuz" da var... Milli takım oynayıp
yeniliyor. Suçlusu kim?
Takıma alınmayan Hakan...


Domatesleri Ruslara kakalayamıyoruz...
Sinekten...


Deli dana geliyor.
inekten...


Millet hormonlu diye tavuk yemiyor.
Erman Toroğlu'ndan...


Evleri su basıyor.
Yağmurdan...


Ormanlar yanıy or.
Sigaradan...


Gemi batıyor.
Dalgadan...


İyi de kardeşim, uçak neden düşüyor?
Rahmetli pilottan...


Peki bu şartlarda hayatta kalmayı nasıl başarıyoruz?
Allah'tan...


----------------------------------


Yukardakilere uygun bir fıkra:


Bir gun melekler telas icinde Allah'ın yanına cıkmıs, yerlerinde duramaz bir sekilde
Melekler - Allahım Allahım, Amerikaa ile ingilizler savasa girdi yardım yapmalıyız
Allah - AA dert etmeyin onlar islerini bilirler bırakın kendi hallerine demis
Aradan bir iki gun gecmis melekler yine telasla gelmis ve
Melekler - Allahım bu s eferde Fransa savasa katıldı hemen mudahale etmeliyiz..
Allah - Karısmayınnn onlar islerini bilirler - demis
Aradan bir iki gün gecince yine melekler apar topar solugu Allah!ın katında almıslar ve
melekler - Aman Allahım, bu seferde Turkler savasa katıldı
Allah - Olamaz hemen bana tüm silahlarımı getirin kusanmalıyız, onlar herseyi bana havale ederler.... 

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

FIKRA:PAPAZ

Tarih 20 Eylül 2007, 22:02. Yazan ugurlab.  
Etiket: fıkra, papaz

Papaz ölmek üzere olan adamın üzerine eğilerek;
"
ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle!"...der.

Ancak adamdan ses çıkmaz.
Papaz isteğini vurgulu bir biçimde bir kez daha tekrarlar.
Hasta gözlerini aralayıp papaza çaktırmadan sessizce bakar...

Sonunda papaz kızgın ve hiddetli bir ifadeyle;
"neden şeytanı ve kötülüklerini lanetlemiyorsun?"
Diye sorunca adam halsizce mırıldanır;

"nereye gideceğimi bilmeden, kimse için kötü konuşmak istemiyorum."der
.

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Fıkra:telkin...

Tarih 15 Eylül 2007, 14:57. Yazan ugurlab.  
Etiket: fıkra, tekin

Kadinin basi cok agriyormus.Demisler ki bir
psikiatrist var.Harika tedavi ediyor. Neyse,
gitmis doktora, aksam eve gelince kocasi sormus:
- "Ne oldu" diye.
- "Valla, bana telkin onerdi, bir yere oturup
kafami iki elimin arasina alip sallana sallana
'bu kafa benim degil, bu kafa benim degil" diye
tekrarlayacakmisim. "

Kadin 3-4 gun bu ise devam etmis ve basagrilari
tamami ile gecmis.Ancak bu sirada kocasinda bir
sorun baslamis. Adamda tik yok. Geceleri
sirtini donup yatiyor. Iliski miliski hak getire.
 
Sonunda kadinin da israri ile adam da ayni doktora
gitmis. Aksam eve gelince kadin ne oldu demis. Adam:
 
- "Birak yaa demis, bana da telkin onerdi ama ben
oyle sacma seyleri yapmam" demis,demis ama o gunden
sonra adam olmus bir canavar. Eve gelince kadini
hemen yakalayip yataga atiyor. Durum felaket.

Neyse herkes cok memnun ama kadin da bu isin nasil
oldugunu merak ediyor. Bir gun kadin eve gelmis.
Adam:
 - "Hadi karicigim demis, sen hemen yataga gir,
ben bi banyoya gidip geleyim" demis.
Kadin gizlice adami takip etmis. Ne gorsun.
Adam banyoda klozete oturmus, kafasini iki elinin
arasina almis sallaniyor.
- "Bu kari benim degil, bu kari benim degil"
 
 


Hayat bir gündür o gün de bu gündür!!!

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.