Tarih 19 Ağustos 2008, 18:23. Yazan ugurlab.
Etiket:
ayrıntı, beden dil, beyin, cümle, dinleyici, diyalog, etkili, ezber, genç, göz, hayat, hitabet, kalp, konuşma, konuşmak, nasıl, ne, notlar, sanat, seminer, soru, sır, yürek, yüz, örnek, özet
ABD'de bir uzmanın 2 yıldır uyguladığı 4.800 $’lık
EN İYİ hitabet semineri olarak bilinen kendi notlarını yayınlıyoruz!
Özel olarak derlenen ETKİLİ konuşma sanatı adlı
Öyle
insanlar vardır ki,konuştukları zaman soluduğunuz havanın bile onların
sayesinde olduğunu zannedersiniz. Yani konuşmaları öyle etkilidir ki
,bulundukları her ortamda ,kısa bir sürede insanları etraflarında halka
yapmayı başarırlar ve çevreleri üzerinde kıskanılacak etkileri vardır.
İş görüşmelerinde iş veren personelini işe almadan evvel mülakattan geçirir.Burada amaç ,sınırlı sürede
karşıdakini
azami ölçüde tanımaya çalışmaktır.Bu görüşmelerin sonunda bazen
bakarsınız ki ,sizden çok daha az özelliklere sahip birisine ,o çok
istediğiniz işi kaptırıvermişsiniz.
“Bu işin sırrı nedir?”diyecek olursanız,cevap son derece açık:Güzel konuşmayı becerebilmek...
Çünkü
konuşmak yalnızca düz bir iletişim aracı değildir. Kişinin bütün
duyguları yanı sıra bütün düşüncelerini de çevresine ulaştırabildiği en
etkili yoldur.
Şimdi size çok değerli bir birikim sunacağız.Arkadaşımız Doç.Dr.Yılmaz Üstünel ,Princeton Ünüversitesi’nce
(ABD)düzenlenen
toplam 4.800 $’lık hitabet seminerlerinin notlarını ele geçirip Genç
Beyin için tercüme etti,bize gönderdi.Hakikaten şu anda son derece
talihli bir Genç Beyin okuyucusunuz.Söz konusu değerli birikimi büyük
bir dikkatle okuyun,kavrayın ,uygulayın:hitabet sanatının zevkine varın!
*Giriş ve bitiriş cümleleri hayati önem arzeder,dikkat!
*Ağzınızdan çıkan her cümle muhataplarınızı yakından ilgilendirsin,onların ihtiyaçlarına yönelik bilgiler ihtiva etsin.
*Gereksiz ayrıntılarla muhataplarınızı sıkıntıdan patlatmayın,beş dakikada bir ilginç ayrıntılara yer verin.
*Muhataplarınızın yüzüne ,hatta gözlerinin içine bakın:asla mırıldanarak konuşmayın.
*Üç cümlenizden birisi soru cümlesi olsun,soru cümleleri muhatapları uyanık tutar,kendine getirir,konsantre eder.
*Ne konuştuğunuz değil,nasıl konuştuğunuz önemlidir.
*Enteresan olaylara,merak uyandırıcı hatıralara yer verin.
*Hiç bir şey bilmeseniz bile samimi konuşun ,hayatınızın en etkili hitabetini yapmış olursunuz.
*Dinleyicilerinizi usulüyle övün,etkileyiciliğiniz % 50 artar.
*Asla ezberlenmiş bir konuşmayı mekanik tarzda sunmak tarzındaki bir konuşmayı denemeyin.
*Anlatacağınız konu hakkında heyecanlı,arzulu ve şevkli olun.
*Konuşmanızı dinleyicilerle paylaşın.
*Kendinizi dinleyicilerle özdeşleştirin.
*Kendinizden örnekler verin,samimi itiraflarda bulunun ama şahsi reklama girmeyin.
*Göze ve kulağa beraber hitap edin,bunun için teknolojiden faydalanın.
*Dinleyicilerinize sevgi ve saygı gösterin,bunu her birine hissettirin.
*Örnekleriniz bol olsun.
*Sözlerinizin yankısını muhataplarınızın beyninde yüreğinde duyun.
*Beden dilinizi ustalıkla ve şuurlu olarak kullanın.
*Asla yıkıcı ,olumsuz,ümitsiz ifadeler kullanmayın.
*Ses tonunuz bazen hiptonik,bazen vurucu olsun.
*Hazırlıksız konuşmamaya çalışın.
*Dinleyicileriniz sanki ayağa kalkıp size cevap vereceklermiş gibi konuşun.
*Konuyla ilgili güldüren ama düşündüren esprileriniz mutlaka bulunsun.
*Konuya farklı ve ilginç açılardan bakın.
*Somurtarak konuşmayın,tebessümünüz bol olsun.
*Sorular çoksa,başarılı bir hatipsiniz demektir.
*Arada bir siz susun,sessizliğiniz konuşsun.Sukutunuzla da konuşmayı bilin.
*20 dakikalık konuşma da şok edici en az iki bilgi bulunmalıdır.
*Dinleyicileri şu andan alın,25 yıl ötesine götürün:gerekli motivasyonu sağladıktan sonra tekrar bu güne getirin.
*”Bu konuşmanın belki de en can alıcı cümlesine geldi sıra...”tarzında ifade(leri)niz mutlaka
bulunsun ve o cümle hakikaten can alıcı olsun.
*Her müthiş tesbitten sonra siz,dinleyicilerden beş kat daha fazla dehşete düşün,bunu herkese hissettirin.
*Dinleyicilerden birkaçını seçin,onlarla kısa süreli birebir diyalog kurun.
*Konuyla ilgili bazı önemli kavramları veya şekilleri yazdığınız kağıdı dinleyicilere gösterin,okutun.
*Bazı sürprizler yapın,böylelikle konuşmanızın etkisini %30 artırabilirsiniz.
*Anlattıklarınızın nasıl pratik hayata geçirileceğine dair yollar gösterin.
(6 günlük hitabet seminerinde özetle bunlar açıklanmaktadır)
derleme: genc beyin
Tarih 27 Aralık 2007, 23:22. Yazan ugurlab.
Etiket:
aşk, baba, bazı, erkek, gençlik, göz, günah, ihanet, kadın, sevda, yol, yürek, çocuk, şarkı
Tarih 30 Eylül 2007, 09:45. Yazan ugurlab.
Etiket:
glokom, göz, tansiyon
Pek çok kişi göz tansiyonuna bağlı olarak gelişen ve görme hücrelerinde tahribat yapan glokomun sadece ismini biliyor. Ancak dünyada 67 milyon insanın yakındığı glokom, tedavi edilmediği taktirde körlüğe neden olabiliyor.
İSTANBUL - “Gözün gizli düşmanı” olarak bilinen glokom, göz içi basıncının, göz sinirlerine zarar verebilecek ve bu nedenle görme kaybına yol açabilecek şekilde yüksek olması durumu olarak tanımlanıyor. Özellikle 50 yaş üstü erişkinlerde görüldüğü gibi çocukluk dönemlerinde de çıkabiliyor. Ancak Yöntem Araştırma Danışmanlık tarafından gerçekleştirilen “Ulusal Glokom Bilinirlik” araştırması, Türk halkının glokom konusunda yeterli bilince sahip olmadığını gösterdi. Türkiye Oftalmoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nevbahar Tamçelik, “Glokomda önleyici bakım ve düzenli tedavinin körlüğe yol açan komplikasyonları önleyebileceği göz önüne alınırsa, toplumdaki bilgi ve bilinç eksikliği endişe verici” dedi.
Tarih 21 Eylül 2007, 21:00. Yazan ugurlab.
Etiket:
bilgisayar, göz, sağlık, tepeden bakmak
Zengin, göz bozukluğu derecesinin artmasında doğrudan rolü olmayan bilgisayarların, göz doktorlarına en fazla başvurma nedenleri arasında yer alan göz kuruluğunun başlıca nedeni olduğunu vurguladı.
Günümüzde hemen herkesin, günün birkaç saatini bilgisayar başında geçirir duruma geldiğini dile getiren Zengin, bunun göz kuruluğuna bağlı şikayetlerini önemli ölçüde artırdığını bildirdi.
GÖZ YUKARINDA, EKRAN AŞAĞIDA OLMALI
Bilgisayara uzun süre bakıldığında göz yüzeyinde kuruma meydana geldiğini belirten Zengin, şunları kaydetti:
“Göz kuruluğu yanma, batma ve kızarıklık olarak ortaya çıkar ve kişinin gündelik yaşamını, iş verimini olumsuz yönde etkiler. Bilgisayara uzun süre bakıldığında göz yüzeyinde kurumaya bağlı yanma, batma ve kızarıklığı önlemek için, ekran göz seviyesinden aşağıda olmalıdır. Çünkü, göz hizasından yukarıdaki ekrana bakan gözün kapağı daha fazla açılacağı için, kuruma daha fazla olur. Bilgisayar ekranı eğer göz hizası ya da biraz aşağıda olacak şekilde konumlandırılırsa, göz kapağı daha az açılacağı için göz kuruması daha az olacaktır.”
Göz kuruluğu rahatsızlığını önlemek için, bunun dışında da bazı ek tedbirlerin alınabileceğini belirten Zengin, “Uzun süre bilgisayar ekranı karşısında oturan kişiler, gözlerini 2-3 saniye kapalı tutma egzersizleri yaparak, kuruyan gözün yeniden yeterli sıvıya kavuşmasını sağlayabilir. Ayrıca, aşırı kuru veya cereyana maruz kalınan ortamlarda bulunulması da göz kuruluğunu artırmaktadır” diye konuştu.
http://www.ntvmsnbc.com/news/420550.asp