Tarih 07 Ekim 2008, 13:45. Yazan ugurlab.
Etiket:
aşı, cevaplar, grip, sorular
Grip aşısı nasıl hazırlanır?
Grip aşısı, her yıl bir önceki mevsim en çok rastlanan grip virüslerinin türlerine göre yeniden hazırlanır. Bu amaçla, 80 ülkedeki 110 laboratuardan elde edilen bilgiler, Dünya Sağlık Örgütü'nde toplanarak her yıl dünyada en çok hastalık yapmış olan ikisi A ve biri B olmak üzere üç değişik virüs grubu belirlenir.
Aşı ne zaman yaptırılmalıdır?
Grip aşısı, grip salgınları başlamadan önce yaptırılmalıdır. Ekim ve kasım hatta aralık aylarında yapılabilir.
Aşının etkisi ne zaman başlar?
Grip aşısının etkisi yapıldıktan 2-3 hafta sonra ortaya çıkar. Bu nedenle bir grip salgınından en az 2 hafta önce yapılmalıdır
Koruyuculuk ne kadar sürer?
Genellikle 6-12 ay kadardır.
Kimlere aşı yapılması sakıncalıdır?
Ateşli bir hastalığı veya akut bir enfeksiyon tablosu olan hastalar ve yumurtaya, tavuk proteinlerine, neomisine, formaldehite, oktoksinole alerjisi olanlara yapılması sakıncalıdır.
Gebeler aşı olabilir mi?
Evet. Grip nedeniyle yüksek risk altında
olan gebelere ilk üç aydan sonra grip aşısı yapılabilir.
Süt veren anneler aşı olabilir mi?
Evet. Bir sakıncası yoktur.
Grip aşısının sık görülen lokal yan etkileri nelerdir?
Aşı uygulanan yerde ağrı, şişlik, kızarma, morarma ve sertleşme gibi lokal reaksiyonlardır.
Grip aşısının sık görülen genel yan etkileri var mıdır?
Evet. Aşının genel yan etkileri; ateş, kırgınlık, titreme, yorgunluk, baş, eklem, kas ağrıları ve terlemedir.
Yan etkiler önemli midir?
Hayır. Aşının lokal ve genel yan etkileri önemli
değildir, 1-2 gün içinde kendiliğinden düzelir.Tedavi gerekmez.
Grip aşısı deri döküntülerine yol açar mı?
Evet. Aşı olanların bazılarında seyrek olarak kaşıntı, kabartı ve kızarıklıklar görülebilir.
Grip aşısı anaflaksiye neden olabilir mi?
Evet. Çok seyrek olarak alerji komasına yani anaflaksiye neden olabilir.
Grip aşısının diğer önemli yan etkileri nelerdir?
Aşı yapılanlarda çok ender olmakla beraber, nevralji (sinir ağrısı), uyuşmalar, havale nöbetleri, beyin iltihabı gibi nörolojik belirtiler olabileceği bildirilmiştir.
Başka aşılarla beraber yapılabilir mi?
Evet. Farklı yerlere enjekte edilmek şartıyla diğer aşılarla aynı zamanda da yapılabilir.
Aşı nereye yapılmalıdır?
Aşı kas içine veya deri altına yapılabilir. Erişkinlerde kol kası, küçük çocuklarda bacak kası uygun yerlerdir. Aşı asla damar içine verilmemelidir.
Aşı yapılırken nelere dikkat edilmelidir?
Aşı yapılmadan önce oda sıcaklığına getirilmeli ve yapılmadan önce iyice çalkalanmalıdır.
Küçük çocuklar da aşı olabilir mi?
Evet. Grip aşısı 6 aylıktan büyük çocuklara yapılabilir.
Aşının dozu nasıldır?
Grip
aşısı erişkinlere ve 3 yaşından büyüklere tek doz olarak 0.5 ml
yapılır. 6 aylıktan 36 aylığa kadar olan çocuklara yarım doz aşı (0.25
ml) yapılır. İlk defa aşı yapılacak olan 8 yaşından küçük çocuklara 4
hafta sonra ikinci bir doz aşı yapılmalıdır.
Kimler mutlaka aşı olmalıdır?
Risk altındaki kişilerin ve gribe yakalanmak istemeyen herkesin grip aşısı olması gerekir. Ayrıca, doktor, hemşire gibi sağlık personeli ile huzurevlerinde çalışanlar da grip aşısı olmalıdırlar. ayrıca hastalıkları nedeniyle aspirin kullanan kişilerde grip aşısı olmalıdır. Çünkü bu kişiler reye sendromu açısından risk altındadır.
Kimler risk altındadır?
65 yaşından yaşlı olanlar, huzur evlerinde yaşayanlar, kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda gribin riski daha yüksektir.
Grip aşısı ne kadar etkilidir?
Grip aşısının etkinliği, aşı içinde bulunan virüs tipleri ile salgına neden olan virüs tipleri arasındaki uygunluğa göre değişir. Grip aşısı ideal şartlarda %70-80 oranında koruma sağlar.
Grip aşısının etkinliği yaşa göre değişir mi?
Evet. Aşının koruyuculuğu gençlerde yaşlılara göre daha fazladır.
Grip aşısının yaşlılardaki etkisi nasıldır?
Aşının yaşlılarda grip nedeniyle hastaneye yatışları %50, zatürree riskini %60 ve ölüm riskini de %70 oranında azalttığı bilinmektedir.
Grip aşısı kuş gribine karşı da etkili midir?
Hayır. Grip aşısının kuş gribine karşı hiçbir koruyuculuğu yoktur. Ancak kuş gribi virüsü insan grip virüsünden genetik materyal alış-verişi yaparak insanda enfeksiyon yapma özelliği kazanmıştır. Bu genetik alış verişin tamamlanması durumunda insandan insana yayılan ve salgına yol açan yeni bir virüs oluşabilir. Grip aşısı yaptıran kişiler dolaylı yoldan kuş gribine karşı korunmuş olur.
Kortizon grip aşısını etkiler mi?
Evet. Kortizon ve bağışıklığı etkileyen ilaç (immunsüpresif) kullananlarda aşının etkinliği daha düşüktür.
Piyasada satılan çeşitli markalar arasında fark var mıdır?
Hayır. Piyasada satılan tüm aşılarda bulunan virüsler Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği virüslerdir.
Kanserli hastalar grip aşısı olabilirler mi?
Evet. Kanserli hastalar da grip aşısı olabilirler.
Grip aşısı gribe neden olur mu?
Hayır. Çünkü aşıda virüsün kendisi değil onun antijenleri vardır. Aşı olduktan sonra ateş çıkması enfeksiyona değil, bağışıklık sisteminin tepkisine bağlıdır.
Bu grip aşısı olan gelecek sene aşı olmazsa ne olur?
Grip aşısı her yıl olunmalıdır, çünkü aşı içindeki virüs türleri yıldan yıla farklıdır. Bir yıl aşı olup gelecek sezon aşı olmayanlarda grip riski yüksektir.
Uz Dr Uğur Kostakoğlu
Enfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı
Tarih 07 Eylül 2008, 20:36. Yazan ugurlab.
Etiket:
aşı, grip
|
|
|
İngiltere'de bilim adamlarının, tek doz uygulanacak ve bütün türlerine karşı ömür boyu koruma sağlayacak grip aşısı geliştirdikleri bildirildi.
|
Tarih 22 Temmuz 2008, 08:46. Yazan ugurlab.
Etiket:
akciğer, alerji, antiseptik, astım, ağrı, bakteri, balgam, bağırsak, bronş, e vit, grip, harnup, immun, kalp, kalsiyum, kan, kansızlık, karaciğer, kemik erimesi, keçiboynuzu, mide, minarel, parazit, pekmez, radyasyon, sigara, stimulan, tansiyon, vitamin, öksüsük, şeker
Anadolu'da bazı yörelerde harnup olarak da bilinir.
Yeryüzünün en eski bitkilerinden olup anavatanı olarak Güney Anadolu, Suriye,
Kıbrıs, Yunanistan, İspanya, Fas, Tunus, Cezayir, Filistin ve Libya olup
memleketimizde, Antalya, Mersin, Silifke, Datça dolaylarında
yaklaşık 1500 km2 lik sahil şeridinde doğal olarak yetişmektedir.
Keçiboynuzu, yetişmeye başladığı ilk 15 yıl meyve vermeyen bir bitkidir.
Meyveleri ilk başlarda yeşil olup, olgunlaştıkça kahverengileşen
ve tam olgunlaşınca parlak kahverengi renk alır.
Keçiboynuzunun en büyük özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır.
Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan etkin maddesi
hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır.
Bu etkin madde aynı zamanda bazı alerjik astım rahatsızlıklarında öylesine etkilidir ki; derhal sonuç almak mümkün olabilmektedir. Ayrıca alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir.
Keçiboynuzunun içerdiği gallik asit insan sağlığı üzerinde öylesine çok yönlü özellikleri olan bir maddedir ki, bu özelliklerinden bazıları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.
Analgesic Ağrı kesici
Antiallergenic Alerjiye karşı
Antiasthmatic Astıma karşı
Antibacterial Bakteri yok edici
Antibronchitic Bronşite karşı
Anticancer Kansere karşı
Antihepatotoxic Karaciğeri toksinden arındırıcı
Antioksidant Serbest radikalleri yok edici
Immunostimulant Bağışıklık sistemini güçlendirici
Antiviral Mikroplara karşı
Antiseptic Antiseptik
Cancer-preventive Kansere karşı koruyucu
Antinitrosaminic Nitrozamin yok edici
Bronchodilator Bronş genişletici
Antipolio Çocuk felcine karşı
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi gallik asit çok yönlü bir maddedir.
Bu maddenin belirtilen bu özelliklerini artıran ve takviye eden keçiboynuzunda bulunan promotor maddelerdir.
Akciğer ödemine karşı keçiboynuzunun desteği bulunmaz bir imkan.
Balgam söktürücü gücü ve astıma karşı olan tedavi edici gücü çok fazladır.
Sigara içenler keçiboynuzuna başladıktan bir iki gün sonra nasıl balgam çıkardıklarını hayretle gözleyeceklerdir.
Keçiboynuzu, insanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini %90 oranında önleme gücüne sahiptir.
Özellikle sigara içen insanlarda akciğer kanserine yakalanma riskinin ne kadar yüksek olduğu, bu konuyla ilgili hemen her klinik deneyde ortaya konmaktadır.
Keçiboynuzu akciğer kanserini önleyen mükemmel bir meyvedir.
Ancak, akciğer kanserine yakalanmış olanlar için tedavi etme gücü çok zayıftır.
Çünkü bir bitkinin hastalığı önleyici özelliği ile hastalığı tedavi etme özellikleri birbirlerinden farklı şeylerdir.
İşte keçiboynuzunun akciğer kanserini tedavi etmekteki gücünü artırıcı farklı etkin maddeler içeren ikinci bir bitkiye ihtiyaç vardır.
Bu ikinci takviye bitki kırmızı turptur.
Keçiboynuzunda kolestrol bulunmaması ayrı bir avantajdır.
Kaffein ve theobromine içermediği içinde tansiyon problemi olanların rahatlıkla kullanabilecekleri bir bitkidir.
Fosfor ve kalsiyum bakımından zengindir.
Bu nedenle osteoporoz (kemik erimesi) rahatsızlığı olanlara kalsiyum ihtiyaçlarının karşılanmasında çok iyi bir destekleyicidir.
KEÇİBOYNUZU (HARNUP) PEKMEZİ
Faydaları:
* Kalsiyum bakımından çok zengindir (sütün 3 katı)
* İçindeki E vitamini sayesinde; öksürüğe, gribe, kemik erimesine ve kansızlığa iyi gelir
* Balgam söktürür, göğsü yumuşatır, bronşları açar, sigara tiryakileri için faydalıdır ve nefes darlığına oldukça etkilidir.
(Alerjik nefes darlığı çekenlere ısrarla keçi boynuzu pekmezi tavsiye edilir.)
* Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına ve gastrite etkilidir.
* Mide ve bağırsak gazlarını dışarı atarak mide şişkinliğini giderir .
* Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler.
* Mideye kuvvet verir.
* Yüksek mineral ve vitamin içeriği ile de diş ve diş etleri üzerinde çok olumlu etkileri vardır.
* Yüksek doğal şekerler , zengin mineraller (özellikle çinko) ve
vitaminler (A , B , B2, B3, D) içeriği dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.
* Yüksek sodyum ve potasyum içeriği sayesinde tansiyon,
karaciğer ve akciğer üzerine çok yararlı etkileri bulunmaktadır.
* Kanın zehirli maddelerini temizler.
* İnsanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini %90 oranında önleme gücüne sahiptir.
* Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler.
* İnsan vücuduna giren radyasyonu dışarı atar.
Tarih 21 Mayıs 2008, 19:26. Yazan ugurlab.
Etiket:
aşı, aşı ile korunulan hastalıklar, aşılar, boğmaca, difteri, grip, hemafilus influenza, hepatit, kabakulak, kızamık, kızamıkçık, pnomokok, su çiceği, tetanoz, yan etkiler, çocuk felci
|
AŞI DANIŞMA MERKEZİ |
|
100 yılı aşkın bir süredir sadece aşı ve aşıyla korunabilir hastalıklar hakkında yaptığı çalışmalarla Ülkemizde olduğu gibi Dünyada da referans olan sanofi pasteur, 2004 yılı sonunda Sanofi-Aventis birleşmesi sonucunda, sanofi pasteur olarak hizmet vermeye devam etmektedir. "Sağlıklı Yaşam İçin İlk Aşama Doğru ve Bilinçli Aşılama" felsefesinin savunucusu merkezimiz 1996 yılı itibarıyle geniş bir bilgi bankası oluşturduktan sonra 1 Nisan 1997'den beri değerli Türk Hekimleri, tüm sağlık personeli çalışanlarına ve değerli halkımıza hizmet “sunmaya başlamıştır. Bulaşıcı hastalıklar ve bu hastalıkların oluşturabileceği kalıcı etkilerinden koruyabilmekte öncülük etmeyi bir görev kabul eden merkezimiz sadece sanofi pasteur ürünleri hakkında bilgi vermekle sınırlı olmayıp, Dünyada ve Türkiye'de mevcut aşılar hakkında tıbbi etikten ödün vermeden her türlü medikal soruyu cevaplandırmaktadır. Merkezimizde sizlerden gelebilecek her türlü sorulara yönelik vereceğimiz cevaplarımızı gerekirse literatür ile destekleyebileceğimiz bir kütüphanemiz mevcuttur. Ayrıca Tıp Camiası'nda yayınlacak tüm yeni araştırmaları ve verilerini takip edebilmek üzere İnter-Net aracılığıyla Med-Line taraması tarafımızdan yapılabilmektedir. Aşı Danışma Merkezi'mize mesai saatleri içinde 0800 211 33 31 nolu telefon numaramızdan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Mesai saatleri dışında ise ertesi gün sizlere ulaşabileceğimiz şekilde kurulmuş olan sistemimiz sayesinde vereceğimiz hizmeti 24 saate yayabilmekteyiz. Tüm Sağlık Mensuplarına kendi alanında yetkili kişilerle hizmet veren merkezimiz kurulduğu günden bugüne Türk Tıp Camiasına her zaman doğru ve en iyi hizmeti vermek için çalışmaktadır. http://www.asidanisma.com/_index/index.asp
|
Tarih 25 Aralık 2007, 22:19. Yazan ugurlab.
Etiket:
grip, kuş gripi
Grip, influenza adı verilen bir virüs tarafından oluşturulan, ani olarak 39 ºC üzerinde ateş, şiddetli kas ve ekrem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır. Gribe yol açan influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır. Başlıca bulaşma yolları öksürük ve hapşırıkla etrafa saçılan damlacıkların hava yolu ile başka birine bulaşması, hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalara dokunulmasıdır. Ciddi tablolara yol açan grip halk arasında çok sık olarak soğuk algınlığı ile karıştırılmaktadır.
Avian influenza, halk arasında tavuk vebası veya kuş gribi olarak da bilinen, influenza A grubu virüslerin neden olduğu, kanatlı hayvanlarda solunum ve sinir sistemine ait belirtilerle birlikte yüksek morbidite ve mortalite hızı ile seyreden çok bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık çok büyük ekonomik kayıplara yol açmaktadır.
Hastalığın doğal saklayıcısının göçmen su kuşları -özellikle yaban ördekleri- olduğu belirtilmektedir. Virüsün saklayıcıları enfeksiyona dirençlidir; ancak, diğer kuşlar duyarlıdır. Evcil kanatlı hayvanlardan tavuklar ve hindiler hastalığa oldukça duyarlı olup, bu hayvanlarda hızlı ölümler ile seyreden epidemiler şeklinde otaya çıkmaktadır.
Virüsün hava yolu ile taşınması bir kaç kilometre ile sınırlıdır. Ayrıca hastalık böcekler, kan emici sinekler ve kemiriciler vasıtasıyla enfekte hayvanlardan duyarlı olan hayvanlara mekanik olarak bulaştırılabilmektedir. Kuluçka süresi birkaç saat ile 2-3 gün arasında değişebilmektedir.
Hastalığın horizantal bulaşması (yatay bulaşma, hayvandan hayvana bulaşma) çok rastlanan bulaşma şeklidir. Vertikal bulaşma (dikey bulaşma, tavuktan yumurta yoluyla civcive geçiş) ile ilgili kesin bir kanıt bulunmamaktadır.
Hastalık etkeni taşıyan göçmen su kuşlarının (yaban ördeği, yaban kazı v.b.) salya, burun akıntısı ve dışkılarıyla ile direkt temas ( örneğin açık besi yapılan kanatlılar için)
Bu salgılarla kirletilen yüzeylerle temas
Bölgedeki yerel yetkililere (muhtar, hükümet veteriner hekimi ) acilen haber verilmesi
Yetkililer gelinceye kadar alınacak önlemler
Tüm bu önlemlerin alınması sırasında hasta hayvan ve salgıları ile temas halinde olan kişilerin özel giysiler (maske, eldiven, özel tulum, özel ayakkabı v.s.) giymeleri ve bölgeye giriş-çıkışlarda dezenfeksiyon kurallarına uyulması gerekmektedir.
Kuş gribinin insanlar için riski genel olarak düşüktür çünkü kuş gribi özellikle kuşlarda hastalık yapmaktadır. Bununla birlikte enfekte hayvanlara veya enfekte hayvanların dışkı, burun salgıları vb. materyalleri ile kontamine olmuş yüzeylere temas sonucu ya da kontamine materyallerden havaya karışan virüslerin solunması ile kuş gribinin insanlara bulaşma ihtimali artmaktadır. Kuş gribi hastalığının hayvandan insana geçişi nadir olarak mümkünse de, insandan insana geçmediği bilinmektedir. Ancak genetik mutasyon geçirerek insanlar arasında salgın yapabilen bir virüs haline dönüşmesinden korkulmaktadır.
İnsanlarda görülen kuş gribi ateş, öksürük, boğaz ağrısı, kas ağrıları gibi tipik grip benzeri bulgulardan göz enfeksiyonları, zatürre, ciddi solunum yolu hastalıkları (akut solunum sıkıntısı gibi), ishal ve diğer ciddi hayatı tehdit eden komplikasyonlara kadar uzanan bir yelpazede değişebilmektedir.
Bir salgın oluşturması yönünde tahminlerin bulunduğu H5N1 isimli kuş gribi virüsüne karşı şu an için etkin bir aşı bulunmamaktadır. Virüsün, mutasyon geçirme yeteneğinin olması aşı hazırlanmasındaki tek engeldir.
Hastalıktan korunmak ve/veya tedavi amacıyla antiviral ilaçlar kullanılmaktadır.
Ülkemizin coğrafi özellikleri ve iklim yapısı , hastalığın saklayıcısı ve taşıyıcısı durumunda olan göçmen kuşlar için uygun bir yapı gösterdiğinden , her zaman için bir riskin mevcudiyeti söz konusudur.
Alıntı-İstanbul sağlık müdürlüğü
Tarih 05 Aralık 2007, 21:50. Yazan ugurlab.
Etiket:
aşı, grip, kalp, kriz
Araştırma kapsamındaki 11 bin 892 kişinin kalp krizinden, 23 bin kişinin de kronik kalp hastalıklarından öldüğü, kalp krizinden ölümlerin grip sezonunda üçte bir oranında, kronik kalp hastalığından ölüm riskinin de onda bir oranında arttığı saptandı. Araştırma ile gribin kalp krizlerinin önemli bir tetikleyicisi olduğu ortaya kondu. http://www.tgrthaber.com/news_view.aspx?guid={0965A81C-589D-4302-8133-50B666884322}
Grip aşısı olmayı unutmayınız...
Tarih 01 Ekim 2007, 17:40. Yazan ugurlab.
Etiket:
grip, kalp krizi
Tarih 25 Eylül 2007, 17:42. Yazan ugurlab.
Etiket:
aşı, grip, sprey
Yayın tarihi: 25 Eylül 2007, Salı
Web adresi: http://www.sabah.com.tr/2007/09/25/gny/haber,6AE50F6F3C0F48EDBD4E2B84A3A03B3C.html
Tüm hakları saklıdır.
Tarih 23 Eylül 2007, 12:45. Yazan ugurlab.
Etiket:
farkları, grip, soğuk algınlığı
Sonbaharda ilk vakaların görüldüğü grip sıklıkla soğuk algınlığıyla karıştırılıyor. Oysaki ikisi arasında çok önemli farklar var. İşte o farklar...
Ateş
Soğuk algınlığında nadir
Gripte yüksek ateş (39 derece ve üstü)
Baş ağrısı
Soğuk algınlığında nadir
Gripte sıklıkla
Kas eklem ağrısı
Soğuk algınlığında hafif
Gripte sıklıkla
Bitkinlik
Soğuk algınlığında yok
Gripte şiddetli, günlerce sürebilir
Yatak istirahati
Soğuk algınlığında gerekmez
Gripte gerekir
Burun akıntısı
Soğuk algınlığında Sıklıkla
Gripte hafif
Hapşırma
Soğuk algınlığında sıklıkla
Gripte de sıklıkla
Öksürük
Soğuk algınlığında hafif
Orta şiddette
Komplikasyonlar
Soğuk algınlığında kulak ağrısı
Sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit, zatürree, ölüm
Yazan:Banu Yeğin
Koç Allianz Sigorta A.Ş
Bancassurance Dept.
Not: Aklınızda kalsın diye
1)Gripte ateş olur soğuk algınlığında beklenen bir bulgu değildir. En önemli fark budur.
2)İkisinde de antibiyotik işe yaramaz. Çünkü etkenleri virüstür.
3)Semptomatik tedavi yeterlidir.
4) Ateş çıkar veya olan ateş 4-5 günden daha fazla devam ederse bir doktora başvurunuz...
Tarih 19 Eylül 2007, 20:39. Yazan ugurlab.
Etiket:
aşı, grip, kimler, ne zaman
Özellikle 3 yaş altı çocuklar, 65 yaş üstü yaşlılar, kışın hamile kalmayı düşünenler, bağışıklık sistemi çökmüş kişiler ile bazı hastalığı bulunanlara mutlaka aşı öneriliyor.
İSTANBUL - Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, sonbaharla birlikte kendini göstermeye başlayan gribin, sağlıklı, genç ve aktif kişilerde iş gücü, okula gidememe ve maddi kayıplara neden olduğunu, risk grubundakilerde ise zatürreye dönüşürek ölüme kadar varan sonuçlara yol açtığını kaydetti.
Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) özellikle risk gruplarına aşının yapılmasını önerdiğini vurgulayan Doç. Dr. Sönmezoğlu, “Bu gruba giren özellikle 3 yaş altı çocuklar, 65 yaş üstü yaşlılar, kışın hamile kalmayı düşünenler, bağışıklık sistemi çökmüş kişiler, kortizon alanlar, kalp ve akciğer hastalığı olanlar ve bakım evlerinde kalanlar ile sağlık çalışanlarına mutlaka aşı öneriyoruz” dedi.
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, grip aşısı olmak için en uygun ayların eylül ve ekim olduğunu belirtti.
http://www.ntvmsnbc.com/news/420377.asp