| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Google
7 "hastalık" etiketi kullanan gönderi "hastalık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Şarbon Hastalığı

Tarih 25 Ocak 2009, 21:43. Yazan ugurlab.  
Etiket: hastalık, şarbon



Şarbon bakterisi, spor oluşturabilen bir bakteridir. Bakterinin spor formları; ısı, soğuk, ultraviyole, kuruluk, yüksek ve düşük pH, kimyasal dezenfektanlara son derece dayanıklıdır. Sporların deriye bulaşması ile deri şarbonu, solunum yolu ile alınması ile akciğer şarbonu oluşur. Kontamine gıdaların alınımı ile sindirim sistemi şarbonu gelişir.


Biyolojik savaş amaçlı mektupla gönderilenler, bakterinin sporlarıdır. B.anthracis sporları; deri, solunum ve gastrointestinal yolla alınabilir. Sporlar, kısa sürede insanda canlı hale geçer, çoğalır ve toksin oluştururlar.
Hastalık insanlara hayvanlardan direkt veya indirekt yolla bulaşır. Bulaşma; endüstriyel, tarımsal veya laboratuvar kaynaklı olabilir. Endüstriyel kökenli şarbon, sporla kontamine kıl, yün, deri, post ve kemik gibi hayvansal maddelerin sanayide işlenmesi esnasında oluşur.
Tarımsal kökenli şarbon, infekte hayvanlarla direkt temas sonucu gelişir. Hayvancılıkla uğraşanlar, kasap ve veteriner hekimler, şarbon yönünden risk gruplarını oluşturmaktadır. İnfeksiyon sineklerle de mekanik olarak bulaşabilmektedir. İnsandan insana ve laboratuvarda bulaşma nadirdir.
Dikkatsizlik sonucu infeksiyon gelişebilir.

Şarbon hastalığı, her yaş ve cinste görülebilir. Tarım kesiminde çalışan orta yaş grubu, bu infeksiyona daha sık yakalanmaktadır. Doğa koşullarına çok dirençli olması, uzun süre canlı kalabilmesi, hava yoluyla kolayca bulaşabilmesi, hızla ve ölümcül akciğer şarbonuna neden olabilmesi dolayısıyla şarbon, NBC (Nükleer Biolojik Kimyasal) silahlar içinde sık kullanılan bir ajandır.
Hemen her ülkede düşük oranda rastlanılan şarbon vakalarının sayısında hızlı artış görülmesi veya akciğer, bağırsak şarbonu gibi çok nadir görülen şarbon vakalarının aniden artması, biyolojik saldırının ilk belirtisidir.
Akciğer şarbonu, mikrobun vücuda girmesinden 1-2 gün sonra ateş, öksürük, solunum sıkıntısıyla başlar ve bulgular hızla ilerleyerek 6-10 günde hastanın ölümüyle sonuçlanır. Erken teşhis edilebilirse akciğer şarbonu antibiyotiklerle tedavi edilebilir.
Tedavide penisilinler ve siprofloksasin grubu tercih edilir.

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Suyla Bulaşan Hastalıklar

Tarih 12 Mart 2008, 20:16. Yazan ugurlab.  
Etiket: bulaşma, hastalık, su

Eskişehir Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdürü Dr. Aslıhan Coşkun, artan hava sıcaklığının su ve besinlerle bulaşan hastalıkların artmasına yol açabileceğini söyledi.

 

  Coşkun, yaptığı açıklamada, hava sıcaklığının artması sebebiyle bazı mikrobik hastalıkların su ve besinlerde üremelerinin mümkün olabildiğini belirterek, "Yeterli önlem alınmadığında, tek bir kaynaktan çıkan çok sayıda etken sularda ve besin maddelerinde çoğalarak hastalıklara ve salgınlara sebep olmaktadır. İnsan gücü ve ekonomik kayıplara yol açan bu hastalıkların temelinde, olumsuz çevre koşulları ve kişilerin yetersiz temizlik alışkanlıkları bulunmaktadır. Su ve besinlerle bulaşan tüm hastalıklar, basit önlemle kontrol altına alınabilmektedir. Bu hastalıklarla etkin mücadelede; çevre koşullarının olumlu hale getirilmesi, yeterli ve sağlıklı içme suyu temini, gıda güvenliğinin sağlanması ve kişisel temizlik kurallarına uyulması gereklidir" dedi.

Aslıhan Coşkun, su ve besinlerle bulaşan hastalıklara karşı alınması gereken tedbirleri açıkladı. Aslıhan Coşkun, tuvaletten çıktıktan sonra, yiyecekleri hazırlamadan önce, yemek yemeden ya da çocukları beslemeden önce eller, parmak araları ve tırnak içlerinin bol su ve sabunla yıkanması gerektiğini söyledi.

Bu alışkanlığın çocuklarımıza erken yaşlarda kazandırılması gerektiğini anlatan Aslıhan Coşkun, şunları söyledi: "Daima temiz su içilmeli, kullanılmalı. Su temiz tutulmalı, güvenli bir şekilde saklanmalıdır. Temiz olduğundan emin olunmayan sular kaynatılarak ya da klorlanarak kullanılmalı. Tüm et, balık ve sebzeler tamamen pişirilmeli, yiyecekleri hazırlamaya ya da servis yapmaya başlamadan önce eller yıkanmalıdır. Tabak ve kaplar ile üzerinde sebze ve benzeri maddeler kesilen tahta ve mutfak tezgahı, su ve sabunla iyice yıkanmalı. Yemekler buzdolabında saklanmalı, en uygunu bir öğünde bitecek kadar hazırlanmalı. İnsan atıkları uygun şekilde uzaklaştırılmalı, kanalizasyon sistemi olmayan tuvaletler kullanılmamalı. Karasineklerle mücadele için evde çöpler kapalı kovalarda biriktirilmeli ve günlük olarak atılmalı. Çiğ yenen sebze ve meyveler bol suyla iyice yıkandıktan sonra yenmeli."

ALINTI-iha

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

hayvandan bulaşan hastalıklar ve korunma yöntemleri

Tarih 12 Mart 2008, 19:14. Yazan ugurlab.  
Etiket: hastalık, hayvan, korunma

Zoonoz Hastalık ne demektir?
Zoonoz hastalıklar; insanlar ve hayvanların birbirine bulaştırabildikleri ve her iki gruba dahil bireylerde ortak olarak şekillenen hastalıklar diye tanımlanabilir.

Dünya sağlık örgütü; zoonoz hastalıkları, doğal koşullarda insanların ve hayvanların birbirine bulaşan hastalığı olarak tanımlamaktadır.

Ancak bu tanımlamadaki doğal koşullar kavramının aksine bazı hastalıkların bulaşabilmesi için bir takım özel şartların oluşması gerekmektedir ki bu da önemli bir konudur. Örneğin kuduzun bulaşabilmesi için mutlaka ısırık, tırmalama vb. nedenlerle oluşan açık bir yara olmalıdır. Aynı durum Brucella enfeksiyonlarında da söz konusudur. Bulaşma yollarından biri olan deri yolu ile bulaşma ancak deri üzerinde çizik, çatlak gibi açık bir yaranın varlığında mümkündür.

Zoonoz hastalığın tanımından da anlaşıldığı gibi tek taraflı bir bulaşma değil, her iki grubunda birbirine hastalık bulaştırması söz konusudur. Bulaşmanın kaynağına göre zoonoz hastalıklar iki gruba ayrılır.

Zooantroponozlar; hayvanlar ve hayvansal ürünler aracılığı ile insanlara bulaşan hastalıklar.

Antropozoonozlar;insanlardan hayvanlara bulaşabilen hastalıklar.

Bu pratikte kullanılmayan bir gruplandırmadır ve beşeri veya veteriner hekimlikte genel olarak zoonoz hastalıklar olarak değerlendirilir.

İnsanlardan hayvanlara geçen hastalıklara sistiserkozları (cysticercosis) örnek olarak gösterebiliriz. Ülkemizde de sık görülen ve konakçılar aracılığı ile dolaylı yolla kedi ve köpeklerde görülebilen bu parazitin, ergin şekli olan tenialar (T.Solium) insanların ince bağırsağında yaşar ve enfekte gıdaların yenmesi ile sığırlara (T.Saginata) geçer. Kedi ve köpeklere bulaşma, çiğ etlerin veya enfekte iç organların yedirilmesi sonucu olabildiği gibi doğrudan insan atıkları ile enfekte olmuş gıdaların yenmesiyle de oluşabilir.

Tüm pet sahiplerinin ortak endişesi olan konu zooantroponoz karekterli hastalıklardır. Birlikte yaşadığı petlerin kendileri için oluşturabileceği riskleri bilmek her zaman insanların ilgisini çeken önemli bir konu olmuştur. Ayrıca zoonoz karakterli hastalıklardan bazıları petlerde tedavisi olmayan, sadece koruyucu aşılamalar ile önlenebilen hastalıklardır ve insanlar içinde ciddi tehlike yaratabilmektedir. Bu gün tüm dünyada hem insan hemde hayvan sağlığı için büyük önem taşıyan kuduz buna en iyi örnektir.

Zoonoz hastalıklar hangi yollarla insanlara bulaşabilir ?

Zoonoz hastalıkların bulaşması hastalığın etkenine bağlı olarak farklı yollarla olmaktadır. Ancak genel olarak bulaşma temas, solunum veya oral yol ile olmaktadır. Tüm bulaşma yollarında asıl olan ortak nokta etkenin taşınmasıdır. Kedi veya köpeklerin vücut atıkları (dışkı, idrar, salya, burun akıntısı) etkenlerin taşınmasında önemli bir yoldur. Bu atıklarla temas veya atıklarla bulaşık enfekte gıdaların alınması sonucu insanlara geçebileceği gibi ısırma ve tırmalama sonucu kan yolu ile de bulaşma olabilir.
Direk bulaşmanın yanında kedi ve köpeklerdeki etkenlerin ara konakçılar vasıtası ile insanlara indirek yolla bulaşabilmesi de mümkündür. Son yıllarda ülkemizde de sık rastlanılan ve köpeklerde ağrılı eklem hastalıkları ile karekterize Lyme hastalığını buna örnek olarak verebiliriz. Hastalığın etkeni keneler aracılığı ile köpekden köpeğe taşınabildiği gibi keneler vasıtası ile insanlara da bulaşabilmektedir.

Zoonoz hastalılar nelerdir?

Kedi ve köpek gibi petlerden kaynaklanan zoonoz hastalıklar yanında tavuk, kuş vb. kanatlı hayvanlar, koyun, sığır vb. evcil memeliler, maymun, fare vb. yabani memeliler ve tavşanlar gibi pek çok hayvan türüne ait zoonoz hastalık, insanlara bulaşarak ciddi sorunlara neden olabilir. Kedi ve köpeklerde dahil olmak üzere tüm hayvan türlerinde görülebilen ve insanlara da bulaşabilen bu zoonozlar, bakteriyel, paraziter, viral ve mantar kaynaklı olabilmektedir. Ayrıca bulaşması sadece kene pire gibi arthropodlar aracılığı ile olabilen bazı zoonoz hastalıklar arthropadal kökenli zoonozlar olarak tanımlanmaktadırlar. Bu etkenler (bakteri, virus, mantar ve parazitler) kedi ve köpeklerde değişik şekillerde hastalığa neden olurlar ve farklı yollarla insanlara bulaşabilirler.
Kedi ve köpeklerde sık karşılaşılan ve önem taşıyan zoonoz karakterli hastalıklardan bazıları şunlardır;
Salmonellosis, Brucellosis, Camphylobacteriosis, Leptospirosis, Kuduz, Cat Scratc disease, Lyme disease, Veba, Tularemi, Sporotrichosis, Dermatophytosis, Toxacara canis, Echinococcosis, Droflariasis, Cysticercosis, Toxoplasmosis.

Zoonoz hastalıklardan nasıl korunabiliriz ?

Korunma için her şeyden önce etkenin veya hastalık kaynağının bilinmesi gerekir. Bunun dışında önemli olan diğer bir konuda bulaşma yollarının bilinmesidir.

Zoonoz hastalıkların gerek petler arasında yayılmasını, gerekse insanlara bulaşmasını önlemek için koruyucu olarak yapılan aşı, ilaçlama, iç ve dış parazitler ile mücadeleye önem vermek gereklidir.

Kuduz gibi tedavisi olmayan bazı zoonoz hastalıkların varlığı koruyucu hekimliği ön plana çıkarmaktadır. Bu amaçla spesifik hastalıklara karşı geliştirilen aşı uygulamaları halen tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en etkin yöntem olarak kullanılmaktadır. Bu aşılara örnek olarak kuduz, lyme ve Leptospiro aşıları örnek olarak verilebilir.

Ayrıca petlerde oldukça sık görülen ve insanlarda hydatik kist oluşumuna neden olan Eccinococcuslar ile mücadele de, oral yolla düzenli olarak yapılan paraziter uygulamalar ile yapılabilir.

Zoonoz hastalıkları önlemek için yapılan bazı çalışmalar

Uzun yıllar boyunca zoonoz hastalıkların önlenmesi için gereken çalışmalara önem verilmemiş olmasına karşın özellikle son dönemlerde yapılan çalışmalar zoonozlara karşı alınan önlemleri ve korunma çalışmalarını artırmıştır.

Ülkemizde 1991 yılında kurulan Türkiye Milli Zoonozlar Komitesi faal olarak çalışmalarına 1998 yılında başlamış ve UNESCO ile ortak çalışmalar yaparak halk sağlığı eğitim komiteleri tarafından toplantılar düzenlenerek bilgilendirme çalışmalarına başlanmıştır. Ayrıca Sağlık Bakanlığı Veteriner Halk Sağlığı Daire başkanlığı tarafından düzenlenenkuduz hastalığı mücadele programı ile zoonoz hastalıklar ve bunlardan korunma çalışmaları artırılmıştır.

Kaynak : Bu makale PURINA PetCare Centerdaki PURINA Labratuvarlarında yapılan araştırmalar sonucunda hazırlanmıştır.


TutanQamon

21-05-2007, 02:07

Paylaşım için tşk.


HayvaN_SeveR

10-06-2007, 03:08

paylaşım için tşkler...


ulass1905

14-10-2007, 04:11

tesekkurler....


E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

2 yorum.

Hamile kalmadan önce test yaptırın

Tarih 16 Aralık 2007, 08:57. Yazan ugurlab.  
Etiket: gebelik, genetik, hastalık, test

Resmi verilere göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 150 bin bebek engelli olarak doğuyor.
Bunu önlemek için sadece hamilelik sırasında yapılan testler tek başına yeterli değil...
Hamilelik öncesi de bir takım testlerin yapılması gerekiyor.

Basit bir genetik taramayla bebek ölümcül hastalıklardan korunabiliyor...
Uzmanlar özellikle; genetik hastalığı olanların hamile kalmadan önce mutlaka genetik uzmanına danışmaları gerektiğini vurguluyor.

Günümüzde pek çok kromozom bozukluğu ve genetik hastalık artık hamilelik sırasında hatta hamilelik öncesi embriyoda yani döllenmiş yumurtada yapılan genetik taramalarla önlenebiliyor.

Bir bebeğin engelli ya da çaresiz bir hastalığa yakalanmış durumda dünyaya gelmemesi için yapılması gerekenler arasında, testlerin yanı sıra annenin yaşam tarzı ve beslenme şekli de çok büyük önem taşıyor...

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

MS'e 'kırmızı ışık' yandı durdurulabiliyor

Tarih 29 Eylül 2007, 00:05. Yazan ugurlab.  
Etiket: başarı, gelişmeler, hastalık, ms, tedavi, tetikleyen gıda

Modern çağın hastalıklarından kabul edilen MS, kadınlarda iki kat arttı ama sevindirici haber Amerika'dan geldi! Prof. Stuart Cook açıkladı: Yeni ilaçlarla MS durdurulabilecek!..
Türkiye'de de 30 bin kişiyi etkileyen; genetik geçişli kompleks bir hastalık olmasına karşın çevresel faktörlerle de bir araya gelince tetiklenen Multipl Skleroz (MS) hastalığı, kadınlarda tam iki kat arttı! Serono Sempozya Vakfı'nın düzenlediği 'Genetik ve MS' konulu sempozyuma katılan dünyaca ünlü MS otoritelerinden New Jersey Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Stuart Cook, MS'le ilgili gelişmeleri açıkladı, bir de müjde verdi.

İLERLEMESİ DURUYOR

* MS'te nasıl gelişmeler oldu? Son 15 yılda çok hızlı gelişmeler oldu. 20 yıl önce bu hastalar için hiçbir şey yapamıyorduk ama bugün 6 tane onaylı MS ilacı var. Önümüzdeki 5-6 yıl içinde 4-5 yeni MS ilacı daha geliyor. Belki hiçbiri hastalığı tamamen ortadan kaldıramıyor ama hastalığı kontrol altına alabiliyor ve ilerlemesini durdurabiliyor. Atakların sıklığında azalma, özürlülüğün ilerlemesini engelleme, beyni daha ileri hasarlardan korumaya yönelik tedaviler var.

* MS'le ilgili en önemli gelişme nedir peki? Bazı MS'lerin çok erken dönemde çok aktif olduğunu görüyoruz. Hastayı hemen tedaviye alabilirsek hastalığı durdurabiliyoruz. 20 yıl öncesinin hastalarına göre bugünkü hastalar çok daha şanslı. Şu anda en az 2-4 geni belirledik. MS, göz rengi gibi sadece 1 gen üzerinden geçmiyor, diyabet, romatoid artrit gibi birçok genden sorumlu. Bunlar kompleks geçişli genetik hastalıklar.

BAŞARI YÜKSELİYOR

* Tedavinin başarı şansı artacak mı? Hastaların yüzde 80'ine, zamanında gelirlerse tanı koyabiliyoruz. Yüzde 20-25'inde çok erken dönemde kesin tanı konamayabiliyor. MS hastalarının uzun süre takip edilmesi gerekiyor. Hastaların yüzde 50'si mevcut medikal tedavilere olumlu cevap veriyor ve hastalık kontrol altında tutulabiliyor, yüzde 30'u daha agresif tedavilere ihtiyaç duyuyor. Yüzde 10'u için kemik iliği transplantasyonu son çare olarak gerekebiliyor.

* MS modern çağın hastalıklarından biri mi? Son 20 yıldır MS; erkeklerde daha az görülürken kadınlarda 2 kat daha fazla görülüyor. Günümüzde kadınlar daha çok endüstrinin, sosyal hayatın içinde. Sigara kullanımı giderek fazlalaşıyor. Bu da kadınların yoğun olarak etkilenmesine yol açıyor.

* MS'i tetikleyen gıdalar var mı? Margarin, tütün, işlenmiş et ve et ürünleri, hazır meyve suları, reçel, kola gibi yiyeceklerdeki renk verici maddeler MS'i tetikler. Yoğun stresin yaşandığı büyükşehirlerde uzak durulması gereken diğer faktörler ise çok sıcak ortam, güçlü ultraviyole ışınları, D vitamini eksikliği ve psikolojik durumdur.

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

Ramazan'da beslenmeye dikkat

Tarih 12 Eylül 2007, 09:12. Yazan ugurlab.  
Etiket: beslenme, dikkat, hastalık, ramazan, uzman, öğüt

Ramazan ayı yaklaşırken uzmanlar, yaşlı ve hamilelerin yanı sıra kalp ve tansiyon gibi kronik hastalığı bulunanların oruç tutmasının sakıncalı olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlar, oruç tutanlar için de ay boyunca ağır yiyecekler tüketmemeleri, bol sıvı almaları ve ağır sporlar yapmamaları önerisinde bulunuyor. 

Ramazan geliyor, uzmanlar; Ramazan'da beslenme ve egzersiz konusunda dikkat edilmesi gereken kurallar bulunduğunu söylüyor. İftarda özellikle, iftariye adı altında yenen şarküteri ağırlıklı besinlerden az tüketin. Hamur işi yiyecekler ve pideyi asgari miktarda yiyin. Yemeği yavaş yiyin, iyi çiğneyin. İftar ve sahur arasında sıvı tüketimine ağırlık verin. İftar yemeğini fazla kaçıranlar rahatlamak için soda gibi gazlı içecekleri ellerinden bırakamıyor. Sodayı fazla kaçırmayın, su ve ayran tüketin. Hazır meyve sularını az tüketin" uyarılarında bulunuyor... "Ramazan ayında en fazla yapılan hatalar arasında tok karnına ağır sporyapmak geliyor" diyen Uzmanlar; halı sahada top oynamak, koşmak, spor salonuna gitmek yerine, iftardan birkaç saat sonra ritmik yürüyüş yapmanın daha sağlıklı olduğunu vurguluyor...Ramazan'da iftar vesahur dışında 2 ara öğünle toplam 4 öğün beslenilmesine özen gösterilmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, Su, zeytin, peynir veya hurma gibi yiyeceklerden birer parçayla oruç açıldıktan sonra yemeğe çorbayla devam edilmesi gerektiğini belirtiyor ve daha sonra ağır olmayan sebze, ızgara ve salata gibi yiyecekler tüketilmesine özen gösterilmesini tavsiye ediyor...Uzmanlar; ağır olmamak koşuluyla sütlü tatlı veya meyvenin ara öğün olarak tercih edilebileceğini söyleyerek, "Sahurda ise susamaya neden olmayacak hafif, bol lifli, kızartma ve kavurma gibi yağlı yiyeceklerin olmadığı kahvaltıya dayalı besinler tüketilmeli" diyor...

http://www.tgrthaber.com/news_view.aspx?guid=d1375129-9476-41c8-aeb7-37b1c0b9ca13

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.

TÜRKLERE ÖZGÜ HASTALIKLAR

Tarih 03 Eylül 2007, 21:53. Yazan ugurlab.  
Etiket: hastalık, türkler, özgü

01-Kardan adama tekme atma veya bozmaya çalışma hastalığı,

02-Yeni atılmış bir betona basma ve isim yazma hastalığı,

03-Gazete ve dergilerdeki resimlere sakal, bıyık ve g özlük yapma hastalığı,

04-En iyi arabayı ben kullanıyorum zannetme hastalığı,

05-Kar topunun içine buz koyma hastalığı,

06-Cep telefonu kullanımının yasak olduğu ortamlarda ille de görüşme yapma hastalığı,

07-Belediyenin duraklara koyduğu saatlerin yelkovan ve akrebini sökme hastalığı,

08-Kumsalda Deve güresi yapma hastalığı,

09-Şahin marka arabayı, Doğan görünümlü yapma hastalığı,

10-Ağaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim bas harfi kazıma hastalığı,


11-Derslerini çalışıp sınıfını geçenleri inek sanma hastalığı,

12-Mesleğimizdeki unvanımızı İngilizce olarak söyleme hastalığı,


13-Tiki olan insanların tikleri ile uğraşma hastalığı,

14-İskambil kağıtlarından kule yapan birinin kulesini bozmaya çalışma hastalığı,

15-Cep telefonu ile bağıra bağıra konuşma hastalığı,


16-Reklam için duvarlara veya panolara yapıştırılan afişleri yırtma hastalığı,

17-Tuvalet duvarlarını defter sanma hastalığı


1tobüs duraklarına "Ateşli sevişirim beni ara" yazma hastalığı,

19-Trafikte bizi geçen bir Arabayı mutlaka yakalayıp onu geçmeyi ilke sayma hastalığı,

20-Sinyal verir vermez şerit değiştirip, kazaya sebebiyet verdiğimizde sinyal verdik görmüyon mu deme hastalığı,

21-Ara yollardan ana yola çıkacak araca yol vermeme hastalığı,

22-Ünlü birini gördüğümüzde ona el sallama hastalığı,

23-Ünlü birini gördüğümüzde onunla fotoğraf çektirip çok samimiyiz havası verme hastalığı,

24-Yasamadığımız bir şeyi yasamış gibi anlatıp ona kendimizi inandırma hastalığı,

25-Otobüs durağa yanaştığında ille de ön kapıdan inmeye çalışma hastalığı,

26-Otobüs koltuklarını yırtma ve üzerlerine acayip acayip yazılar yazma hastalığı,


27-Minibüs şoförüyseniz beğenmeseniz bile mutlaka kral FM dinleme hastalığı,

28-Trafikte kırmızı ışıkta dururken, yeşil ışık yanar yanmaz kornaya basma hastalığı,

29-Trafikte kırmızı ışıkta dururken burun karıştırma hastalığı,

30-Kimsenin herhangi bir konu hakkında bilgisi olmadığını anladığımız anda o konu hakkında atıp tutma hastalığı,

31-Elektrik,su,doğalgaz,vergi,trafik cezası vb.. faturaları son gününde ödeme hastalığı,

32-Kar yağdığında eve bolca ekmek alma hastalığı,

33-Grup halinde bir meydana konan güvercinlerin üzerine koşup onları kaçırmaya çalışma hastalığı,

34-Evli olanların bekarlara sakin ha evlenme demesi hastalığı,

35-Ayni filme giden insanların filmden çıktıktan sonra filmi birbirlerine anlatmaları hastalığı,

36-18 yaşına geldiği gün bara gitme hastalığı,

37-Eline silah geçen birinin hemen o silahla saka yapma ihtiyacı duyması hastalığı,


38-Arabayla yolda giderken tanıdık birini görünce arabayı sakadan onun üzerine doğru sürme hastalığı,

39-Takım elbise giyince elini cebe sokma hastalığı,


40-Tuttuğu takım galip gelince havaya silah sıkma hastalığı,

41-Meslek arkadaşlarına mesleki sakalar yapma hastalığı

E-MAIL THIS LINK
Enter recipient''s e-mail:

0 yorum.